• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Yeni yılda para ve kur politikaları II

CAHİT SÖNMEZ

Yeni yılda para ve kur politikaları (II)

cahit.sonmez@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 14 Aralık 2015
Geçen hafta başladığımız yazımıza, Merkez Bankası tarafından açıklanan 2016 yılı para ve kur politikalarına önemli bir vurgu ile devam edelim... Merkez Bankası yeni yılda da sıkı duruşunu sürdürmekte kararlı olacak. Bu gerçekten hem faizlerin hem de kurların tansiyonunun daha da yükselmemesi için hayati önemli...

Her ne kadar para politikalarında "sadeleşme" kararı almış olsa da önümüzdeki yılda da en azından bu kararını hayata geçirene kadar "faiz koridoru" uygulamasına devam edecek Merkez Bankası... Yeri gelmişken faiz koridorunu kısaca hatırlayalım; Merkez Bankası borç verme ve alma olmak üzere iki faiz oranı belirliyor. Borç verme faiz oranı geçici likidite sıkışıklığına düşen bir bankanın, Merkez Bankası'ndan kısa vadeli borçlanmak için ödemeyi kabul ettiği faiz oranı demek. Merkez Bankası'nın borç alma faiz oranı ise geçici likidite fazlası olan bir bankanın faiz getirisi sağlamak için Merkez Bankası'na bu fonu mevduat şeklinde yatırması halinde almayı kabul ettiği faiz oranı anlamına geliyor.

Borç verme faiz oranı, borç alma faizinden yüksek olduğu için arada oluşan koridora da 'faiz koridoru' olarak tanımlıyoruz. Merkez Bankası, enflasyon hedeflemesi çerçevesinde doğrudan politika faizine müdahale etmek yerine faiz koridorunu daraltıp genişleterek piyasalarda döviz kurlarını kontrol altına almaya çalışıyor. Mart ayından bu yana bir haftalık repoda borç verme oranını yüzde 7,5'da, gecelik borç vermeyi yüzde 10,75'de ve borç almayı da yüzde 7,25 seviyesinde duruyor.

KREDİ HACMİ ÖNEMLİ

Önümüzdeki dönemde Merkez Bankası fonlamasının temel yöntemi yine bir hafta vadeli repo ihaleleri olacak. Daha açık bir ifadeyle bankalara bir haftalık likidite verecek yüzde 7,5 faiz oranından... Likidite yönetiminde kredi hacmindeki artış oranının belli limitte tutulması yine Merkez Bankası'nın dikkate alacağı parametrelerden birisi... Gelelim kur politikasına...

Dalgalı kur rejimi değişmiyor... Öz itibarıyla kur risklerinin piyasaya bırakıldığı bir rejim türü dalgalı kur. Herhangi bir kur hedefi belirlenmiyor, piyasada arz ve talep koşullarına göre serbestçe kur seviyeleri ortaya çıkıyor. Tabii bu Merkez Bankası'nın hiçbir şekilde dövize müdahale etmeyeceği anlamına gelmiyor. Yayımlanan raporda aynen şu şekilde dile getirilmiş kur serbestliği; "finansal istikrara yönelik riskleri sınırlamak amacıyla Türk lirasının aşırı değerlenmesine veya aşırı değer kaybına karşı kayıtsız kalınmayacaktır. Ayrıca piyasa derinliğindeki azalma veya spekülatif hareketler sonucu döviz kurlarında gözlenebilecek aşırı oynaklıklar da yakından takip edilmektedir."

MERKEZE BAŞARILAR!

Piyasa derinliğinin kaybolduğu takdirde spekülatif davranışlar sonucunda kurlarda abartılı artışlar söz konusu olması ya da oynaklıkların artması durumunda piyasaya esnek ihaleler yoluyla veya doğrudan müdahale edilebilecek.

2011'den bu yana sadece 2012 yılı hariç yoğun dolar satışı gerçekleştirmiş Merkez Bankası. İhale yoluyla 2013'den bugüne toplam 39 milyar dolar satmış. Ayrıca geçen yılda 3,1 milyar dolar büyüklüğünde müdahale kapsamında satış yapmış. Görünen o ki gelecek yılda da Merkez Bankası dolar satışına devam edecek. Merkez Bankası 2008 küresel krizinden bu yana kayda değer performans gösteriyor. Kısaca çerçevesini çiziğimiz 2016 yılı para ve kur politikalarında da başarılı olmasını dileriz Merkez Bankası'nın...
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.