• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Bir sempozyumun ardından

MEHMET DEMİRCİ

Bir sempozyumun ardından

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 30 Ekim 2026

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi genç ve dinamik kurumlarımızdan biridir. Kaliteli öğretim elemanlarına sahiptir. Eğitim öğretimin yanında kuruluşundan beri çeşitli alanlarda sık sık konferans, panel ve sempozyumlar düzelmekte ve bunların çoğunun metinlerini bastırmaktadır.
15-16 Ekim tarihlerinde Kâtip Çelebi Üniversitesi ile İzmir İl Müftülüğünün düzenlediği "III. Dil, Din, Düşünce ve Yorum Sempozyumu" yapıldı. 59'u yüz yüze, 75'i çevrim içi olmak üzere toplam 134 tebliğ sunuldu. Dilin düşünceyi şekillendirmedeki rolü, dinî metinlerin anlaşılması ve yorumlanması ile dil ve anlam ilişkisinin farklı boyutları ele alındı.
Oturumlarda kelam, tefsir, hadis, tasavvuf, felsefe, mantık, psikoloji, edebiyat ve sanatın yanı sıra eğitim, dijital çağ ve yapay zekâ konuları da dil ve anlam ilişkisi çerçevesinde ele alındı. Üçüncü defa düzenlenen sempozyum gelenekselleşen bir akademik buluşmaya dönüştüğü görülüyor.

HAL DİLİ KAL DİLİ
Ben de "Hal Dili Kal Dili" başlıklı bir tebliğ sundum. "Kal" söz, konuşma demek. Hal kısaca, ilahi bir lutufla insanın kalbine gelen his ve bunun davranışlara yansıması anlamına gelir. Manevi haller ihlaslı olarak iyi işler yapanlara Allah'ın lutuflarıdır. Tasavvufun bir "hal ilmi olması" dini emir ve yasakların sadece sözde ve şekilde kalmayıp içselleştirilmesi, huy ve tabiat şekline dönüşmesi sonucunu doğurur.
Dil, lisan en değerli nesnelerdendir.
Dille, konuşarak anlaşırız, bilgi aktarırız, kültürün başta gelen araçlarından biri dildir. Konuşmak insanın özelliğidir, insan hayvan-ı natık, konuşan canlıdır. Ama son tahlilde dil bu dünyaya aittir, zaman içinde doğup gelişmiştir. Hal dili ilahi kaynaklıdır.

SESSİZ SOHBET
Tasavvufi sohbetler karşılıklı konuşma ve soru-cevap şeklinde değil kamil insanı can kulağıyla dinlemekle gerçekleşir. Susan sohbet ehline bakmak bile bir tür sohbet sayılır.
Şems-i Tebrizi ile Mevlana Celaleddin bazen bir odaya çekilir saatlerce halvette kalırlardı. Bir gün Hz. Mevlana'nın eşi Kira Hatun merak edip içeriyi gören küçük bir pencereden bakar. Durumu şöyle anlatır: "Tam bir huzur içinde takriben öğle namazına kadar oturdular, hiçbir kelime konuşmadılar." Victoria R. Holbrook 1980'lerde bir yıl kadar Kadiri şeyhi Hüseyin Nazmi Ceylanoğlu'nun sohbetlerine devam eder. "Ona soru sormazdım, o da benim hakkımda hiç soru sormadı, tarzı başkaydı. Sessizce otururduk. Düşündüğünü duyardım. Sonra birden bir şey söylerdi ve gene sessizce otururduk." Yani kal diliyle değil hal diliyle anlaşırlarmış.
Dil / lisan bir iletişim aracıdır. Dilin vasıtası kelimedir, sözdür. Hal dilinde bunlar bulunmamaktadır. O halde burada iletişim ne yolla gerçekleşiyor?
Bunun modern bilimlerin ortaya koyduğu usullerle mesela sezgi ile, telepati ile açıklamak yeterli olmaz.
"Kalbden kalbe yol vardır" sözünün gerçekliğini az çok herkes bir şekilde yaşamıştır.
Burada söz konusu olan ruhimanevi bir iletişimdir. Bunu da modern bilimlerin verileri ve terimleri ile açıklama gayretine girmemek gerekir.
Yunus Emre'nin dediği gibi: "Çok söz hayvan yüküdür az söz erin görküdür/ Bilene bir söz yeter canda gevher var ise."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.