Siyasi ve ekonomik gerginliklere rağmen piyasalar yukarı yönlü hareketi sürdürmek için adeta direniyorlar. Geri çekilmeler olsa da fazla uzun sürmüyor. Birkaç hafta önce İMKB 100 endeksinin 54 binler seviyelerine kadar indiğine tanık olmuştuk, ancak sadece 2-3 gün sürdü dipte kalması endeksin. Zaten uzun süredir de 58-62 bandında zikzaklar çiziyordu.
Boğa piyasası yükselen trend için kullanılıyor. Düşüşte de ayı piyasası tanımlaması yapıyoruz. Boğa ve ayı heykelleri Wall Street'in girişinde yerlerini alır piyasaların simgesi olarak. Konuya girmişken kısaca neden bu hayvanlarla simgeleştirildiğine de değinelim... Boğa boynuzlarıyla aşağıdan yukarıya hamle yaparak, ayı ise pençeleriyle boğanın tam tersi yukarıdan aşağıya doğru kullanarak düşmanlarının üstesinden gelmeye çalışıyorlar. İşte bu yüzden aşağıdan yukarı doğru giden piyasalara boğa, inişe geçmiş piyasalara ise ayı piyasalara deniyor.
Geçen yılın son aylarından bu yana boğa piyasaları var desek yeridir. İMKB 49 binlerden 62 binlere kadar tırmanmayı başardı. Aynı şekilde, küresel piyasaların öncüsü konumundaki Dow Jones'da 11 binlerden 13 binlerin üzerine kadar yükseldi bu yılın ilk aylarında. Euro bölgesi borç çevirme sorunları, yine aynı coğrafyadaki bazı bankaların mali yapılarının iyice zayıflamış olması, ABD ekonomisinin ağır aksak büyümesinin ardından yeniden teklemeye başlaması hatta Çin ve Hindistan'ın bile ekonomik hızlarındaki yavaşlama gibi bir dizi ekonomik sorunlar 2012'nin ilk 3 ayındaki çıkışın devamlılığını engelleyebiliyor. Yani, sert bir şekilde aşağı çekemiyor da diyebiliriz. Demek ki, piyasalarda boğalar direniyor hatta biraz daha yükselmeye hazırlanıyor.
DERİN İŞLEM HACMİ
İMKB'ye genel olarak baktığımızda, hem işlem hacminin yukarı çıktığını hem de endeksin lokomotifi konumundaki "banka hisse senetlerinin" değer kazandıklarını görüyoruz. Dün itibarıyla "İMKB 10 Banka Endeksi" yüzde 5'in üzerinde yükselerek 123 binin üzerine gördü. Garanti Bankası ve Akbank gibi 25 milyar TL piyasa büyüklüğüne sahip 10 seçilmiş banka hisse senetlerinin fiyat hareketlerinin İMKB 30 ve 100 endeksleri üzerindeki ağırlığı oldukça fazla. Dolayısıyla, yüksek işlem hacmiyle öncü sektör hisse senetlerinin fiyatlarının yükselmesi önümüzdeki günler için pozitif işaret veriyor açıkçası. Zaten, bankacılık sektörü küresel kriz sonrası karlılıklarında bir sorun yaşamıyorlar. Bilançolarındaki net kar hemen hemen her yıl yüzde 20'nin altına düşmemek üzere büyüyor.
Tabi, bu arada, dış faktörlerdeki gelişmelerin etkisini göz ardı etmiyoruz. Daha açık bir ifadeyle, euro bölgesinde ters bir rüzgar, birkaç bankanın batması gibi haberlerin piyasaları ciddi şekilde olumsuz etkileyeceğini unutmayalım. Yapmaya çalıştığım tespit tamamen normal ekonomik ve siyasi koşullar varsayımına dayanıyor. Hani pilotların 'normal hava koşullarında şu saatte inmeyi planlıyoruz' anonsu olur ya.
NOT ARTIRIMI
Bir ekleme yapalım... Bakan Şimşek'in sanki müjde verir gibi bir açıklaması vardı 2 gün önce, "Fitch'den not artırım gelirse sürpriz olmaz." 3 büyük derecelendirme kuruluşlarından Fitch de Standart and Poors gibi Türkiye'nin döviz cinsi notunun gerekçelerinde "cari açığı" ilk sıraya çıkarıyordu. Son birkaç aydır dış ticaret açığındaki gerilemeye bağlı olarak cari açığı düşmesi Fitch'i harekete geçirebilir. Eğer not artırımı gelirse ilk kez 'yatırım yapılabilir nota' sahip olacak Türkiye. O zaman, yabancı yatırımcıların risk algısı değişeceğinden hem tahvillere hem de hisse senetlerine olan talep belirgin bir şekilde artar.
Yazımı kaleme alırken İMKB 100 60.800 seviyelerinde yatay seyir izliyordu. J.P Morgan'ın zararıyla ilgili abartılı haberlerin yayınlaması Avrupa piyasaları ile beraber İMKB'yi de biraz aşağı çekti. Teknik analize göre, 60.300 ve 60.050'de destekler görünüyor. 61.450 ve 62.100 ise direnç noktaları. Eğer kırarsa 63 bin görünüyor ufukta.
Sözün özü, boğalar yazın dinlenecek, sonbaharda FED'den gelecek haberle ya boynuzlarını daha da kaldıracaklar, yada yerini ayılara bırakacaklar.
