Hayatta bazı kelimeler vardır, söylenmesi kolaydır ama insanın içinde taşıması zordur. "Keşke" onlardan biridir. Bazen tek bir kelime, yıllarca sürecek bir hikayenin özeti olur. Pişmanlık biraz da budur zaten. Geçmişte kalmış bir anın, bugün hala bizimle konuşması...
İnsanın hayattaki en büyük çaresizliklerinden biri, geçmişe müdahale edememektir.
Bir filmi izlerken yanlış giden bir sahneyi geri sarabilirsiniz. Bir kitabı okurken birkaç sayfa geriye dönebilirsiniz. Ama hayatın böyle bir kumandası yok. Söylediğimiz sözleri geri alamıyoruz. Kırdığımız bir kalbi birkaç saniye öncesine döndürüp yeniden kazanamıyoruz. Kaçırdığımız bir fırsatı aynı şartlarla yeniden önümüze getiremiyoruz.
İşte pişmanlık çoğu zaman tam burada başlıyor. İnsan, değiştiremeyeceği bir geçmişi zihninde defalarca yeniden yazıyor.
"Ya öyle yapmasaydım?"
BİR FİLMİN İÇİNDEN...
Bu haftaki yolculuğumuz bizi Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) filmine götürüyor. Film, yaşadığı ilişkinin ardından acı veren anılarını hafızasından sildirmeye karar veren Joel'in hikayesini anlatıyor. İlk bakışta ne kadar güzel bir fikir gibi geliyor. Canımızı acıtan şeyleri silebilsek... Unutmak istediğimiz insanları, yaşadığımız hayal kırıklıklarını, geceleri aklımıza gelen o sahneleri hafızamızdan çıkarabilsek...
Belki daha kolay yaşardık. Ama film tam da burada insana önemli bir soru soruyor: Acıyı silerken, güzel olanı da silmiş olmaz mıyız? Çünkü hayat yalnızca mutlu anlardan oluşmuyor. Sevdiğimiz insanlarla yaşadığımız güzel günlerin yanında tartışmalarımız, hatalarımız, kırgınlıklarımız ve ayrılıklarımız da aynı hikâyenin parçaları. Ve bazen bir insanı kaybettiğimizde, onun hayatımızdaki değerini daha iyi anlıyoruz.
KÖTÜ DEĞİLDİR...
Pişmanlık kelimesini genellikle olumsuz düşünürüz. Oysa her pişmanlık insanı aşağı çekmez. Bazı pişmanlıklar insanı büyütür. Asıl mesele hiç hata yapmamak değil. Hatanın ardından ne yaptığımızdır.
Belki de pişmanlığın en güzel tarafı, henüz bitmemiş olan hikayeyi hatırlatmasıdır.
Geçmişi değiştiremeyiz. Ama geçmişten öğrendiklerimizle bugünü değiştirebiliriz. Aramak istiyorsak arayabiliriz.
Teşekkür etmek istiyorsak edebiliriz.
Özür dilememiz gerekiyorsa dilemek için hala zamanımız olabilir. Bir hayalimizin peşinden gitmek istiyorsak ilk adımı bugün atabiliriz. Çünkü insanın elindeki en değerli zaman, henüz yaşanmamış olandır. Ve belki de yıllar sonra bugüne dönüp baktığımızda "Keşke" dememek için yapabileceğimiz en doğru şey, bugün elimizden geleni yapmaktır. Hepimizin geçmişinde değiştirmek istediği bir sahne vardır. Ama hayatımız yalnızca o sahneden ibaret değil. Bazen pişmanlık, geçmişin bize bıraktığı son mesajdır:
"Burada hata yaptın. Şimdi öğrendiğinle devam et." Hayatın geri sarma tuşu yok.
Fakat oynat tuşu hala elimizde. Ve belki de bundan sonraki sahne, yıllardır beklediğimiz o cümleyle başlayacak: "İyi ki..." Çünkü bazı pişmanlıklar geçmişte kalır.
Bazı dersler ise geleceğimizi değiştirir.
