İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından bazıları 400 yıllık 120 civarında zeytin ağacının, dozerlerle hoyratça kesildiği Yeni Asır muhabiri tarafından fotoğraflarla belgelendi. Oysa daha önce benzer bir durumda Balıkesir ve Kemalpaşa'da zeytin ağaçları zarar görmeden taşınmıştı.
Bir diğer olayda ise bizim meslek büyüğümüz olan Gazeteci Erol Yaraş'ın ismi geçiyor. Olayı ortaya çıkaran ise Egedegündem isimli bir haber portalı. İddiaya göre Narlıdere'deki 6 dönüm üzerindeki ağaçların gazeteci Erol Yaraş tarafından bölgeye restoran, at çiftliği tarzında bir işletme yapmak için kestirilmiş. Yaşanan olayla ilgili olarak Erol Bey, gerekli izinleri aldığı şeklinde açıklama yapmış.
Erol Yaraş Bey'in bu olayı gazeteciler arasında da büyük yankı uyandırdı. Hatta mesleğe İzmir'de başlayıp sonra İstanbul'da sürdürmüş olan Sedat Kaya Narlıdere Belediye Başkanı Abdül Batur'a bir mektup bile yazmış. Sedat Kaya'nın mektubundaki şu satırlar oldukça dikkat çekici:
Bizden bir meslektaş, 6 dönüm arazide izinsiz yüzlerce ağaç kesmiş.
Habere göre de bunu kabul etmiş.
Restoran ve at çiftliği yapmak için.
Haber henüz yalanlanmadı.
Sizden de bir açıklama okumadım hiçbir yerde. Bu nedenle bazı sorularım olacak:
- Bu ağaç katliamı doğru mu?
- Doğru ise haberiniz var mıydı?
- Haberiniz varsa, neden izin verdiniz? Yoksa şimdi oldu. Ne yapacaksınız?
Ben ve benim gibi çevreye, ağaca önem verenler bu soruların cevabını bekliyor.
Berkin Elvan ismini bir sokağa verecek kadar duyarlı olan sizin, bu konuda da bir şeyler yapması gerekmiyor mu?
- Konuşacak mısınız? Yoksa susacak mısınız?
Peki, her iki olayın ortak noktası nedir?
Hemen söyleyeyim her iki olay karşısında ahım şahım olan çevreciler suspus olmuş? Sizin çevrecilik havanız sadece Ak Parti'ye karşı mı?
Gazeteci büyüğümüz Erol Yaraş, belki olayın bu kadar dallanıp budaklanmayacağını sanmıştır ama atalarımız boşuna dememiş "Atılan ok geri dönmez" diye. Kimi zaman iyi düşünüp taşınmadan, olacakları hesaplamadan bazı eylemlere girişir ve sonuçta pişman olur insan. O anda ilk durumuna dönmek ister ama bu mümkün değildir. Çünkü olan olmuş, iş işten geçmiştir çoktan.
Hayat ne kadar çabuk geçiyorOnu ilk tanıdığımda minicik sevimli bir kızdı. Ama bu kızımız büyümüş ve üniversiteler bitirmiş. Fatoş ve Nurettin Elverir çiftinin biricik kızı Fulden hukuk fakültesini bitirmiş ve avukatlığa ilk adımını atmış. Kendisini tebrik ediyor ve meslek yaşamında başarılar diliyorum.
İzmir'de tarihi gün
Kadir gecesi İzmir tarihi günlerinden birini yaşadı. İzmir Müftülüğü ile çeşitli sivil toplum örgütlerinin Kadir Gecesi'ne özel olarak birlikte organize ettiği, "Seccadeni al, gel" etkinliği İzmirlileri Konak Meydanı'nda buluşturdu.
Binlerce insan, İzmir'in simgesi haline gelen Saat Kulesi etrafında bir araya gelerek namaz kılıp dua etti. Renkli görüntülerin yaşandığı etkinlikte birliktelik mesajları verildi. Emeği geçenlere teşekkür etmek boynumuzun borcu. Bu vesile ile yarın kutlayacağımız Ramazan Bayramı'nın tüm insanlık hayırlar getirmesini dilerim.
