• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Beklentiler iyimserleşiyor

CAHİT SÖNMEZ

Beklentiler iyimserleşiyor

cahit.sonmez@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 23 Şubat 2010
Krizden çıkış sürecinin tahminlerden hızlı olması ekonomi aktörlerinin beklentilerini de olumlu etkiliyor. Aslında ilginç bir süreç yaşıyoruz da diyebiliriz. İlk evrede krizin şiddetinden kaynaklanan bir karamsarlık çökmüştü hepimizin üzerine. Öylesine bir etki yaptı ki, kapitalizmin büyüsüne kapılıp o güne kadar görmezlikten geldiğimiz "vahşi yüzünü" nihayet görmeye ve ekonomik sistemi sorgulamaya başladık. Diğer bir deyişle, şapkaları önümüze koyup, küreselleşme sürecinin ne denli baş döndürücü olduğunu, ekonomilerin ve piyasaların yeniden yapılandırılması gerektiğini tartıştık.

NEREDE KALMIŞTIK?
Ülkeler bireysel ve kolektif önlemler ile krizden çıkmanın yollarını aradılar. Krizin kabul edilmesi, olağanüstü önlemlerin devreye girmesi ve toparlanmanın kendini hissettirmesi sadece 4-5 ay gibi bir süre aldı. Tabi, böyle olunca ülkeler bir anda kabustan uyanmış gibi hissettiler kendilerini. Bu yüzden, şimdilerde her şey kaldığı yerden devam ettirilmeye çalışılıyor.
Türkiye'de de benzer süreci yaşadık. Bazı makro ekonomik parametrelerin olumlu gelmesi, beklentilerin olumluya dönmesinde yeterli oldu. Merkez Bankası "Beklenti Anketi" bu hafta başında yayımlandı. Ekonomiye yön veren aktörlerin ileriye yönelik beklentilerinden derlenen ankete göre piyasalar iyimserleşiyor.
Büyük ekonomik aktörler Merkez Bankası gösterge faiz oranlarının yüzde 6.50'de demir atacağını düşünüyor. Zaten Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz da her açıklamasında bunu dile getiriyor, "Enflasyon cephesinden bir baskı oluşmadığı sürece faizlere dokunmayacağız" diyor.
Anket katılımcıları, gösterge faiz oranları gibi tahvil ve bono faiz oranlarının da düşük seviyelerini koruyacağına inanıyorlar. 6 aylık Hazine bonolarının 24 ay sonra yüzde 9.17 seviyelerinde olacağını tahmin ediyorlar. Aslında bu konudaki beklentileri kısa süre önce yüzde 8.83 idi.
Kurların da yıl sonuna kadar sakin bir seyir izleyeceğini düşünüyor aktörler. Yıl sonu dolar kuru beklentileri 1.5142. Son bir yıl içinde bu konudaki en olumlu beklenti 1.4646 ile geçen yılın ortalarında olmuş. Ekonomi aktörleri 2010 yılı büyüme oranının yüzde 3.9 olmasını öngörüyorlar. Yani hükümetten daha iyimserler.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
Olumlu beklentilerin yanı sıra 2 göstergenin bozulacağı tahmini de yer alıyor ankette. Birincisi tüketici fiyatları. Katılımcılar arasında, TÜFE'nin bu yılı yüzde 7.55 ile kapatacağı görüşü hakim. Vergilerde yapılan düzeltmeler ve işlenmemiş gıda fiyatlarındaki sıçrama önümüzdeki birkaç ayın enflasyon rakamını yükseltecek. Sonrasında Merkez Bankası'nın beklentilerine uygun patika üzerinde makul seviyelerine inecek. İkincisi ise, cari açık oranı. Yıl sonu itibarile ekonominin büyük aktörleri, cari açığın 23 milyar doların biraz üzerine ulaşacağı öngörüsünde bulunuyor. Dış talepte her ne kadar belirsizlik olsa da, kısmi yükselme devam ediyor. Bu bağlamda, dış ticaret açığının yükselmesine bağlı olarak cari açık da artıyor.
Ardı ardına açıklanan verilerin yükselmesinin ya da düşmesinin ne anlama geldiğini ve nedenlerini iyi okumak gerekiyor. Çünkü, nedenler parametrenin seviyesinin sürdürülebilirliğini ortaya koyuyor. Bir de baz etkisini unutmayalım. Örneğin, yine bu hafta açıklanan "Kapasite kullanım oranlarının" toplu sonuçlarına göre imalat sanayiinde kapasite kullanımlarının yükseldiğini gözlemliyoruz. İmalat sanayi kapasite kullanım oranları geçen yılın aynı ayına göre 7.5 puan yükseldi. Önemli bir artış gibi görünüyor. Ama, geçen yılın aynı ayında oran sadece yüzde 60.3 idi. Yani büyük oranda atıl kapasite söz konusuydu.
Umarız üretimdeki artış sürdürülebilir. Aksi takdirde işsizler ordusuna katılım devam edecek.


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.