SPK, şirketlerin halka açılma sürecinde önemli değişiklikler yapmaya hazırlanıyor. Son yıllarda şirketlerin halka açılmalarında ya da yeni hisse senedi ihraçlarında belirgin bir gerileme görülüyor. Zaten halka açılma konusunda isteksiz olan şirketler, küresel krizi de gerekçe göstererek halka açılmaları tamamen rafa kaldırmışlardı.
Gelişmiş ülkelerde sıkça başvurulan hisse senedi ihracı ile kaynak yaratma seçeneğine Türkiye'de yerleşik şirketler pek başvurmuyor.
ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLER
Tabi, haklı oldukları yanlar da yok değil. Sermaye piyasalarının henüz emekleme dönemi olan 1990'ların başlarında şirketler yönetimi kaybetme korkusuyla halka açılmak istemezdi. 1991 yılında başlayan "finans reformu" ile sermaye piyasaları önemli ivme kazandı ve hem şirketlerin hem de tasarruf sahiplerinin bakış açıları pozitif anlamda değişikliğe uğradı.
Öncelikle, hisse senedi ihraçlarında izin sistemi yerine "Kayıt sistemi" getirildi. Böylece, şirketlerin, ihraç etmek istedikleri menkul kıymetleri SPK kaydına aldırmaları yeterli oldu. İngilizce karşılığı "Disclosure" olan bu sistemde hisse senetlerini almak isteyen tasarruf sahiplerinin gerek şirket gerekse hisse senedi hakkında çok iyi aydınlatılmaları gerekir.
SPK'nın halka arzlarda yapmayı planladığı değişikler şöyle:
- Halka arzda en az halka açılma oranı kaldırılıyor. Mevcut düzenlemede şirketler eğer halka açılmak istiyorlarsa, sermaye büyüklüklerine göre en az yüzde 25, 15, 5 oranında hisse senedi ihraç etmeleri gerekiyor. Bu olumlu bir değişiklik. Oranlar konusunda mevzuatların esnek olması, halka açıklık oranlarının ihracat yapan ortaklıklara bırakılması yerinde bir karar açıkçası.
- Diğer bir değişiklik ise, şirketlerin halka açılma sırasında bir aracı kurumdan yüklenim hizmeti alması. Yani, halka arza aracılık hizmeti veren aracı kurumlar, halka açılan şirketin hisse senetlerini önceden alıp sonrasında tasarruf sahiplerine satıyordu. Ancak, mevzuat değiştiğinde artık şirketler böyle bir hizmete gerek kalmaksızın hisse senetlerini doğrudan halka arz yapabilecek.
KAMUYU AYDINLATMA
- Kayıt sisteminden sonra halkın aydınlatılmasına yönelik "İzahname" belgesi düzenlenmesi ve belli yerlerde yayımlanması gerekiyordu. Yapılacak değişiklik ile, hem izahnamelerin içeriği sadeleştirilecek hem de sadece "Kamuyu aydınlatma platformunda" yayımlanması yeterli olacak. İşte, bu değişiklikte sistemin en önemli parçası olan halkı aydınlatma süreci biraz daraltılıyor. Henüz, sermaye piyasalarının tam şeffaflık içinde çalışmadığı, denetim ve gözetim mekanizmalarının zayıf olduğu bir dönemde bu değişikliğin kapsam olarak bir kez daha gözden geçirilmesinde fayda görüyorum.
- Halka arzlarda satılacak hisse senetlerinin yüzde 10'nun yurtiçi kurumsal yatırımcılara ayrılması öngörülüyor. Bu da oldukça olumlu bir değişiklik önerisi. Yatırım fonu ve ortaklıkları gibi kurumsal yatırımcılar hisse senetlerinin piyasa fiyatlarında oluşan aşırı oynaklıkların önüne geçebiliyor. Dolayısıyla, kurumsal yatırımcıların tüm yatırımcılar içinde oran olarak artması sağlıklı bir ikincil piyasa yaratacak.
İMKB, TOBB, SPK ve Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kurumlar Birliği arasında yapılan "İşbirliği protokolü" ile halka arz seferberliği yapılıyor. Umarız, tüm bu çabalar halka açılmaları teşvik eder ve şirketler borçlanma yerine hisse senetleri yoluyla özkaynak yaratabilir.
