• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Eyüp’te bir kadiri şeyhi

MEHMET DEMİRCİ

Eyüp’te bir kadiri şeyhi

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 22 Temmuz 2026

Victoria Holboorg, Amcam Sokrat adlı anı kitabında anlattığına göre, 1979-1984 arasında İstanbul'da bir yandan sol ve seküler çevrelerle içli dışlı iken, bir yandan da ilgi çekici tasavvuf mensuplarıyla tanışır. Bunlardan biri son Kadiri şeyhlerinden Hüseyin Nazmi Ceylanoğlu'dur. Bu zat hakkında Diyanet İslam Ansiklopedisi'nden şu özet bilgiyi aktarıyorum: Hüseyin Nazmi (Ceylanoğlu) (1896-1991) Kadiri şeyhi olup soyu Abdülkadir Geylani'ye ulaşır. Tekke ortamında büyüyen Hüseyin Nazmi dini bilgileri tekke çevresinde öğrendi. Eyüp İdadi ve Rüşdiyesi'nden mezun oldu. Mekteb-i Hukuk öğrencisi olan Nazmi Efendi İstanbul'un işgali sebebiyle tahsilini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Milli Mücadele başladığında babasıyla birlikte, Osmanlı ordusuna ait silah depolarında bulunan silah ve cephanenin Anadolu'ya intikalini sağladı ve halkın düşman saldırılarından korunması amacıyla kurulan Mim Mim adlı gizli istihbarat teşkilatına katılıp faal olarak çalışmaya başladı. Anadolu'ya geçip fiilen cepheye katılmaya teşebbüs eden Nazmi Efendi işgal kuvvetleri tarafından yakalanıp hapse atıldı ve günlerce ağır işkencelere uğradı.

DERVİŞ MADALYA ALMAZ
Nazmi Efendi ve babası Sadeddin Efendi Milli Mücadele sırasında İstanbul'da yaptıkları hizmetlerden dolayı İstiklal madalyası almaya layık görüldü. "Biz derviş adamlarız, vatan ve din yolunda vacip olan bir hizmetin karşılığı olarak madalya almak bize yakışmaz" diyerek kabul etmediler. Nazmi Efendi, Cumhuriyet öncesinde hilafet alıp en son vefat eden şeyhtir. Zengin tasavvuf kültür ve bilgisiyle bu geleneğin gelecek nesillere aktarılmasında bir köprü vazifesi görmüş, bu konuda kendisine başvuran yerli ve yabancı araştırmacılara yardımcı olmayı bir görev bilmiştir. Holbrook bunlardan biridir. Onun günümüzde artık unutulmaya yüz tutmuş ulum-i hafiyye ve ilm-i cifr konusunda geniş bilgi sahibi olduğu bilinmektedir. (DİA, c. 32, s. 459) Victoria Holboorg Amcam Sokrat kitabında anlattığına göre, şeyhin akrabası bir Türk arkadaşı vasıtasıyla H. Nazmi Bey'le tanışır. Eyüp'te onun mütevazı evine bir yıldan fazla her hafta gider. Sesli ve sessiz sohbetleri olur. Yazarın boynundaki bir şişlik hakkında esrarengiz yumrunun mahiyeti hakkında isabetli teşhislerde bulunur. Şeyh Efendi yoksul haline rağmen, ayrılırken Holboorg'a hep zorla para verirdi: "Uzaktan geliyorsun, güzel kızsın, erkekler rahatsız eder, taksiye bin," derdi.

MELAMİLER
Amcam Sokrat kitabında Vivtoria Holboorg İstanbul'da Melami bir grupla tanıştığını da anlatır. Bunların çoğu Cumhuriyet öncesi büyük şeyhlerin soyundan gelen kimselerdi. Baha Doğramacı, Vehbi Güloğlu bunlardandır. Vehbi Bey Kuleli Askeri Lisesi'ndc fizik öğretmenliği yapmıştı. Babası Melami şeyhi merhum Arabacı İsmail Ağa'ydı. Vehbi Bey'e rüyasında babası Te'vilat-ı Kaşaniye adlı tasavvufi tefsiri yeni harflere aktarmasını söyledi. O da 60 yaşından sonra Osmanlıca öğrendi ve 3 cilt halinde bu eseri yayımladı. Bütün bunların hikayesini ve bu değerli tefsirin çevirisini yapan zatı ben Eskişehirli Melami Ali Rıza Doksanyedi Eserleri ve Şiirleri adlı kitabımda anlattım (H yayınları, 2021).
(Amcam Sokrat yazı serisi bitti)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.