• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Hırka-i Şerif semtinin hikayesi

MEHMET DEMİRCİ

Hırka-i Şerif semtinin hikayesi

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 09 Ekim 2026

Prof. Dr. Ahmed Güner Sayar (d. 1946) İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinden mezun. İngiltere'de Ekonomi yüksek lisansı yaptı. İÜ İktisat ve Siyasal Bilgiler Fakültesinde çalıştı. Alanında değerli yayınları vardır. Sayar, öğrenciliği sırasında ve sonrasında İstanbul'un sanat ve kültürle yoğrulmuş seçkin muhitlerinde bulundu. Her biri abidevi niteliğe sahip şahsiyetlerin halkalarına dahil oldu ve bunlardan faydalandı. Sonraları bir vefa örneği olarak bu zatlar hakkında portreler ve değerli biyografiler yayımladı. Bu çalışmalarında ilmi disiplini ve sağlam arşivciliğinin etkileri açıkça görülür.

Ahmed Güner Sayar son olarak Hırka-i Şerif Bir Semt Hikayesi kitabıyla karşımıza çıktı (Ötüken, 2026). Hırka-i Şerif İstanbul'un müstesna semtlerinden biridir. Sayar burada doğup büyümüş. Kitapta tarihi, kültürü, insanları, yapıları, maneviyatıyla Hırka-ş Şerif semti anlatılırken; aynı zamanda son 70 yılda Türkiye'deki sosyo-kültürel değişikliğin bir mahalle ölçeğindeki serüvenini buluyoruz. 1962-1965 yılları arasında, öğrenciliğim sırasında 3 yıl ben de bu semtte Tuti (Dudu) Abdüllatif mescidinde görev yaptım. Oralar iyi bildiğim yerler.

ZİYARET ADABI

Çok zengin bir hatıra ve kültürel malzemeyle dolu kitapta yazar semte ismini veren, Peygamber Efendimizin hırkasının hikayesini anlatır. Bu hırkadan yayılan manevi etkinin semti nasıl sarıp sarmaladığını, özellikle kendi hayatının ve düşünce dünyasının teşekkülündeki rolünü açık seçik yazar. Bu konuyu ayrıca ele alacağım.

Asırlardan beri Hırka-i şerif, bilhassa ramazan aylarında büyük bir ziyaretçi akınına uğrar. Yazar bu ziyaretlerin bir adabı olduğunu söyler ve bu konudaki çocukluk hatırasını anlatır. Ziyareti uzaktan seyrederken bir komşusu onu görür: "Beni görünce, kolumdan tuttu ve yanına aldı. Böylelikle, ben de, 'salat-ı ümmiye'yi okuyan o fahri guruba katılmış oldum. Bu bir ikramdı. Bu ikramın neticesi olarak, ziyaretçilerin yüz çizgilerini, müeddep davranışlarını, tekrim ile 'Hırka'nın önünde saygı ile baş kesişlerini müşahede etmeme imkan vermişti. Demek ki, 'Hırka-ı Şerife'yi ziyaretin de bir adabı, erkanı varmış. Onu görmüş ve yaşamış oldum." (s. 49)

EVLERİNİN KAPISI AÇIK

"Bizim fakirhanenin kapısı kapalı durmazdı. Niye evin kapısını kapatmazdık, bilmiyorum. Bir ramazan günü, orta mektep dönüşü eve geldim. Annem evde yoktu. Fakat evin girişindeki lavaboda tanımadığım bir hanımın abdest aldığını gördüm. Gerçi bu hanımı tanımıyordum, ama annemin cami arkadaşlarından biri olduğunu düşündüm. Ben kendisine annemin evde olmadığını söyleyince bu hanım dedi ki: 'Evladım! Ben Hırka'nın ziyaretine gelmiştim. Abdest almam gerekiyordu. Evinizin önünden geçerken baktım kapı açık. İçeri girdim ve abdestimi aldım. Hakkınızı helal ediniz. Allah sizden razı olsun' dedi ve ayrıldı" (s.126)

Yazarımızın ve Erdoğan Teziç'in Hırka-i Şerif imamından, çocukken elif ba ve Kur'an okuduklarını da bu kitaptan öğreniyoruz. Teziç Galatasaray Ü. Rektörlüğü ve YÖK başkanlığı yapmıştır. (Devam edecek)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.