SELAHATTİN ERTAŞ TÜM YAZARLAR
Cep Herkül’ü unutturulmamalı
25.11.2017 | Arşiv

Cep Herkül’ü unutturulmamalı

selahattin.ertas@sabah.com.tr

Ülkemize ilk olimpiyat, dünya madalyalarını kırılamayacak rekorlarla kazandıran, asrın sporcusu Naim Süleymanoğlu vefat etti. Türk'ün gücünü sergilerken kırdığı, "kırılamayacak rekorlar" ülkemizin tanıtımı olmuştu.
Rahmetli Süleymanoğlu'nun son zamanlarında hep yanında olan hükümetimizin, onun adını gelecek kuşaklara bırakmak için bir spor kompleksine adını vermesi gerekir diye düşünüyorum. Belki de halteri kaldırırken resmeden bir heykelini sınır kapımıza da koyabilirler; ziyarete gelen turistlerin nereye geldiklerini daha iyi anlayabilmeleri için! Hakkını ödeyemeyiz...

NE OLACAK ŞİMDİ?

Yılın süper takımı dedikleri Galatasaray ve yere göğe sığdıramadıkları Tudor'u, Başakşehir hezimetli skorla yendi. Geldiğinde de yazmıştım, hocanın antrenörlüğünde sıkıntı var diye.
İyi oyunculardan kurulu takımı ne hale getirdi. Hırvat Tudor, önce Fenerbahçe maçında sistemle oynayıp ayarı bozdu, sonra da Medipol Başakşehir maçına çift forvetle çıkma hatasını yaptı. Sonuç ortada. Ligin başında süper hoca kıvamına getirilen Tudor'a şimdi iki maç kredi veriyorlar...

DİNLEMİYORSA..

Yabancı hocaların yerli yardımcılarını dinleyeceklerini sanmıyorum. Habere bakılırsa sportif direktör, Tudor'un hatalarından önce Ayhan Akman'a "neden yardımcı olmuyorsunuz" diye sormuş. Akman'ın cevabı basit: "Tudor dinlemiyor ki" Milyonlarca euro para verdiğin hocaya istediği yardımcılarını vermiyorsan, "zor dostum zor" şarkısını söylersin.

İSTİKRAR ABİDESİ!

Beşiktaş'ta Şenol Güneş, Başakşehir'de Abdullah Avcı takımların mimarları... Abdullah hoca son üç yıldır takımını çalıştırıyor. Transfer döneminin yıldızı değil. Ancak oynattığı takım son iki sezondur Süper Lig'de şampiyonluk adayı..
Şampiyonluk yolundaki maçta Galatasaray'ı yendiler ama basında bir gün haber yaptılar. Hala gözler Tudor'da... Abdullah hocanın ismi Türk değil de Fransız olsaydı şu an göklere çıkarılmıştı! Yabancı hayranlığı doruklara çıkmışken, Şenol ve Abdullah hocalarımız Türk antrenörlerinin gururları ve idolleri.

HİKMET KARAMAN

Hikmet hoca sosyal medyayı en iyi kullananlardan.
Bir röportajını okudum.
"Bilgi paylaşmak için vardır" ile kısaca özetledi merakını. Büyük takım çalıştırma hayaliyle yaşayan genç antrenörlere de güzel tavsiyesi var: "Almancayı ana dilim gibi biliyorum ama yetmiyor. İngilizcem olsaydı İngiltere'de mutlaka takım çalıştırırdım" Çok güzel bir mesaj. Böyle çalışkan ve bilgili yerli hocalarımız maalesef takımlarda fazla barınamıyorlar.
Neden acaba?

NE KOLTUKMUŞ!

Dünya Kupası'na katılamadılar;
Milli Takım antrenörü kovuldu, federasyon başkanı istifa etti... Maalesef bize tamamen "yabancı hareketler bunlar." Ama İtalyanlar yaptı.
"Ben bu işi gerektiği şekilde beceremedim" deyip, istifa denen onurlu hareketi yaptılar.
Biz ise dünyaları kaçırıyoruz ama başarısızlara bir ton ücret ödüyoruz. Ülke futbolu seksenli yıllara dönmüş, koca nüfusa rağmen İzlanda kadar genç yetenekleri bulma başarısını beceremiyoruz. Yad ellerdeki Türk oyuncuların peşinde koşup, Milli Takımımızda oynasınlar diye ikna için adeta yalvarıyoruz. Suçlu kimler?
Tabii ki Milli Takım'da olan prim kavgalarını, ortada dönen menajer rezaletlerini yazdığı için basın mensupları...