• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Biz halen piyasaları konuşuyoruz

CAHİT SÖNMEZ

Biz halen piyasaları konuşuyoruz

cahit.sonmez@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 03 Mart 2010
Krizden en ağır yarayı alan ülkelerin başında geliyoruz. İşsizlik ve küçülmede ilk 5 ülke içindeyiz. Biz halen İMKB'nin yüzde şu kadar değer kaybettiğinden, yabancı yatırımcıların başka piyasalara kaçacağından bahsediyoruz. Yazım için hazırlık yaparken, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından işsizlik rakamlarının açıklandığını gördüm. Ve rakamlara göz atarken içimden yazımın ilk cümlesini geçirdim.
Gerçekten, işsizlik almış başını gidiyor, 2008 son çeyreği dahil 4 çeyrek üst üste küçülmüşüz, üstelik bir çeyrekteki küçülme 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana en büyük küçülme. Biz İMKB 100 Endeksi'nin yüzde 10 gerilemesini ekonomi gündeminin birinci sırasında tutuyoruz. Üstelik, yabancı yatırım bankalarının uzmanlarının ve içerideki bazı uzmanların aba altından sopa gösterircesine yaptıkları açıklamalara itibar ederek...
Hatırlayacağınız gibi, geçen hafta siyaset gerilmişti. Ankara toz duman oldu... Herkes ne olup bittiğini anlamaya çalışıyor. Bu arada, doğal olarak İMKB siyasi gerginlikten etkilendi ve endeks 54 binlerden 48 binlere kadar geriledi. Yabancı yatırımcılar hisse senedi satışı yapıp karşılığı olan TL ile dolar ya da euro aldıkları için kurlar zıpladı. Dolar birkaç gün içinde 1.55'leri gördü. Böylece, ağızları açıp atış yapmak için uygun bir zemin oluştu...

SESSİZ OLUN
Küresel krizde uçurumun kenarından alınmış, hatta kamulaştırılmış ABD yatırım bankaları bile siyasi gerginliğin taraflarını suçlarcasına "Bir daha yaramazlık yapmayın" bakın yoksa borsanız böyle olur, biz de yabancı yatırımcılarımızı alır, Güney Afrika veya Uzakdoğu Asya ülkelerine götürürüz demeye başladılar.
Bu dolduruşa herkes katıldı. Fırçanın bini bir para... Hani, hastanelerde hemşire resimleri olur ya... İşaret parmağı ile sus der... İşte onun gibi. Aman susun borsadakiler rahatsız olur. O güzel karları yapamazlar sonra.
1992 yılında Tansu Hanım daha önce temel çerçevesini hazırladığımız "Finans reformu" için bizi Türkiye'ye davet etti. Bir çok yeni yatırım araçlarının işlerlik kazanmasına, şirketlerin halka açılmalarının sağlanmasına ve piyasaların etkin çalışmasına yönelik hukuki altyapılar ve diğer çalışmalar o zaman bizler tarafından yapılmıştı. Amaç şirketlerin sermaye piyasaları yoluyla finansman yaratmaları ve sermayenin tabana yayılması idi.
Sonuçta, ekonominin temel aktörleri olan reel sektör şirketlerinin etkin iktisadi faaliyet yapmaları sağlanacaktı. Bu yüzden "arz ve talep mekanizmasına" göre fiyatların oluşacağı sağlıklı çalışan piyasalara yani borsalara ihtiyaç vardı. Günümüzde borsalarının böyle bir misyon yerine getirdiğini söyleyemeyiz ne yazık ki...

YATAY SEYİR
Yazımı kaleme aldığım şu sıralarda İMKB 100 Endeksi 51 bin 300'lerde seyrediyor. Dolar ise 1.54 TL seviyesinde. Yani piyasaların tansiyonu düşüyor diyebiliriz. Tekrar etmek istiyorum. Piyasalarda aşırı likidite kaldığı, ABD ve AB ülkeleri tam olarak toparlanamadığı sürece ne borsaya ne de kurlara bir şey olur. Çok büyük sorun olmadığı sürece kurlar yatay seyrini korur. Çünkü, doların sahibi olan ABD sürekli açıklıyor. Toparlanma yavaş oluyor. Bu yüzden faizleri "ultra düşük" seviyede tutmaya devam edeceğim diyor.
Borsa ile ilgili bir gerçeğin altını çizerek yazımı sonlandırayım... Aslında, borsa inişe geçtiğinde nasıl panikliyor ve sorguluyorsak, yükselirken de sorgulamamız gerekiyor. Zira, sebepsiz yere yükseliyorsa bir şekilde de geri inecek demektir. Basit bir fizik kuralı... Neyse, bu iniş çıkışlar iyidir para sihirbazları için... Fazla kurcalamayalım...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.