Karadeniz'de sadece üç puan için değil, sezonun gidişatına yön verecek bir maç için düdük çalacak. Futbolda bazı maçların puan cetvelindeki karşılığı üç puandır ama hikayedeki karşılığı çok daha büyüktür. Trabzonspor-Galatasaray karşılaşması da tam olarak böyle bir maç... Bir tarafta sezona istediği gibi başlayamayan ama kendi sahasında Galatasaray'ı ağırlamanın verdiği enerjiyle ayağa kalkmak isteyen Trabzonspor, diğer tarafta ilk haftadaki puan kaybının ardından dört maçlık galibiyet serisi yakalayarak liderlik koltuğuna oturan Galatasaray...
Trabzon deplasmanı, tabeladan bağımsız olarak her zaman başka bir sınavdır. Çünkü burada sadece oyun konuşmaz. Tribün konuşur, tempo konuşur, ikili mücadeleler konuşur. Hele ki rakip Galatasaray ise maçın psikolojik tarafı da en az taktik tarafı kadar önem kazanır. Galatasaray'ın en büyük soru işaretlerinden biri ise Victor Osimhen... Çünkü Osimhen'in olmadığı bir Galatasaray ile Osimhen'in sahada olduğu Galatasaray aynı takım değil.
SÖZ FUTBOLCULARDA
Trabzonspor açısından ise ilk hedef belli: Galatasaray'ın hücumdaki ritmini bozmak. Sarı-kırmızılıların savunmada zaman zaman verdiği boşluklar da bordo-mavililerin değerlendirmek isteyeceği alanlar olacaktır. Galatasaray 5 maçta 13 gol atmış olsa da kalesinde 6 gol gördü. Yani bu takımın ön tarafındaki üretkenliği ile savunmadaki kırılganlığı arasında hâlâ bir denge sorunu var. Trabzonspor'un da tam olarak buraya dokunması gerekiyor. Bu nedenle maçın kilidi orta saha mücadelesinde olacak. Kim topu daha fazla kazanacak?
OYUNUN TEMPOSU ÖNEMLİ
Kim oyunun temposunu belirleyecek? Bence maçın hikayesini bu sorular belirleyecek. Benim gözümde bu karşılaşmanın en önemli noktası ise şu: Galatasaray'ın hücum gücü ile Trabzonspor'un Papara Park avantajı karşı karşıya gelecek. Bu nedenle maçın ilk golü her zamankinden daha değerli. Şimdi söz futbolcularda... Çünkü bazı gecelerde taktik tahtasındaki oklar değil, sahadaki karakter kazanır.
LİDERLİK HESAPLARI VAR
Tabi bu maç sadece Trabzonspor ve Galatasaray camialarının değil Fenerbahçe ile Beşiktaş'ı da yakından ilgilendiriyor. Sarı-lacivertliler, rakibinin takılmasını ve kendisinin kazanarak aradaki puan farkının inmesini bekliyor. Beşiktaş ise Galatasaray'ın puan kaybetip Amed'i yenerek liderlik koltuğunu ele geçirmenin planlarını yapıyor. Sonuç olarak herkesin nefesini tutatarak beklediği bir çok bilinmiyenli denklem bizi bekliyor. Ancak sonuçtan bağımsız olarak ortaya iyi ve temiz bir oyun konmasını istiyorum. Hakem konuşulmuyan ve sedace atılan ya da atılamayan gollerin konuşulduğu bir maç olması dileğiyle...
