Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM'NİN 22-28
Eylül'de gerçekleşecek ZİRVESİ'ne katılacak. Başkan Erdoğan'ın ABD Başkanı Trump ile de baş başa bir görüşme yapacağı, stratejik dosyaları ele alacakları açıklandı.
BM üyesi 190 ülkeden birçok liderin katılacağı BM Genel Kurulu'nda MAZLUMLARIN SESİ OLARAK tarihi konuşmalarından birini daha yapması, Gazze'deki soykırım, Doğu Avrupa'da ve Orta Doğu'da devam eden savaşların yarattığı sıkıntılara dikkat çekmesi bekleniyor.
New York'ta gerçekleşecek Erdoğan-Trump görüşmesinde Türkiye-ABD ilişkileri, ABD-İran savaşı, Hürmüz ve Babülmendep boğazları-Yemen krizi, Rusya-Ukrayna olası ateşkes çalışmaları, bölgesel güvenlik başlıklarının ele alınması öngörülüyor. BM Genel Kurulu çalışmaları bağlamında Başkan Erdoğan'ın çok sayıda liderle görüşmelerde bulunacağı belirtildi.
SINIRLARA ELEŞTİRİ
Başkan Erdoğan'ın her yıl Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu zirvelerinde gerçekleştirdiği hitaplar ve diplomatik görüşmeler, Türk dış politikasının küresel ölçekte vitrine çıktığı en önemli dinamiklerden biridir.
Erdoğan, BM zirvelerinde "Tarihi Konuşmalar" yapıyor ve "Yoğun İkili Temaslar" ile dikkatleri çekiyor. Erdoğan'ın önceki BM Genel Kurulu hitaplarında, "Dünya Beşten Büyüktür" ve "Daha Adil Bir Dünya Mümkün" başlıklı konuşmaları dünyada büyük yankı uyandırmıştı.
Başkan Erdoğan'ın "Dünya Beşten Büyüktür" sloganı mazlumların sesi olarak birçok analize konu oldu. Erdoğan'ın BM kürsüsüyle özdeşleşen bu ifadesi, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan ve BM Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 5 daimi üyesinin (ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa) veto yetkisine dayanan küresel statükoya en net eleştiridir. Bu söylem, sadece Türkiye'nin değil, küresel güneyin (gelişmekte olan ve sesini duyuramayan ülkelerin) sesi olma iddiasını taşır. Başkan Erdoğan, BM kürsüsünü sadece metin okunan bir yer olarak değil, küresel kamuoyuna görsel mesajlar verilen bir platform olarak kullanmaktadır.
İSRAİL'İN SINIRLARI NERESİ?
Erdoğan'ın, önceki BM kürsüsünde "İsrail insanlığın tüm değerlerini ayaklar altına alıyor." diye başladığı konuşmasında, "BM kürsüsünden soruyorum; İsrail devletinin sınırları neresidir?
1948 mi, 1967 sınırları mı geçerlidir? Yoksa başka bir sınır var mıdır?" sözleri mazlumların sesi olarak çınlamıştı.
Başkan Erdoğan'ın gösterdiği haritalar dünyanın zihninde hâlâ canlı. New York'ta BM Genel Merkezi'nin tam karşısında yer alan Türkevi (Turkish House), zirve dönemlerinde Türkiye'nin küresel diplomasi merkezine dönüşür. Erdoğan, yabancı devlet başkanlarını, başbakanları ve uluslararası kuruluşların temsilcilerini burada ağırlar. Bu durum, Türkiye'nin yumuşak gücünü ve diplomatik ağırlığını göstermek açısından prestijli bir semboldür.
Erdoğan'ın temas trafiği sadece Batı dünyasıyla sınırlı kalmaz; Afrika, Latin Amerika, Balkanlar, Orta Doğu ve Orta Asya liderleriyle yapılan görüşmelerle Türkiye'nin çok boyutlu dış politika vizyonu pekiştirilir.
Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu haftasında 21 Eylül akşamı New York'ta düzenlenecek özel bir gala gecesiyle kutlanacak.
