• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Gelişmekte olan ülke cazibesi

CAHİT SÖNMEZ

Gelişmekte olan ülke cazibesi

cahit.sonmez@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 08 Ekim 2009
Son günlerde bir gelişmekte olan ülke övgüsüdür gidiyor. Hem gelişmiş ülkeler hem de uluslararası organizasyonlar, gelişmekte olan ülkelerin hızlı toparladığını hatta yıldızlarının parladığını ileri sürüyorlar. Tabi, durum böyle olunca küresel likidite de gelişmekte olan piyasaların yolunu tutuyor. Bir taraftan tahvil bono faiz oranları geriliyor diğer taraftan hisse senetleri roket gibi uçuyor.
IMF'nin kriz sonrası süreçte gelişmekte olan ülkelere bakış açısına değinerek başlayalım...
* IMF'ye göre, gelişmekte olan piyasalardaki "fiyat volatilite riski" geriledi. Doğru... Çünkü, menkul kıymet fiyatları sürekli yukarı yönlü hareket ediyor. Bu yüzden balon gibi şişiyor tahvil, bono ve hisse senetleri.
* Batı Avrupa coğrafyasındaki gelişmekte olan ülkelerin mali sektörlerindeki risk algılamaları pozitife dönse de "bazı hassasiyetler" varlığını koruyor.
* Asya ve Latin Amerika'da bulunan gelişmekte olan ülkelerin durumu daha iyi. Bu ülkeler, öncü konumda bulunan temel piyasaların istikrara kovuşmasından yararlanıyorlar. Aynı zamanda, sermaye girişlerinin yeniden canlanması da hızlı toparlanmada etkili oluyor.
* Başta Avrupa olmak üzere tüm gelişmekte olan ülke firmalarının borç çevirme riski var.
Her şeye rağmen gelinen noktadan memnun görünüyor İMF.

OLUMLU VERİLER
Veriler de gelişmekte olan ülkelerin bir adım önde olduğunu ve hızlı çıkış yaşadıklarını teyit ediyor...
* Endüstriyel üretim seviyesi son verilere göre ABD'de yüzde 10.7, Euro Bölgesi'nde yüzde 15.9 ve Japonya'da yüzde 18.7 geriledi. Diğer gelişmekte olan ülkelerde de endüstriyel üretimde ortalama yüzde 9'lar civarında düşüş söz konusu. Buna karşın, Çin'de yüzde 12.3, Hindistan'da yüzde 7 ve Singapur'da yüzde 12 yükseldi endüstriyel üretim.
* İstihdamı geçelim. Çünkü, işsizlikte durum pek farklı ve parlak görünmüyor ne yazık ki.
* Çin bu yılı yüzde 8, Hindistan ise yüzde 5.5 büyüme ile kapatacak. Diğer gelişmekte olan ülkelerin ortalaması ise yüzde 3 küçülmeyi aşmıyor. ABD 2009 yılında yüzde 2.6, Euro Bölgesi yüzde 3.9 ve Japonya yüzde 5.5 negatif büyüme ile noktalayacak bu yılı. 2010 yılı büyüme rakamlarındaki öngörüler yine gelişmekte olan ülkeler lehine. Tahminlere göre, ABD, Euro Bölgesi ve Japonya sırasıyla yüzde 2.5, 1.2 ve 1.4 büyüyecekken, gelişmekte olan ülkelerin gelecek yıldaki büyüme oranları yüzde 3-4'leri bulacak.
* Bütçe açıklarında da gelişmiş ülkeler fark atıyorlar. ABD'nin bütçe açığı 1.2 trilyon dolara ulaştı ve hız kesmeden yükseliyor. Aynı şekilde Euro Bölgesi'nde bütçe açığının gayrisafi yurtiçi hasılaya oranı yüzde 6.5'e çıktı. Bu oranın ortalaması gelişmekte olan ülkelerde 4-5 bandında seyrediyor.

EMI ENDEKSİ
HSBC Bankası "Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi-Emerging Market Index (EMI)" hazırlamaya başladı. Tanıtımla beraber ilk rakamları da medyaya açıkladılar. Sonuçlar gerçekten ilginç... Yükselen piyasalardaki 5 bin yöneticinin eğilimi çerçevesinde hesaplanan endeksin 50'nin üzerinde olması üretimdeki genişlemeyi, altında olması ise üretimdeki daralmayı gösteriyor. Endeks ikinci çeyrekte 50.7 olarak hesaplanmış. Üçüncü çeyrekte 55.3 çıktığı tespit edilmiş. Yani, gelişmekte olan ülkelerin üretim hacmi son bir yılın en üst düzeyine ulaşmış.
Özetle, durum gelişmekte olan ülkelerde fena görünmüyor. Gelişmiş ülkeler faizleri düşürdükçe, borçlanan yatırımcılar paraları gelişmekte olan piyasalara getiriyorlar. Böylece, düzelme süreci de hız kazanıyor. Tıpkı kriz öncesinde olduğu gibi, doping yapılıyor. Her doping piyasaların şişmesine neden oluyor açıkçası.
Yakında, gelişmiş ülkeler "Neden biz de gelişmekte olan ülke deyiz ki" derlerse şaşırmayın.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.