• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Biz her şeyi yarım yaşadık FİLİZ ÖZKOL

Biz her şeyi yarım yaşadık

filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 21.02.2022, 00:00

Banu, hayatın yarım kalmışlıkları karşısında sitem etmekten çok bir çeşit itiraflar zinciri içinde içsel bir duygu boşalması yaşıyordu. Yaşamın ikinci yarısı dediğimiz ve kendimize göre bir yaş sınırı koyduğumuz bu zaman tünelinin hangi ucundan geriye bakarsak hepimizin bir eksiği var. Umudun hep bir yarını var.
Bugünün faturasını yaşamın diğer günlerine yüklemek için ne çok bahanemiz mevcut.
"Zayıf değildim. Güçsüz değildim. Umutsuz değildim. Zamanın içinde neleri kaybettim diye hep düşündüm.' diyen Banu'nun sorguları aslında hepimizin dillendiremediği gizli itiraflarıydı. Her insan biraz delidir. Bu deliliğini yaşayamadığı zaman eksildiğini hisseder. Aslında tercihler ve bedeller arasında gider geliriz. Masumiyetimizi kaybettiğimiz anda başlayan acılar ömür boyu devam eder. Yıllarca içsel sorgularımız hiç bitmez.

ÜNİVERSİTE OKUYAMADI
Belma "Üniversiteye gidemedim. Ailem bana hiçbir konuda destek vermedi. Onlara kızamadım. Maddi durumları yetersizdi.
Çünkü babamı küçük yaşta kaybetmiştim.
Annemin gücü bu kadardı. Arkadaşlarıma hep özlemle baktım" derken bir boyun eğmişlik, yarım yaşamışlık içindeydi." BİR DAHA SEVEMEDİM
Tülin "Güzel bir kızdım, mahallenin anneleri beni istemek için kuyruk olurlardı. Oysa benim sevdiğim vardı. Sonra askere gitti ve şehit düştü. Bir daha asla sevemedim. Şimdi bir eşim ve iki kızım var ama duygularımın yarısı ilk gençlik yıllarımla bitti." ŞIMARMA HASRETİ
Arzu annesinin ilk eşinden olan kızıydı.
Daha sonra bir evlilik daha yapan annesiyle aralarındaki duygusal bağı bir türlü kuramadı.
Ayrımcılık duygusu bazen annelerde olabiliyor. Biyolojik ve ruhsal bir deformasyon olarak düşünebiliriz fakat ayrı anne ve babaların çocukları olmak, bazen aradaki uçurumları daha da körüklüyor. Yeni eş ve yeni kardeşlerle bir çeşit yaşamaya mahkum edilen Arzu'nun içinde dinmeyen gözyaşları, yıllarına yansıdı. Duygusal boşluklarını bir türlü dolduramadı. Kendi hayatının hangi bölümünde olduğunu yaşam boyu bilemedi.
Annesinin çok sevdiği yeni eşinden olan çocuklarını her zaman daha fazla sevdiğini çocuk kalbiyle hissederken, gözyaşları hep içine aktı. Şımarmak kelimesine o kadar uzaktı ki. Bu gün "Hayatta en çok hangi duyguyu tanımak isterdiniz" sorusuna hiç düşünmeden "Doya doya şımarmak " diye cevap veriyor. Anne olduğu zaman da bu duyguyu bol bol kendi çocuklarına yaşattı.

AĞIR YAŞAM ŞARTLARI
Ahmet, daha ilkokuldayken ne kadar zeki bir çocuk olduğunu öğretmenlerinin hemfikirleriyle ispat etmişti. Ailenin altıncı ve istenmeyen bebeği olarak dünyaya gelmişti. Ağır yaşam şartları ve yoksulluk ailenin tüm bireylerini zorluyordu. Zar zor ilkokul ve daha sonra yaşam boyunca kimsenin asla yapmak istemediği ne kadar zor iş varsa hepsini denedi. Deli gibi sevdiği kızı, yoksulluğu yüzünden alamadı. Kızın ailesinin "Senin gibi nefesi açlık kokan birine biz kız vermeyiz" cümlesini yıllar geçse de aklından silememişti. Şimdilerde bir okul kantini işletiyordu ve okulun öğrencilerine dalıp dalıp yarım kalmış hayallerini izliyordu. Sanki tüm öğrenciler kendisi, tüm kızlar alamadığı sevdiğiydi. Hayat insana her zaman istediğini vermiyordu.
Kim haklı kim haksız diye düşünecek zamanımız bile yok. Karışık bir matematiğin işlemlerini çözerken bir bakmışız hikayemizin sonuna gelivermişiz. Yaşadığımız ne olursa olsun hayatı ne tanımlayabileceğiz ne de tamamlayabileceğiz. Belki başka zamanda tekrar demek zorundayız.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
  • SON DAKİKA