• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Merkez Bankası’nın faiz kararı doğru mu?

CAHİT SÖNMEZ

Merkez Bankası’nın faiz kararı doğru mu?

cahit.sonmez@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 24 Aralık 2015
FED'in faiz artırım kararından sonra Merkez Bankası'nın nasıl bir kararla FED'e yanıt vereceği merakla bekleniyordu. Aslında merakla derken Başkan Başçı'nın "FED faiz artırırsa hemen değerlendiririz" açıklamasını kastediyorum. "Acaba faiz artırımına faiz artırımı ile karşılık gelir mi" sorusunun yanıtı merak ediliyordu. Bir önceki yazımda olası kararlara değinmiştim.

Şimdi Merkez Bankası'nın aldığı somut kararların ne anlama geldiğini irdelemeye çalışalım...

Toplantı sonrası çok tartışılan soruyla başlayalım... Merkez Bankası faiz artırmayarak yanlış karar mı verdi? Hayır, yanlış karar vermedi. Sadece acele etmedi, temkinli bir şekilde FED kararının etkilerini gözlemlemeyi duruma göre aksiyonlar almayı tercih etti. Gelecek yıl daha zor geçecek Merkez bankaları açısından... Hem fiyat hem de finansal istikrarı sağlamak pek kolay olmayacak.

EMTİA VE ENERJİ

Neden derseniz? Gelişmiş ülkelerde bırakın enflasyonu deflasyon tehlikesi var. Çünkü durgunluktalar, büyüyemiyorlar... Gelişmekte olan ülkelerde ise enflasyon oranları nispeten geriledi. Çünkü emtia ve enerji fiyatları öngörülmedik bir şekilde düştü. Aynı zamanda Merkez bankaları borçlanma hacminin genişlemesinin önüne geçmek için iç talebi baskılamaya çalıştılar. Eğer küresel ekonomi büyüme hızı seneye yükselmeye başlarsa ne olacak? Enflasyon oranları da yükselmeye başlayacak kuşkusuz...

Bu durumda Merkez bankalarının faiz aracı için yeterli hareket alanına ihtiyacı olacak.

Finansal istikrarın sağlanmasını da FED'in gelecek yıl devam edeceği faiz artırım kararları zorlaştıracak. FED federal fonlama oranını yukarı çektikçe hazine kağıtları faiz oranları artacak. Bir de yabancı sermayenin gelişmekte olan ülkelerde kalmak için talep edeceği risk prim yükselecek. Sonuçta borçların çevrilmesinde sorunlar yaşanabilecek.

SIKI DURUŞA DEVAM!

İşte bu yüzden "faiz silahında" sınırlı olan mermilerini bir taraftan ateş edildi diye hemen harcamak çok rasyonel olmazdı. Merkez Bankası da paniklemeden "sıkı duruşunu" koruyacağını, küresel piyasalardaki belirsizliklerin enflasyon beklentileri üzerindeki etkilerini, enerji ve işlenmemiş gıda fiyatlarındaki oynaklıkları yakından izleyerek kararlar alacağını yineledi toplantı sonrasında... Kısacası her şey kontrolüm altında gerekeni önden yükselmeli olarak yapıyorum zaten diyor.

Bu arada şu endişeye de kapılmayalım...

Hatırlarsanız geçen yılın başlarında da faiz artırımına direnmişti Merkez Bankası... Zamanlama hatası yüzünden bir kerede iki katından fazla faizleri artırmak zorunda kalmıştı. O dönemle bu dönem arasında belirgin bir fark var. O dönemde politika faiz oranı yüzde 4,5 iken ağırlıklı ortalama fonlama oranı 2013'ün sonbaharı itibarıyla 7,45'e kadar fırlamıştı. Yani Merkez Bankası güya faizleri artırmıyordu ama yüzde 65 daha fazlasından likidite veriyordu. Fiilen yükseltmişti... Oysa bugünlerde makas bu kadar açık değil. Politika faiz oranı yüzde 7,5, ortalama fonlama oranı yüzde 8,75'lerde...

Sözün özü Merkez Bankası kısaca çerçevesini çizdiğimiz gelişmeler sonucunda yılın son toplantısını pas geçti. Yeni yılın ilk toplantısı itibarıyla eğer koşullar izin verirse "normalleşme sürecini de" başlatmayı planlıyor.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.