"100 Yıllık Dostluk" başlığıyla planlanan davete Chobani Kurucusu ve CEO'su Hamdi Ulukaya ile eşi Louise Ulukaya ev sahipliği yapacak. Etkinliğin, iki ülkeden diplomasi, iş dünyası, bilim, sanat, spor ve sivil toplum alanlarından isimleri bir araya getirmesi bekleniyor.
Gala gecesinde Türkiye'ye özgü kültürel unsurların öne çıkarılması hedefleniyor.
Programda Türk mutfağından esinlenen lezzetler, müzik ve çeşitli performanslarla iki ülke arasındaki kültürel bağların vurgulanacağı belirtiliyor. BM haftasında diplomatik temasların yanı sıra ticari ilişkiler de gündemde olacak. Hamdi Ulukaya'nın başkanlığındaki ABD-Türkiye İş Konseyi ile Türkiye-ABD İş Konseyi'nin (TAİK) ortaklığında üst düzey bir yuvarlak masa toplantısı düzenlenecek. Toplantıda Amerikan küresel şirketlerinin üst yöneticileri ile Türk iş dünyasının temsilcilerinin bir araya gelmesi planlanıyor. Görüşmelerin, iki ülke liderleri tarafından dile getirilen 100 milyar dolarlık ikili ticaret hedefini destekleyecek temaslara zemin hazırlaması amaçlanıyor.
Erdoğan'ın yurt dışında en sık ve düzenli olarak katıldığı ve katılacağı başlıca uluslararası zirveler ve platformlar:
Küresel ve Geniş Katılımlı Zirveler. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu: Erdoğan, her yılın Eylül ayında ABD'nin New York kentinde düzenlenen BM Genel Kurulu görüşmelerine düzenli olarak katılmakta ve Genel Kurul'a hitap ediyor.
G20 Liderler Zirvesi:
Dünyanın en büyük ekonomilerini bir araya getiren G20 zirvelerine Türkiye'yi temsilen katılıyor (15 Aralık 2026'da ABD Miami'de yapılacak toplantıya katılış gündemde). COP31 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı:
9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya (EXPO alanı) ev sahipliğinde gerçekleştirilecek.
Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Liderler Zirvesi: 2026 yılı Ekim'de Ankara'da yapılacak.
Boğaziçi Zirvesi: 5-6 Kasım 2026 tarihlerinde Boğaziçi Zirvesi adıyla İstanbul'da (Four Seasons Bosphorus) pek çok ülkeden devlet yetkilisi ve liderin katılımıyla yapılacak. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT): Türkiye, Gazze ve Orta Doğu'daki krizlerin çözümü amacıyla Suudi Arabistan gibi ülkelerde düzenlenen liderler zirvelerinde aktif rol alıyor.
BRICS Liderler Zirvesi:
Türkiye'nin çok boyutlu dış politikası çerçevesinde, Rusya Federasyonu'na bağlı Tataristan'ın Kazan kentinde düzenlenen 16.
BRICS Zirvesi'ne Başkan Erdoğan katıldı. Avrupa Siyasi Topluluğu (AST) Zirvesi: Avrupa kıtasındaki güvenlik ve istikrarın ele alındığı geniş katılımlı Macaristan zirvesine Başkan Erdoğan katıldı.
DİPLOMASİ TRAFİĞİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt dışındaki bu zirveler sırasında zirve ana oturumlarının yanı sıra diğer devlet ve hükümet başkanlarıyla çok sayıda ikili diplomatik görüşme gerçekleştirerek Türkiye'nin dış ticaret, güvenlik ve savunma ortaklıklarını koordine etmektedir.
Başkan Erdoğan dünyada büyük zirvelere katılıyor, Türkiye büyük zirvelere ev sahipliği yapıyor. Ankara, İstanbul, Antalya'nın diplomasi trafiğinde konumu güçleniyor. Türkiye'nin küresel siyasetteki ağırlığı arttıkça Ankara'ya ziyarete gelen yabancı heyetlerin sirkülasyonu artıyor. Diplomasinin kalbi Türkiye'de atıyor. Küresel zirvelere Başkan Erdoğan'ın temasları damga vuruyor.
