• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Ekonomik zaferin yeni rotası

GONCA ELİBOL

Ekonomik zaferin yeni rotası

gonca.elibol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 31 Ağustos 2026

26 Ağustos 1922'de başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos'ta Dumlupınar'da Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğinde kazanılan Başkomutan Meydan Muharebesi ile kesin zafere ulaştı. Türk milletinin bağımsızlık iradesini dünyaya ilan eden bu tarihî başarı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yolunu açtı. 30 Ağustos; millî iradenin, ortak hedef etrafında birleşmenin, stratejik öngörünün, disiplinli çalışmanın ve kararlılığın zaferidir. Bugün bize düşen görev, savaş meydanlarında kazanılan bu büyük başarıyı siyasi, ekonomik, bilimsel ve teknolojik zaferlerle geleceğe taşımaktır. Bir ülkenin bağımsızlığı; geleceği hakkında özgürce karar verebilme, millî iradesini koruyabilme ve aldığı kararları uygulayacak siyasi, ekonomik, askerî, teknolojik ve toplumsal kapasiteye sahip olma gücüdür. Savunma yapısı, üretim kapasitesi, enerji ve gıda güvenliği, bilimsel yetkinlik, nitelikli insan kaynağı ve toplumsal birlik bu gücün birbirini tamamlayan unsurlarıdır.

KALKINMA VİZYONU
Günümüzde küresel güç dengeleri büyük bir hızla yeniden şekilleniyor. Jeopolitik gelişmeler, ekonomi politikaları, yapay zekâ, ileri üretim teknolojileri, kritik ham maddeler, yeşil dönüşüm, siber güvenlik ve veri egemenliği ülkelerin rekabet gücünü belirliyor. Artık mesele daha fazla üretmek değil; yüksek katma değer oluşturmak, teknoloji geliştirmek, fikrî mülkiyet üretmek ve küresel değer zincirlerinin karar veren halkalarında yer almaktır. Çünkü bir ürünün üretildiği ülke kadar tasarımının, yazılımının, patentinin ve markasının kime ait olduğu da ekonomik değerin ve küresel etkinin nasıl paylaşılacağını belirliyor. Türkiye, köklü devlet geleneği, stratejik coğrafyası, üretim altyapısı, girişimcilik ruhu ve yetişmiş insan kaynağıyla bu değişimin güçlü aktörlerinden biri olabilecek kapasiteye sahiptir. Ancak potansiyelin ekonomik değere dönüşebilmesi; sanayi, tarım, enerji, eğitim, istihdam ve dış ticaret politikalarının ortak bir kalkınma vizyonunda buluşmasına bağlıdır. Savunma sanayiinde elde edilen başarılar bunun en somut göstergesidir. Uzun vadeli hedef, güçlü irade, nitelikli insan kaynağı ve kamu-özel sektör iş birliği aynı amaç etrafında birleştiğinde Türkiye'nin teknoloji geliştirebildiğini, üretebildiğini ve küresel pazarlarda rekabet edebildiğini görüyoruz. Bu başarının diğer stratejik sektörlere taşınması gerekiyor. Ortak hedefimiz Türkiye'yi bilimde, teknolojide, üretimde ve kalkınmada dünyanın öncü ülkeleri arasına taşımak olmalıdır. Bunun yolu ise sahip olduğumuz bütün sermaye unsurlarını aynı hedef doğrultusunda harekete geçirmekten geçiyor.

STRATEJİK SERMAYE İNSAN
Bir ülkenin gücü finansal kaynaklarının büyüklüğüyle ölçülemez. İnsan sermayesi, entelektüel birikim, toplumsal güven, kurumsal kapasite ve ortak çalışma kültürü birbiriyle uyum içinde hareket ettiğinde gerçek kalkınma ortaya çıkar.Bilgi, beceri, deneyim, etik değerler ve yenilik kapasitesinden oluşan insan sermayesi ekonominin en stratejik ham maddesidir. Üretimi katma değere, bilgiyi yeniliğe, ürünü markaya ve satışı ihracata dönüştüren temel güç insandır.Bu nedenle kalkınma yolculuğunun merkezinde insan bulunmalıdır. Yeteneği keşfetmeyen, bilgiyi değerlendirmeyen, başarılı insanı desteklemeyen ve nitelikli iş gücünü koruyamayan ülkeler sahip oldukları diğer kaynakları da verimli kullanamaz. İnsan sermayesini harekete geçiren asıl unsur ise çalışma adabıdır. İşini zamanında, doğru ve özenli yapmak; kamu malını, kurum kaynaklarını ve başkasının emeğini korumak ekonomik bir değerdir. Dürüstlük, liyakat, sorumluluk, disiplin ve hesap verebilirlik kurumsal verimliliğin temelini oluşturur. Verimlilik, daha uzun süre çalışmak değil; aynı kaynakla daha nitelikli ve yüksek katma değerli işler üretmektir. Atatürk, "Geçen zamana nispetle daha çok çalışacağız. Daha az zamanda daha büyük işler başaracağız" sözüyle Türkiye'nin kalkınma vizyonunu ortaya koymuştur.Türkiye'de bu hedefleri gerçekleştirecek tarihsel birikim, girişimcilik ruhu, üretim kabiliyeti, yetişmiş insan gücü ve stratejik konum vardır. Bizim ihtiyacımız olan; kendi kapasitemize inanmak, ortak hedeflerde birleşmek ve kararlılıkla çalışmaktır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.