Konumuz yine Amerika ve bu defa İsrail de eşlik ediyor. "Dalton kardeşler nereye koşuyor?" Geçtiğimiz haftalarda Amerika'nın aklı fikrinin Ortadoğu'da olduğunu yazmıştım. Amerika'nın süper güç olarak sahneye çıktığından beri, nerede bir enerji kaynağı varsa, o bölgeye el attığını görebiliriz. Çünkü, teknoloji geliştikçe ortaya çıkan enerji ihtiyacı, güçler savaşında saldırgan politikaları ortaya çıkarmıştır. Bu politikalar yıllar boyu adım adım ilerlemektedir. Türkiye, jeopolitik olarak ağır silahların kullanıldığı Ortadoğu'nun hemen yanında çok kritik bir konuma sahiptir. Bu nedenle, potansiyel olarak mevcut olan ve her zaman oluşabilecek saldırgan politikalara karşı, savunmasını güçlü tutmaktadır.
AMERİKA DÜNYAYI BEZDİRİYOR
Yine bir yazımda, "Ortada kuyu var yandan geç" diye Türkiye'ye dokunmanın faturasının ağır olabileceğini söylemiştim. Eski köşelerimi karıştırdıkça yalın bir şekilde aklıma geldi satırlarım. İsterseniz her şeyi baştan alalım. Dünyayı şekillendirilmeye çalışıldığı küreselleşme dalgasının yarattığı postmodern süreçte, Amerikan hegemonyası dünyanın birçok ülkesinde olumsuz tepkiler almaktadır. Tarih sayfaları, birçok hegemonyaları acımasızca gömdüğü gibi; artık Amerika için de tehlike çanlarının çalınmaya başladığı sinyalleri veriyor. İşte Rusya, işte Çin, İşte İran doğunun tehdidi Amerikan saltanatının tahtını sallamaya başlıyor. Amerika'nın Ali kıran baş kesen davranışları dünyayı bezdirmiş durumda. Ortadoğu ve Uzak doğunun yükselen değerleri artık geçmiş yargıların değişmesine neden oluyor. Dünya artık farklı oluşumlar içinde ve yeryüzü haritası yeniden yazılıyor ve bu yazılımın içinde Amerikan hegemonyası yok edilmeye çalışılıyor. Her zaman ısrarla tekrar ettiğim bir cümle ülkesinin çıkarları söz konusu olduğu zaman, kimsenin gözyaşların bakmayan vahşi bir batı var dünyanın karşısında. Cumhurbaşkanımızın söylediği, "Dünya 5 den büyüktür" sözüne uygun olarak, çıkar savaşlarını en iyi şekilde kullanabilen bu ülkenin dişleri arasında ezilen dünya milletleri tek tek uyanışa geçti. Bu 3. dünya savaşı sinyalleri verse de, atom bombasının butonu Amerika'nın korkulu rüyası olan Kuzey Kore'nin parmakları arasında ve düğmeye bastıkları anda; hedeflerini en ince detayına kadar hesaplamış durumdalar. Türkiye olarak biz muhteşem bir coğrafyann avantajlarına ve dezavantajlarına sahibiz. Yangının tam ortasında, barıştan yana bir rota ve caydırıcı bir güce sahip güçlü, teknolojiyle donatılmış orduya sahip olmamız bizi avantajlı duruma getirmektedir. Son günlerde İran'a yapılan saldırıların altında yine ayni güçler yer almaktadır. İran, yıllardır uygulanan değişik ambargolarla uğraşırken, iç işlerinde de sorunları vardı. Fakat, "kol kırılır, yen içinde kalır" olgusuyla bir şekilde siyasetini sürdürüyordu. İran kolay bir lokma değil. İçsel gücü tartışılır. 1980'li yıllarda Irak'la 8 yıllık bir savaş geçirmiş, üstelik o dönem Irak Amerika'dan gizli destek almasına rağmen savaş sonrası beraberlik ilan edilmişti. İran; Suriye Irak Libya Mısır ile kıyaslanmaz. Geçmişin bir Pers gücünden gelme inadı var. Kış uykusunda yatan Çin uyanırsa, asıl felaket o zaman başlar. Trump dolu dizgin gidebilir. Kazın ayağının öyle olmadığını nedense sonradan görüyor. Hangi konuda çığırtkanlık yapıyorsa her şey geri tepiyor. Dünya onu anladı. O kendini anlamamakta direniyor.
TRUMP'IN GÖÇMENLERE ÖFKESİ
Dünyaya tepeden bakan güçlü ülkeler ve bu ülkelerdeki lobiler kapitalist sistemin acımasızlığı içinde orta doğuyu kaynatıyorlar ve ateşle kuşatıyorlar. Bu tür olaylarda vazgeçilmez ve etkili bir parametre olan halk kışkırtmaları ile yıkımı gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Tüm dünyanın zorlu bir süreçten geçtiği kesin. Batının Kovboyları istilacı ruhlarıyla atlarını ve kırbaçlarını doğuya çevirmiş durumdalar. Haklarına razı olma gibi bir durumları da yok. Kendilerini haklı çıkaran diğer neden de, Trump'ın göçmenlere duyduğu öfkenin altındaki mesaj. "Ülkemize geldiniz. Bizi yediniz bitirdiniz. Artık sizin ülkenizin kaynaklarını alma hakkına sahibiz, soframıza oturanın sofrasını kuruturuz" misali. Çünkü enerji stokları ne kadar güçlü olsa da, artan devasa enerji ihtiyaçları ile yaşadıkları medeni dünyalarının hiç de ucuz olmadığını görüyoruz. Dolayısıyla, güçlü ülkelerin kendi çıkarlarını koruma oyunları hiç bitmeyecek. Dünyada ekonomi rüzgarları alabildiğince sert esiyor. Allah ülkemize güç kuvvet birlik beraberlik versin. Hep birlikte aklımızı kullanalım. Huzurlu haftalar diliyorum.
