Enflasyon son aylardaki yükselişini Kasım ayında da sürdürdü. Gerçi, enflasyondaki yukarı yönlü tırmanış sürpriz değil, aksine Merkez Bankası'nın beklentileriyle uyumlu. Üç temel gerekçe neden oluyor enflasyonun artışında. Birincisi, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki baz etkisi, ikincisi vergi ayarlamaları ve üçüncü, döviz kuru hareketlerinin bazı emtia fiyatları üzerindeki gecikmeli yansıması. Merkez Bankası söz konusu bu unsurların geçici olduğunu düşündüğünden enflasyonun orta vadede yeniden makul seviyelere ineceği ve hedefleriyle uyumlu bir seyir izleyeceği öngörüsü yapıyor.
TÜFE ORANLARI
Kasım ayında tüketici enflasyonun göstergesi olan TÜFE yüzde 1.73 gibi yüksek oranda artmış. Kasım ayı itibarıyla yıllık TÜFE ise iki hane sınırına dayanarak yüzde 9.48 seviyesine ulaşmış. ÜFE'de durum daha da kötü. Maliyet enflasyonu göstergesi ÜFE Kasım ayında yüzde 0.65 oranında bir artış söz konusu. Yıllık bazda ÜFE yüzde 13.67'ye kadar yükselmiş durumda ne yazık ki. Geçen yılın aynı döneminde iki göstergenin hangi seviyede olduğunu hatırlatmak istiyorum, artış oranını daha net bir şekilde gözlememiz için... TÜFE 2010'un Kasım ayında yüzde 0.3'de, yıllık bazda yüzde 7.29'larda, ÜFE aylık yüzde -0.31, yıllık yüzde 8.17 seviyesinde idi. Demek ki, bu yıl içinde enflasyonda yaklaşık yüzde 35'in üzerinde bir artış göstermiş.
YA GELİRLER
Bu cümleyi yazdıktan sonra aklımdan şu soruyu geçirmeden edemedim: Başta ücretliler olmak üzere vatandaşın geliri bu kadar arttı mı bir yılda? Yanıt hayır olunca, ikinci soruyu sordum kendime... Madem gelirler artmıyor ve alım gücü düşüyor, peki insanların tüketimleri neden hızla artıyor? Sağ olsun krediler... Sonra Merkez Bankası kredi hacmini kontrol altına almak için bir dizi önlem almak zorunda kalıyor. Sanırım, kontrolü bu kadar yitirmemizde, üstelik hükümetin yetkili ağızlarından "Aman tüketmeyin, ayağınızı yorganınıza göre uzatın, araba almayın" uyarılarına rağmen, medyada çizilen pembe tabloların etkisi büyük. Neyse konumuza döneyim...
Kritik soru şu: Yükselen enflasyon karşısında Merkez Bankası faizleri yükseltir mi? Soruyu genişletelim, Merkez Bankası'nın kararı ne olursa olsun, faizler her halükarda artar mı?
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu son aylarda enflasyonun kazandığı ivmeyi göz önünde bulundurarak gerek politika faiz oranını gerekse kısa vadeli faiz oranlarını değiştirme niyetinde görünmüyor. Zaten niyetini son enflasyon raporunda açıkça belirtmişti: "Enflasyonda belir bir artış bekliyoruz ama bu geçici, orta vadede hedeflerimizle uyumlu patikaya yerleşecek."
TEHLİKE SİNYALİ
Merkez Bankası, artışın geçici olması faktörüne güvenmesine rağmen, faiz kararında baz aldığı "özel kapsamlı TÜFE H ve I gruplarındaki" hareketi de yakından takip ediyor. İşlenmemiş gıda, alkollü içeceklerin ve tütünün olmadığı TÜFE geçen yıl yüzde 2.54 iken bu yıl yüzde 8.18'e tırmandı. Yani neredeyse dörde katladı.
Her ne kadar özel kapsamlı TÜFE'den tehlike sinyalleri gelse de, Merkez Bankası artışın geçici olduğunu ya da olmadığını görmek için en az birkaç ay beklemeye geçecek ve enflasyon yüzünden faizleri yükseltmeyecek büyük olasılıkla.
Enflasyon faktörü reel faizi belirlediği için, enflasyondaki yükselme faizler üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturur. Dolayısıyla, mevduat, kredi ve tahvil faiz oranları enflasyondan etkilenebilir. Eğer Merkez Bankası 7 gün vadede yüzde 5.75 ile, gecelikte yüzde 12.5 ile bankaları fonlamaya devam ederse ve açık piyasa işlemleri ile likidite politikalarını sürdürürse kısa vadede faizlerde hareketlenme olmaz. Ancak, tahvil faiz oranları, küresel belirsizliğe bağlı sermaye hareketlerindeki dalgalanmalar sonucunda inip çıkabilir. Yani, yüzde 10-11 bandında zik-zak çizecek gibi görünüyor.
