Yılbaşından bu yana altın fiyatlarının yaptığı çıkış açıkçası hepimizi şaşırttı. Bu kadarını beklemiyorduk. Diğer alternatif yatırım araçları ile arasındaki farkı da her geçen gün açıyor. Dolar FED yüzünden açık denizlerde dalgalara kapılmış tekne gibi bir sağa bir sola sallanıp duruyor. Faiz oranları deseniz farkı yok dolardan...
Bir iniyor, bir çıkıyor...
Hisse senetleri sarhoş yürüyüşüne devam ediyor. Bir de belirsizlikler yüzünden artan finansal riskleri ve Ortadoğu'daki gerginliğin yarattığı jeopolitik riskleri de denkleme eklediğimizde altının önünün açık olduğu gibi bir izlenime kapılıyoruz.
Gerçekten durum böyle mi? Altının önü açık mı? Boğa piyasasına döndü mü? Daha açık bir ifade ile yükselişini sürdürecek mi?
Biliyorsunuz piyasalar belli bir ritim ile hareket eder. Tıpkı ekonomik ve finansal krizler gibi. Örneğin 7 yılda bir krizle karşılaşabiliyor küresel ekonomi... Altın piyasası ortalama 52 ay gibi bir süreçte aşağı geliyor, ortalama 41 aylık süreçte de yukarı gidiyor. Düşüşe geçtiğinde yani ayı piyasası olduğunda söz konusu dönemdeki kayıp yüzde 42,7'yi, yükselişte yani boğa piyasasında iken yaklaşık 4 yıla yakın sürede kazanç yüzde 451,4'i buluyor.
SIRA BOĞADA!
Eğer bu döngülerin varlığını kabullenirsek şu an itibarıyla durum şöyle;
Altın fiyatları 1.900 dolarlara ulaşarak zirve yaptığı Eylül 2011 yılından 2016 yılbaşına kadar gerilemiş. Tam 51 aydır... Döngüye göre düşüş sürecini tamamlamış ve yükseliş sürecine girmiş gibi görünüyor. Bu durumda altın fiyatlarının 41 ay civarı yükseleceğini bekleyebiliriz. Aman dikkat... Bilimsel dayanağımız yok sadece davranışsal finansa güvenerek bir tespit yaptık. Piyasa sihirbazları bu malzemeleri kullanarak "kitle psikolojisi yaratmayı" pek severler. Bu yüzden hemen tuzağa düşmeyelim...
Gelin daha bilimsel dayanaklara bakalım...
FED bu yıl 2 artırım ile federal fonlama oranını yüzde 1'e çıkarırsa daha doğrusu mart toplantısında bu yönde olası aksiyonları hakkında güçlü sinyaller verirse dolar dinlenmeye geçer, belki de ralli öncesi seviyelerine geri dönebilir. Son aylarda altın ile dolar arasında orta güçte negatif ilgileşim söz konusu... Zaten 10 yıllık Amerikan tahvil faiz oranlarının seyri de destekliyor. Dolayısıyla bu beklenti önümüzdeki aylarda güçlenirse faiz oranlarının altın üzerindeki belirleyici rolü zayıflar. Sonuçta dolardan altına eğilim artabilir.
ÇİN'DE HAREKETLENME
Dünya altın talebinin yarı payına sahip Çin ve Hindistan'da altın piyasaları hareketlenmeye başladı. Özellikle Çin'de Şanghay Altın Borsası'nda Yuan cinsinden altın işlemleri ağırlık kazanıyor. Çin Merkez Bankası'nın rezervine yüklü alımlarla altın piyasasını ivmelendirdiği notunu da ihmal etmeyelim bu arada...
Bazı yatırım bankalarının raporlarında şu ilginç bulguya rastladım. Portföy yöneticilerinin hesaplamalarına göre hisse senedi ve tahvil gibi varlıklardan oluşan bir portföye yüzde 2 ile 10 aralığında altın konması fon performansını kayda değer ölçüde olumlu etkiliyormuş. Daha açık bir ifadeyle, hem riskten korunmada hem de alım gücünün korunmasında pozitif katkı yapıyormuş.
İstanbul Altın Borsası kurucularından birisi olarak ulaştığım ve sizlere aktarmaya çalıştığım verilerin göz ardı edilmemesi, altın fiyat hareketlerinin sadece "güvenli liman" arayışı ile özdeşleştirilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Yıl içinde altın konusuna sıklıkla yer vereceğim...
