• BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C
İşgücü piyasaları toparlanıyor mu? CAHİT SÖNMEZ İşgücü piyasaları toparlanıyor mu? cahit.sonmez@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 29.12.2017, 00:00

Küresel işgücü piyasaları bu yıl itibarıyla kriz öncesi oranlara dönmüş gibi görünüyor. Malum 2008 küresel krizi ciddi şekilde tüm ekonomilerin çarklarını durdurmuş, küçülmelerin doğal sonucu olarak işsizlik oranlarının zirve yapmasına neden olmuştu. Özellikle Avrupa coğrafyasındaki pek çok ülkede, özellikle İspanya ve Yunanistan'da, işsizlik oranları yüzde 20'leri aşmıştı.

İTHAL TALEBİ KESİLİYOR

Küresel krizlerin bölgesel krizlerden en temel farkı ülkeler nezdinde dış talebin de devre dışı kalması... Böyle bir konjonktürde zorunlu ürünler hariç diğer tüm ithal mallara olan talep bıçak gibi kesiliyor. Bu yüzden ulusal paraların dolar ve euro karşısında devalüe edilerek ihracatı artırma ve bu yolla üretim çarklarını yeniden çevirme seçeneği geçerli olmuyor. 1994 ve 2000 krizlerinde hatırlayacağınız gibi TL dolar karşısında yaklaşık 3 kat değer yitirmiş ve dış talep ile küçülmenin önüne geçilmeye çalışılmıştı. Nitekim talep fiyat esneklikleri yüksek ürünlerin ihracatı hızlı şekilde yükselmesi sayesinde bir sonraki yıl yeniden pozitif büyüme rakamı yakalamıştık. Yüzde 6 küçülmeden yüzde 8,1 büyümeye geçilmişti. Tabiİ bu denli değişimde baz etkisi faktörünü göz ardı etmeyelim.
Küresel krizde her ülke kendi derdiyle uğraştığından iş sadece "iç talebe" kalıyor. Bu yüzden hemen hemen tüm merkez bankaları para politikalarını gevşeterek kredi kanallarıyla iç talepleri canlandırmaya çalıştılar.

GENÇ İŞSİZLİK

OECD gelinen noktayı şöyle özetliyor;

Kriz sonrası iş boşluğu nihayet kapanıyor fakat hükümetlerin iş kalitesindeki zayıflığı ve işgücü piyasasındaki fırsat eşitsizliğini ele almaları gerekiyor.
Hem istihdam hem de öğrenimden kopan düşük vasıflı gençler, işgücü piyasasında sürekli geride kalma riski taşıyor.

Vasıfların işyerinde nasıl kullanıldığı verimliliği, maaşları ve iş memnuniyetini etkiliyor ve çalışanlar ile hükümetlerin vasıfların daha iyi kullanımını destekleyecek daha çok şey yapmaları gerekiyor.

Yapısal reformlar, kısa vadeli istihdam zararlarıyla sonuçlanabilir fakat hükümetler bu maliyetleri azaltma veya hatta bunlardan kaçınma yönünde adımlar atabilirler.

Gelişmekte olan ülkelerdeki cinsiyetler arası mesafenin kapatılması da önemli bir zorluktur.

BİRİM MALİYETLER

Küresel krizin baş sorumlularından Amerika işsizlik oranını yüzde 4,1'lere kadar indirmeyi başardı. Euro bölgesinin performansı da fena sayılmaz.
İki hanelerden yüzde 8,8'lere geldiler.
Ancak Yunanistan, İspanya ve İtalya halen iki haneli işsizlik oranında kaldılar. Rekor yüzde 27,7 ile Güney Afrika'da. Türkiye ise yüksek büyüme hızına rağmen işsizlik oranını tek hanelere düşüremiyor.
Çünkü işgücüne katılım yıllar itibarıyla yükseliyor. Bir güçlü nedende üretimden çok montajla çıktı elde edildiğinden işgücü tam olarak yaratamıyor.

YAPISAL SORUNLAR

Bu arada yeri gelmişken TÜİK'in açıkladığı işgücü maliyet çalışmasından ilgi çeken birkaç not düşelim.
Bir işgücünün maliyeti 3 bin 991 liraya çıkmış 2017 yılında... Bunun yüzde 83'ünü brüt maaşa kalanı ise sosyal güvenlik ödemelerine gidiyor. Gelişmekte olan ülkelerle karşılaştırdığımızda ne yazık ki rekabetçi bir seviye olmadığını görüyoruz. Sözün özü işgücü piyasaları tam anlamıyla toparlanamıyor. Oranlar aşağı gelse de iç dinamiklerindeki yapısal sorunlar devam ediyor.
Umarım 2018 her açıdan iyi bir yıl olur ülkemiz ve bizler için... Yeni yılınızı en içten dileklerimle kutlarım.

GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN