• BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C
Dış ticaret açığı devrede CAHİT SÖNMEZ Dış ticaret açığı devrede cahit.sonmez@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 01.06.2018, 00:00

Aslında alışageldiğimiz bir tablo var karşımızda; büyüme hızı arttığında dış ticaret açığı da paralel bir şekilde artıyor. Nihayetinde cari açık da...
Ne yazık ki bu sarmaldan kurtulamadı Türkiye ekonomisi. Yapısal reformlarla ekonominin ne zaman dışa bağımlılığı aşağı çekilir o zaman enflasyon ve dış açığa neden olmayan sürdürülebilir büyüme performansına ulaşılabilir.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Nisan ayı "Dış Ticaret İstatistikleri" sonuçlarını yayımladı. Veriler hiç de şaşırtıcı değil, tam da beklediğimiz gibi... İthalat ihracattan daha fazla yükselmiş. İthalattaki artış oranı yüzde 15,6 iken ihracattaki artış oranı yüzde 7,8'lerde kalmış. Sadece bu verilere göre dış ticaretteki olumsuz gelişmenin doğal olarak cari açığa baskı yapabileceğini söyleyebiliriz. Özellikle FED'in yılın kalan aylarında en az iki düşük olasılıkla da 3 kez faiz artıracağı ve jeopolitik risklerin iyice yükseldiği bir dönemde Türkiye ekonomisinin kırılganlığını artırabileceğinin de altını çizelim.

TÜKETİM MALLARI AZALMIŞ!

Ancak bazı verilerde de düzelme gözlemliyoruz.
Örneğin toplam ithalat içinde nihai tüketim mallarının payı azalmış.
Geçen yılın eş döneminde nihai tüketim malları ithalatı toplam ithalat içinde yüzde 11,1 civarında iken bu yıl aynı oran 10,9'a gelmiş. Geçen yıllarda bu kalemde yüzde 15'ler gibi yüksek paylara da tanık olabiliyorduk.
Bu arada AB'ye yaptığımız ihracat yüzde 22 yükselmiş. Bu sonucun ardında kuşkusuz Avrupa coğrafyası ülkelerinin belirgin bir şekilde toparlanmaları yatıyor. Avrupa Merkez Bankası'nın AB ekonomilerinin faaliyet hızlarını ivmelendirmeye yönelik genişleyici para politikalarını Eylül ayına kadar sürdürecek olması gerçeğini dikkate aldığımızda önümüzdeki aylarda da AB'ye yapılan ihracatın artarak devam edeceği tespiti yapabiliriz. Birkaç yıldır euronun dolar karşısında güçlenmesi de Türkiye'nin dış ticaretine pozitif katkı yapıyor. Çünkü ihracatın yarısını euro ile yapıyor. Buna karşın ithalatın hemen hemen tamamı için dolar ödüyoruz.

KATMA DEĞER ZAYIF

Ancak dış ticaretimizde kronikleşen sorunlar son verilerde yine kendini gösteriyor.
Toplam ihracat içinde yüksek teknolojili ürünlerin payı bırakın yükselmeyi, Nisan ayında yüzde 3,4'de kalmış. İmalat sanayi içindeki payı ise yüzde 13'lerde...
2008 krizinden bu yana ihracatta önemli yol alan ülkelerden Çin'de bu oran yüzde 34, Güney Kore'de ise yüzde 35 düzeyine ulaşıyor. Orta düşük ve orta yüksek teknolojili ürünlerin paylarının toplamı ise yüzde 63 civarında. Kısacası yükte ağır pahada hafif ürünleri ihraç etmeye devam ediyoruz.
Daha önceki yazılarımda vurgulamıştım, bir kez daha hatırlamamızda fayda var;
Yüksek teknolojili ürünlerin üretimi için Ar-Ge ve inovasyona daha fazla bütçe ayrılması ve daha fazla teşvik verilmesi gerekiyor.
Ar-Ge'ye ayrılan bütçe halen GSYİH'nın yüzde 2'lerinde kalıyor. Bu oran Finlandiya'da Güney Kore'de ve ABD'de sırasıyla % 5, % 5.4 ve % 4.8'lerde...
Sözün özü fasit daireyi kırabilmemiz için ekonomiyi dışa bağımlılıktan kurtarmalıyız ve ihracat içinde yüksek teknolojili ürünlerin payını artırmalıyız.

GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN