• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Giriş Tarihi: 23 Haziran 2026

Enver Paşa'nın Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemine en derin izler bırakmış askeri ve siyasi bir fıgür olduğundan kimsenin şüphesi olmasa da, onun tarihçiler de dahil olmak üzere bazı açılardan farklı değerlendirildiği bir başka gerçek durumdur.
Spektrumun bir tarafında gözü kara bir maceraperest, öbür tarafta ise idealist bir kahramandır. Tam ismi ile İsmail Enver Paşa,1882 ila 1922 yılları arasına sığan kırk yıl içinde asker, siyasetçi ve devlet adamı olarak Osmanlı İmparatorluğunun kaderini, Talat Paşa ve Cemal Paşa ile fiili olarak belirleme pozisyonundaki bir şahsiyat idi. Bu üçü, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin yönetim kadrosunu oluşturuyordu..
1908 yılında II. Abdülhamid'in despot yönetimine karşı mücadele eden Jön Türkleri oluşturan örgütlerden birisi de İttihak ve Terakki Cemiyeti idi, ülkede anayasal düzen ve parlamenter monarjiyi yeniden tesis etmek amacı ile yani Meşrutiyet'in (1908) ilan edilmesi mücadelesinde Enver Paşa, en önde olan kişilerdendi. Nitekim Manastır dolaylarında dağa çıkarak II.Abdülhamid'e isyan bayrağını açan en kıdemli subay kendisi oldu. Meşrutiyet ilan edildiğinde, artık tüm kamuoyunun tanıdığı 'hürriyet kahramanı' idi sonrasında da İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin içindeki askeri kanadın önde gelen isimlerindendi.
Artık 31 Mart vakası, Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı'nın en belirleyici lideri kendisidir.

AKTİF GÖREVLER ALDI
Enver Paşa ile ilgili anlatılan 'Alman Hayranlığı' için zemin oluşturan Almanya macerası da Meşrutiyet'in ilanı sonrası başladı. 5 Mart 1909'da, Osmanlı Devleti'nin Berlin Askeri Ataşesi olarak görevlendirildi. O zaman Alman kara ordusunun yenilmezliği ve Alman disiplinine yönelik takdir duygularının geliştiğini tahmin etmek güç olmasa gerek. Enver Paşa, Berlin dönüşü, İtalyanların Trablusgarp'a saldırmaları sonrasında gerilla savaşı için Libya'ya gider, Birinci ve İkinci Balkan Savaşlarındaki aktif görevler alır, Bulgarlardan kurtarılan Edirne'ye ilk giren kuvvetlerin başındadır. Doğal olarak tüm bu kariyer tablosu Enver Paşa'yı, vatanı kurtarma görevi için yaratılmış bir kahraman profiline dönüştürüyordu. Artık çevresi ona Osmanlı için bir Napolyon ya da Büyük Friedrich kıvamında misyon biçiyordu. Bu isimlere vurgu yapılarak, tarihsel olarak Osmanlıda eksiklik olarak gördükleri 'özgürlük ve idealistçe vatana hizmet' mefhumları Enver Paşa isminde birleşiyordu.

STRATEJİK BİR ZORUNLULUK
8 Ocak 1914 yılında Harbiye Nazırı olduğunda, Balkan Savaşlarında bozguna uğrayan Osmanlı ordusunun yeniden yapılanması düşüncesi içinde, İstanbul'daki Alman Askeri Misyon Başkanı Liman von Sanders ile işbirliğine girecek, yakın çalışma arkadaşlarını Alman subaylardan seçecektir. Örneğin kendisi genel kurmay başkanlığı titrine de uhdesine almış, ikinci başkan olarak da general Bronsart von Schellendorf'u atamıştı. Enver Paşa, ülkenin içinde bulunduğu zorlukları aşmak ve İngiltere ile Rusya'nın yıkıcı etkilerini bertaraf etmek için Almanya gibi güçlü bir ülke ile işbirliğini stratejik bir zorunluluk olarak görüyordu ve Osmanlı-Alman İttifak belgesini bu düşünceleri nedeniyle imzalamıştı. Ama sonuç öngördüğü gibi olmadı. Ruslara karşı kendisinin komuta ettiği Sarıkamış Harekatı'nda on binlerce askerimiz heba oldu, Birinci Dünya Savaşı'ndan da Almanlarla beraber yenik çıkınca da ülke işgale uğradı...
Son tahlilde, Enver Paşa'nın önceleri Osmanlı Devleti'nin modernizasyonu, sonrasında da 'Orta Asya Türklerinin özgürlüğü' adına kendine misyon olarak gördüğü idealler için enerjisi ve cesareti olsa da gerekli entellektüel donanım ve eğitime sahip olmadığını tarih kaydetti. Hayatının ilk döneminde 'hürriyet kahramını'nı, son döneminde ülkesini gizlice bir Alman teknesinde terk edip, Tacikistan'ın Pamir Dağlarındaki Çegan Tepesinde bir at sırtında, Kızılordu askerlerine karşı ölümüne bir hücumda görürüz... Sanırım yapılması gereken, Enver Paşa'yı yargılamaktan ziyade, onun yaşadığı konjoktürün bir tarihsel kişiliği nasıl şekillendiğini anlamaya çalışmak olmalı... Bunun için Türk Tarih Kurumu tarafından yayınlanan Mustafa Çolak'ın Enver Paşa isimli eseri iyi bir başlangıç(*).
(*) Enver Paşa. Mustafa Çolak.
Türk Tarih Kurumu.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.