Özcan Ergiydiren, 1935 Manisa doğumlu bir mimar. İyi yetişmiş bir sanat ve gönül adamı. Divan, halk ve tekke şiirimizi bilen, estetik zevki olan, tasavvuf kültürüne vakıf, sanatkar ruhlu, Türkçe'yi iyi yazan bir insan. Daha 22 yaşında iken "O" adlı mensur şiir tadında, duygu ve tefekkür yüklü bir kitapçığı çıkmıştı. Olgunluk çağı eseri ise, büyük boy 388 sayfalık Hayali Cihan Değer adlı kitabıdır, altbaşlığı "Samiha Ayverdi İle Hatıralar" (Kubbealtı neşriyatı, 2009).
Özcan Ergiydiren doğuştan yetenekli şiir ve sanatla yakından ilgili bir fıtrata sahip. Aynı zamanda şanslı, 1952 yılında Manisa Lisesi'nde öğrenci iken karşısına müstesna bir edebiyat hocası çıkar: Nazik Erik. Bu değerli "Hoca" Özcan'ı hemen keşfeder, ona ilgi gösterir, devamlı görüşür ve ileride koyulacağı yolun taşlarını döşemeye başlar. Nazik Hanım Kenan Rifai müntesibi ve Samiha Ayverdi öğrencisidir. Özcan'ın da aynı kutlu yola katılmasını vesile olur.
Böylece Özcan Ergiydiren, Samiha Ayverdi Hanımefendi'nin yakınında bulunur, onun rehberliği ile gönül dünyasını şekillendirir. Samiha Ayverdi (11205-1993), eserleri ve çeşitli faaliyetleri ile, kadim kültür ve medeniyetimizi, ahlakımızı bugünkü nesle anlatma ve tanıtma gayretinde bulunan bir Hak dostudur. Bütün bunları, tasavvuf imbiğinden geçirerek vermiştir. İşte Özcan Ergiydiren, onun terbiye halkasına dahil olan şanslı kimselerdendir.

KADİRŞİNAS ÖZCAN
Özcan Bey mazhar olduğu nimetin kadrini bilen biridir. Hayali Cihan Değer kitabının en başına "Ebediyyen minnettar olduğum Nazik Erik Hanım'a" ifadesini koyar. Eserin takdim yazısı ile şu cümlelerle başlar: "Yolumun Samiha Ayverdi'ye ulaşması, kaderimin bana en büyük lütfudur. O'nu anlatabilmeyi ne çok isterdim." Bunu anlatmaya gücü yetmediğini söylese de Özcan Bey'in bu kitabı müstesna bir değere sahiptir.
Şeb-i Arus törenleri veya Konya'daki Mevlana ihtifallerinin tarihinde Samiha Ayverdi ve Özcan Ergiydiren öncü rolüne sahiptirler. Ayverdi genç Özcan'ı Bahir Şereftuğ'a göndererek ondan sema öğrenmesini sağlar. Özcan Bey bu vesile ile sema çıkarmanın bütün adap ve erkanını anlatır. O yıl Aralık ayında Konya'da "sikkesi tekbirlenir" ve birkaç yıl sema ayinlerine semazen olarak katılır. Bu konuda Gölpınarlı'nın şifahi takdirine de mazhar olur.
HACI BAYRAM'IN HİMMETİ
Özcan Bey edindiği kültür mirasına sahip çıkar. 1960'larda Ankara'da çalışırken arkadaşlarıyla şehrin manevi sahibi Hacı Bayram Veli adına bir musiki gecesi düzenlemek isterler. Görürler ki Hacı Bayram temalı bir tek beste var: "N'oldu bu gönlüm n'oldu bu gönlüm." Eksiği tamamlamak için Özcan Bey Hacı Bayram'ın "Çalabım bir şar yaratmış iki cihan arasında" şiirini Mahur makamında besteler. Yusuf Ömürlü de Akşemseddin'in "Aşık oldum sana candan / Hacı Bayram, pirim sultan" diye başlayan şiirini besteleyecektir. Bir türlü ilham gelmez. Özcan'ın hatırlatması ile Hacı Bayram'ı ziyaret edip himmet diler, dönüşte bestenin nağmeleri doğmuştur. Acem Kürdi ilahi böylece çıkar.
24 Ekim 2026'da irtihal eden Özcan Bey, Merkez Efendi kabristanında sırlandı. Ruhu şad, mekanı cennet olsun. (Devam edecek)
