• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Merkez Bankası’ndan beklenen karar

CAHİT SÖNMEZ

Merkez Bankası'ndan beklenen karar

cahit.sonmez@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 18 Şubat 2010
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu aylık düzenli toplantısının sonunda "gösterge faiz oranlarını" aynı seviyede tutma kararı aldı. Kısa vadeli ya da politika faiz oranı olarak da tanımladığımız gösterge faizler, küresel kriz sürecinde yaklaşık 1025 baz puan aşağı çekildikten sonra yüzde 6.50 seviyesine demir atmıştı. Merkez'in Şubat ayı kararı da yüzde 6.50'de kalması yönünde oldu.
Kararın ardındaki gerekçelere değinmeden önce ne anlama geldiğine kısaca bir göz atalım...
Gösterge faiz oranlarının yükseltilmemesi, yani düşük seviyelerinin korunması Merkez Bankası'nın "para politikalarını sıkılaştırmayacağını", diğer bir deyişle gevşek para politikasına devam edeceğini gösteriyor. Zaten enflasyon izin verdiği sürece büyümeye odaklı para politikası uygulaması da gerekiyor. Bu bağlamda Merkez Bankası, gösterge faizleri düşük seviyelerde tutarak "paranın maliyetini" indirmiş oluyor. Böylece, kredi mekanizmasının sağlıklı çalışmasını destekliyor, bankaları kredi plasmanına teşvik ediyor. Geçen yazımda bankaların para politikasına verdiği tepkileri dile getirmiştim. Hacim olarak baktığımızda verilen ticari ve tüketici kredilerinde artış gözlemliyoruz. Özetle, Merkez Bankası yavaş ve gecikmeli de olsa, para politikalarında izlediği patikada yol alabiliyor diyebiliriz.

NEDEN DÜŞÜK FAİZ?
Gelelim faiz kararının altında yatan gerekçelere...
* Merkez Bankası iktisadi faaliyetlerin ılımlı toparlanma sürecine devam ettiğine inanıyor. Sanayi üretim endeksi ve kapasite kullanım oranları gibi temel göstergeler gerçekten Merkez Bankası'nın bu tanısını doğruluyor.
* İç talebin kademeli bir artış göstermesine karşın, dış talebe ilişkin belirsizlikler sürüyor. Bu durumda büyümenin dinamosu iç talep olacak. En büyük dış ticaret partnerimiz olan Avrupa ülkeleri ciddi kamu açığı sıkıntısı yaşıyor. Dış talebi canlandırmak için ise tek yol, kısa vadede yeni pazarların yaratılması.
* Merkez Bankası istihdam sorunundan kaygı duyduğunu, bu yüzden ekonomide kaynak kullanımının bir süre daha düşük seviyelerde kalacağını vurguluyor.
* Merkez Bankası içinde bulunduğumuz ayla ilgili enflasyon öngörüsü de yapıyor. Vergi ayarlamalarının yansıması, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki artışlar ve baz etkileri sonucunda Şubat ayı enflasyon oranı büyük olasılıkla yüksek çıkacak. Ancak, söz konusu geçici faktörlerin etkisinin kaybolmasıyla enflasyon oranı beklenen bant aralığına geri dönecek.

BÜYÜMEYE ODAKLANMA
Tüm unsurları topladığımızda Merkez Bankası Para Politikası Kurulu şu genel tespiti yapıyor; Enflasyon oranı kısa süreli yükseliş eğilimine girmesine rağmen, iktisadi açıdan bir sorun oluşturmayacak, diğer taraftan ekonominin çarkları da tam olarak dönmüyor, işsizlik sorunu var. Bu yüzden, enflasyon izin veriyor, büyüme için gevşek para politikasını sürdüreceğiz. Merkez Bankası, aynı zamanda, düşük faiz politikasına uzun süre daha devam edeceğinin sinyallerini de veriyor. Temel neden ise, kriz sonrası dünya ekonomisinin sıkıntılarının çözümlenememiş olması ve hem toparlanmasının gücüne hem de süresine ilişkin belirsizliklerin süre gelmesi. Merkez Bankası'nın hakkını bir kez daha verilim. Kriz sürecini iyi yönetti ve yönetiyor. Gerek siyasi gerekse iktisadi aktörler cephesinden zaman zaman gelen baskılara boyun eğmedi. Anı kurtarmak yerine politikalarını koşullara uygun olarak kararlılıkla uyguladı. Umarız düşük faiz politikasının kredi piyasalarına olumlu yansıması artar.


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.