• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Çok fazla organik olduk FİLİZ ÖZKOL Çok fazla organik olduk filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 29.04.2019, 00:00

Konuya bodozlama dalmak istiyorum.
Kafamdaki düşünceler sürekli, yer değiştirdiği için anlatmak istediklerimin bir bölümünü her an unutabilirim.
Siz şu satırları okurken; hangi şehirde yaşıyorsunuz bilmiyorum ama eğer benim gibi ikametgahınız İstanbul ise sizi ayakta alkışlamak istiyorum, tabii kendimi de. Bu şehir tımarhaneye döndü desem yine de tam olarak tasvir edemem. Yaşamak, her anını saniyesini soluklamak, sarmaş dolaş olmak lazım. Taşı toprağı altın sözünü kim söylemişse, bugünlerde önümüze çıkmasın okkalı bir dayak yer alimallah. Uzaktan davulun sesi hoş gelir de söz konusu İstanbul ise; bu şehre gelen, bin pişman olur..
Davulun sesi bile çatlak çıkıyor artık.
Gelelim son günlerin moda kelimesine.
"Organik" olmanın bin bir çeşidi ile adeta dans ediyoruz. Yemeklerimiz, içeceklerimiz, özellikle ilişkilerimiz inanılmaz samimiyet derecesinin son rakamlarını gösteriyor.
Bildiğiniz gibi değil. Doğal olma şovu had safhada. Aman samimiyetimiz daha da dip yapsın. Sıramızı kimseye bırakmayalım.

OTURAN YUMURTA!
Marketlerde alışveriş zevkimiz kabus ötesi cümbüş kıvamında. Geçen gün ünlü bir marketin raflarında yumurta seçerken eli yüzü düzgün sevimli bir beyefendi "Hanımefendi evinde hanım hanım oturan bir yumurta çeşidi görebiliyor musun?" diye sorunca; ben şaşkınlıkla kekelemeye başladım. Nasıl yani derken birden kahkahalara boğuldum.
"Evladım ben evime gezen tavuk yumurtası istemiyorum neme lazım bizim hanım onu yedikten sonra baştan çıkar, sokak sokak gezer de, çoluk çocuğa maskara oluruz bu yaşta." İşim acele, nasıl cevap vereceğimi bilemedim. Hemen bir yumurta türü göstererek, "Bak bu işte fazlasıyla evde oturuyor. Kapı pencereye bile çıkmaz tam size göre" derken, Allahım sen aklımı koru dualarıyla marketten çıktım. Sokaklar dolu; gülerken kimse beni yadırgamadı. Çünkü hiçbirinin durumu benden daha farklı değil. Neticede, burası İstanbul. Yedi düvele tarih olmuş bir şehir.
Her an her şey olabiliyor.
Geçen hafta bir astroloji danışanımla karşılıklı horoskop haritası bakıyoruz.
Karşımda oturan hanımefendi biraz gergin ama sakin olmaya çalışıyor. Tecrübeler empati yeteneğinizi daha da geliştiriyor.
Tuhaf bir şeylerin olduğunu hemen seziyorum.
"Eşinizin haritasına bu ara dikkat edin derken çapkınlık durumunu yumuşakça anlatmaya çalışıyordum ki; kadın patlayıverdi "Ne yani siz haritamda, benim altı yüz elli metre kare evimi gördünüz de, kıskandınız mı?" Ayıkla pirincin taşını. Ben tüm soğukkanlılığımla, "Hayır ben beş yüz metre gördüm demek ki balkonları hesaplayamamışım" derken ikimizde gülmeye başladık. Aslında kocasının ne haltlar ettiğini biliyormuş. Sadece yüzleşmekten korkuyormuş.

BU ŞEHİR AKLIMIZI ALDI
Konular bitmiyor. Her gün bir öncekinden daha ilginç olanı ekleniyor olaylara.
Alıştık artık. Bu şehir aklımızı aldı zaten.
İşimin çok acil olduğu bir gün, bir taksiye atladım. Taksim der demez şoför aportda.
"Yol kapalı tarif ettiğiniz yerden gidemem." Mecidiyeköy, taksim arası taş çatlasın 15 dk. Fakat biz Kağıthane, Eyüp, Kasımpaşa ve Karaköy turundan 65 dakika sonra Taksim'deydik. Sıkıyorsa bir şey söyle.
Organik şoförümüz sizi yolun ortasında indiriverir. Bilmediğiniz semtlerde yeniden taksi arar durursunuz.
Zor zanaat İstanbul'da yaşamak. Eğer bu şehirde yaşamayı becerebiliyorsanız, dünyanın her yeri size güllük gülistanlık.
Unutmayın ki çok organik olmak saygısızlığa davetiye çıkarmak değildir. Her şeyin kararı güzel.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN