• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Yapay zekanın düşündürdükleri

MEHMET DEMİRCİ

Yapay zekanın düşündürdükleri

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 08 Mayıs 2026

Türk Kültür ve Sanat Derneği'nin, geçen hafta Manisa Celal Bayar Üniversitesi'nde bir etkinliği oldu. Prof. Dr. Kenan Gürsoy "Yapay Zeka Karşısında İnsani Olanı Korumak" adlı bir konferans verdi. İlgiyle izlenen bu konuşmadan çok kısa bir özet sunuyorum. Konu felsefi ve ağır, ben kendi cümlelerimle ifade etmeye çalıştım. Kenan Bey'i dinleyelim:

İlk defa evimize bir buzdolabı alındı. Hayatımızı çok kolaylaştırdı. Onu 1955'ten 1975 yılına kadar kullandık. Sonra daktilolarla tanıştık. Birçok araç kullandık. Ve arkasından bilgisayar ortaya çıktı. Çok işimize yaradı. Bilgisayar ilk çıktığı yıllarda "Ne var ne yok" sorusuna cevap verebilir mi diye espri konusu olmuştu. Benzer bir sözümüz var masallarımızda: "Bir varmış bir yokmuş" diyoruz.

Yani bir varmış, bir yokmuş diye başladığınız bir hikayenin arkasından gelebilecek bir gerçeklik söz konusudur. Bu farklı bir gerçeklik algısıdır. Bir batılı, bir zamanlar şöyleydi, diye başlar. Bu olabilir, ama bir varmış bir yokmuş da büyük sıkıntı var. Peki biz bunu anlıyor muyuz? Yapay zekayla bunu nasıl paylaşabiliriz?

KENDİNE YABANCILAŞMA

Ayrıca yapay kelimesinden de hoşlanmıyorum. Herhalde "Ya göründüğün gibi ol ya da olduğun gibi görün" diyen Mevlana'ya bağlılığımdan dolayı. İnsanın bir anlam ve değer dünyası var. İnsanın kendine has olan bir mahiyeti, yani bir özü var. Biz buna insan diyoruz. Ve bunun bir değeri var.

İnsanı insan olmak bakımından kendine yabancılaştırırsanız, yani insan olmak bakımından onun değerini sarsarsanız, insan kendinden uzaklaşır. Bir tür robot haline, sürü haline gelir. Yapay zeka konusunda asıl tehlike budur. Bunu nasıl aşabiliriz? Bu tehlike kendi doğal çevremizde ve kültür havzamızda sürekli tazelenerek, yeni şeyler söyleyerek, her dem yeniden doğarak aşılabilir.

Yapay zekada her türlü yabancılaşmaya da açıksınız. O yapaylıkta siz değil, sizin adınıza olan devreye girmiş olur. Bu yapaylığın içinde insan kaybolmamalıdır. Ne demek yapay? Yapay, aslının yerine konandır. Üstelik bu yapaylığı siz kendiniz ortaya koyuyorsunuz. Kendinizi bir yapaylık olarak ortaya koyuyorsunuz. Kendi bütün yaratıcılıklarınızı ve şahsiyet oluşumlarınızı bir ötekine, hatta bir makineye, insan olmayan bir alana ısmarlıyorsunuz.

İLETİŞİM EKSİKLİĞİ

Ne olmalıydı insan? İnsan evvela bir bilinç olmalıydı. Kendisi hakkında bir bilinç. Bir anlam verebilme, anlamı algılayabilme, buradan hareketle de bir senteze gidebilme varlığı olabilmeliydi. Oysa bu imkanınız yapay zekaya havale ediliyor, ona tabi kılınıyorsunuz. O zaman siz ister istemez, size ait olmayan bir alana taşınmış, size yabancılaşmış oluyorsunuz.

Yapay zeka, yapay zeka olarak elimizdeki buzdolaplarını, kullandığımız otomobilleri, helikopterleri, uçakları imal etmede katkıya devam etsin. Alabildiğine de gelişsin.

Şu var ki, yapay zeka ortamında bir muhatabiyet, karşılıklı iletişim imkanı yoktur. Yapay zeka ile duygusal bir bağ kurma ihtiyacı duyanlara dair örnekler var. Ona teşekkür etmeye kalkanlar oluyor. Ne yazık ki yapay zekadan öğrenmek için bir göz kontağı kurma söz konusu değil. Zaten kıyamet buradan kopuyor. Bizim çok defa göz kontağı kurmaya ihtiyacımız var.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.