• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Doların ateşi düşüyor mu?

CAHİT SÖNMEZ

Doların ateşi düşüyor mu?

cahit.sonmez@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 01 Aralık 2011
Dolar geçen hafta sonu ve bu hafta başında tüm para birimleri karşısında değer kazanmaya başlayınca bir kez daha yürekler ağızlara geldi. 1.90'lara doğru tırmanınca yine müzmin hastalığımız olan tırmanış devam eder beklentisi beyinlerimizi adeta kemirdi. Neyse ki, 6 büyük Merkez Bankası devreye girerek düşük maliyetle dolar likiditesi sağlayınca doların ateşi kısmen düştü.
Neler olduğuna bir göz atalım, sonra kur hareketine yönelik beklentileri analiz edelim...
ABD, AB, Japonya, Kanada, İsviçre ve İngiltere merkez bankaları Çarşamba günü bankaların dolar likidite ihtiyacını karşılama kararı aldılar. Üstelik, bu operasyon için yapacakları swap işlemlerinin maliyetini de 50 baz puan aşağı çekip doların bedelini düşürdüler. Hatırlasanız yaklaşık 2 ay önce Avrupa Merkez Bankası, İngiltere Merkez Bankası, Japonya Merkez Bankası ve İsviçre Merkez Bankası Ekim, Kasım ve Aralık aylarında birer kez olmak üzere dolar likiditesini vereceklerdi piyasalara. Bu hafta Kanada ve ABD'de de devreye girdiler. 6 merkez bankası 5 Aralık, yani Pazartesi itibariyle piyasaları dolar swabı ile fonlayacaklar. Böylece, iki kanaldan gelecek dolar likiditesi sayesinde piyasa aktörleri FED'in likidite vermesi için ağzının içine bakmayı bir süreliğine bırakırlar sanırız.

PARİTE ÖNEMLİ

Doların diğer para birimlerine karşı hareketi belirleyen en önemli parametrelerin başında euro dolar paritesi geliyor. Parati 1.33 kritik sınırının altına indiğinde dolar yukarı yönlü ivme kazanıyor. 6 merkez bankasının çarşamba operasyonu sonrasında parite tam anlamıyla "U dönüşü" yapıp 1.34'ler seviyene çıktı. Eğer 1.3575'i aşarsa 1.3650'lara kadar tırmanabileceğini gösteriyor teknik analiz sonuçları. Aşağı yönlü kritik nokta ise 1.3140.
Doların yönünü önümüzdeki günlerde belirleyecek iki gelişme bizleri bekliyor. Birincisi, ABD'den gelecek veriler ki, bunlar önümüzdeki hafta faiz kararı ve bugün açıklanacak işsizlik rakamları. İkincisi, Avrupa hükümet başkanlarının yapacakları toplantı ve bu toplantıda alınacak kararlar.
Bu arada euro aleyhine bir etki yapacak gelişmeye de vurgu yapalım, Avrupa Merkez Bankası yüzde 1.25 seviyesinde olan politika faiz oranını 25 yada 50 baz puan indirim yaparsa, daha açık ifadeyle euroyu gevşetirse dolar euro karşısında azda olsa değer kazanır.
Kritik sorumuz, dolar ve euronun TL karşısında nasıl bir yön izleyeceği?
Son gelen birkaç veri Euro Bölgesi'nin hastalıklı ülkelerinde sorunların hızlanarak devam ettiğini gösteriyor. Bunlardan bir tanesi PMI (Purchasing Manager Index) değeri. Bölgenin PMI verisi Temmuz 2009'dan bu yana en düşük seviyesine indi. Yani, durgunluğun sinyalleri geliyor. Avrupa Merkez Bankası borç çıkmazında sıkışıp kalmış ülkelerin tahvil ihraçlarında yeterli tepkiyi vermemesi yüzünden faiz oranları sürekli yükseliyor euro bölgesinde. Örneğin dün İspanya 3.75 milyar euroluk hazine ihalesinde istediği satış rakamına ulaşabilmek için son 14 yılın en yüksek faizini vermek zorunda kaldı.

ABD RAHATLIYOR MU?

ABD'den konut satışlarına yönelik pozitif bir veri geldi, bugün akşam saatlerinde işsizlik verileri de olumlu açıklanırsa FED parasal genişlemeyi sağlayacak bir karar alması gerekmeyecek ve dolara yukarı yönlü etti yapacak.
Ancak merkez bankaları tarafından küresel likiditenin yükselmesi sonucunda gelişmekte olan ülke piyasalarına sermaye girişleri olacaktır. Bu da kurların ateşini bir süreliğine düşürecek.
Sonuç olarak, bu küresel konjonktür içinde TL'nin değer kaybetmesini gerektirecek hemen hemen tek unsurun Türkiye'nin yüksek cari açığı diyebiliriz. Zaten Merkez Bankası bu gerçeğin bilinciyle hem dolar satışı hem de doğrudan müdahale yapıyor. Böylece, kur oynaklığını azaltıyor ve spekülatif davranışlar sonucunda kurlarda sağlıksız fiyat oluşumlarını minimize etmeye çalışıyor.
Sözün özü, parçaları birleştirdiğimizde, karşımıza TL'nin daha fazla değer kaybı olasılığının iyice düştüğü resmi çıkıyor.


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.