Mustafa Nafiz Acar anlatır: Antalya Lisesinden emekli olan Din Kültürü öğretmeni Necati Ocakçı hocamız, Kumluca'da görev yaptığı dönemde bizim de dersimize girmişti. Hocamız derste bizzat yaşadığı bir olayı şöyle dile getirmişti:
"Kıbrıs çıkartması yapıldığında Devletimiz, Akdeniz'e kıyısı olan illerimize özel bir önem vermekteydi. Antalya da bunlardan biriydi. Saldırı olur düşüncesiyle halkın mukavemetini canlı tutmak için bir program yapılmıştı, konuşmacı olarak da Bayrak Şairimiz (Arif Nihat Asya) çağrılmıştı. Şairimiz çok yaşlı olduğu halde gelmişti. Antalya en sıcak günlerinden birini yaşıyordu İnsanlar sıcaktan ağaçların gölgesine kaçıyorlardı. Bunaltıcı bir hava ve yoğun bir nem vardı. Sıcaktan ve nemden nefes almakta zorlanıyorduk. Üstad geldi, bir uğultu, bir vaveyla ve sükunet. Yanımızda bayrak direği vardı, bayrak sıcaktan büzüşmüştü. Üstad kürsüye çıkınca bayrağın bu mahzunluğuna bir süre baktı, baktı, baktı ve başladı kendi yazdığı Bayrak şiirini okumaya:
"Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü / Kız kardeşimin gelinliği / Şehidimin son örtüsü / Işık ışık, dalga dalga bayrağım! / Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım!"
AKDENİZ'DEN ESEN RÜZGAR
(Bu dizelerle birlikte Akdeniz'den hafif bir rüzgar çıktı ve bayrak dalgalanmaya başladı. Ardından şiirin devamı geldi.)
"Sana benim gözümle bakmayanın / Mezarını kazacağım / Seni selamlamadan uçan kuşun / Yuvasını bozacağım.
Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder... / Gölgende bana da, bana da yer ver / Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar / Yurda ay yıldızının ışığı yeter.
"Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün / Kızıllığında ısındık / Dağlardan çöllere düştüğümüz gün / Gölgene sığındık."
(Artık rüzgar iyice kuvvetlenmiş, bayrak da halk da iyice coşmuştu, şair okumaya devam ediyordu:)
"Ey şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalı / Barışın güvercini, savaşın kartalı / Yüksek yerlerde açan çiçeğim / Senin altında doğdum / Senin altında öleceğim.
Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim / Yeryüzünde yer beğen! / Nereye dikilmek istersen / Söyle, seni oraya dikeyim!"

ÜLKEMİZİN SAHİBİ VAR
Şiirin bitmesiyle rüzgar iyice kuvvetlenmiş, o nemli ve bunaltıcı hava dağılmış, bayrağımız meydan okurcasına dalgalanıyordu. Halk coşmuştu. O bunaltıcı havayı dağıtan ve halkın mukavemetini arttıran bayrağın dalgalanmasıydı. Bayrağı dalgalandıran ise Akdeniz'den bir anda çıkan rüzgardı.
İyi de yazın sıcağında rüzgarı çıkaran kimdi? Bunlar sizce tesadüf müydü? İşte evlatlarım, Türk İslam diyarlarının sahibi vardır, en bunaltıcı anlarda bir rüzgar çıkarır, ağır havayı dağıtır, bu milleti ayağa kaldırır. Bu vatanın altı da üstü de boş değildir."
Her Kıbrıs Harekatı yıldönümlerinde Necati Ocakçı hocamın bu anısını hatırlarım. Hocamı rahmetle ve minnetle anmayı da bir borç bilirim. (Mustafa Nafiz Acar)
NOT: Bu bilgiyi bana ulaştıran ve bu tarihi günlerde yayımlamama izin veren Prof. Dr. Cemal Kurnaz'a teşekkür ederim.
