İktidarın medyayı kontrol ettiği söylenip duruyor? Acaba gerçekler öyle mi?
Şubat ayının 3'ü ile 9'u arasındaki tiraj raporunun gün ortalamasını birlikte kontrol edelim...
Önce 'kesin' muhalifler:
ZAMAN 1.178.851
POSTA 409.778
HÜRRİYET 399.401
SÖZCÜ 358.480
BUGÜN 178.405
TARAF 74.013
AYDINLIK 52.977
ŞOK 53.973
YENİ ASYA 52.676
CUMHURİYET 51.025
YENİÇAĞ 50.987
YURT 50.574
Toplam: 2.911.010
Şimdi hükümeti destekleyen gazetelere bakalım:
SABAH 314.314
TÜRKİYE 184.394
YENİ ŞAFAK 126. 649
STAR 125. 414
TAKVİM 107.534
AKŞAM 104.062
GÜNEŞ 101.522
AKİT 63.919
Toplam: 1.128.898
Bu tabloda 50 bin tirajın altındaki gazeteleri dikkate almadım. Ancak onların hemen hemen tümümün muhalif olduğunu unutmalayım. Vatan ve Milliyet gazeteleri gibi, nerede durduğu belli olmayan gazeteleri de dışarıda tuttum. Keza, onların tirajı da blok olarak bir tarafa veya öteki tarafa yazıldığında dengeyi değiştirmiyor.
Sonuç şu: Medyayı ele geçirdiği gibi irrasyonel tezlerin kabul gördüğü bugünkü ortamda, hükümeti destekleyen gazete oranı, gerçeklikte toplam tirajın üçte biri kadar..
Yani, hükümetin medyadaki yansıması, sandıktaki yansımasına yetişememiş durumda. Hükümeti destekleyen medya aleyhine bu dengenin sebepleri ayrıca tartışılmalı. Ama gerçeklik, söylendiğinin aksine gün gibi ortada, medya muhalefetin elinde... Hele, Türkiye'nin en çok satılan gazetesinin açık ara 'Zaman' olarak gösterildiği bir dönemde, 'medyayı hükümet kontrol ediyor,' yalanını söylemek biraz zor olmalı...
Şehzade Mustafa'yı Avrupa Partisi boğdurdu
Türkiye önceki gece Muhteşem Süleyman dizisinde, Şehzade Mustafa'nın boğduruluşunu izledi, şaşırdı ve üzüldü... Peki ama, Şehzade Mustafa'nın boğduruluşu tarih felsefesi açısından ne anlama geliyordu? Hürrem ve etrafındaki ittifak, Osmanı'da Avrupa Partisi'ni temsil ederken, Mustafa ve Mustafa'nın etrafında kümelenen oluşumların temsil ettiği ise milletin değerleri ve özellikle de İslam idi... Bu açıdan Şehzade Mustafa'nın hal'i, Osmanlı tarihinde bir dönüm noktasıdır. Avrupa Partisi'nin iktidarı ele geçirdiği ve 'Batı'yı kuşatma' düşüncesinin duraksamaya başladığı andır... Bu tarihsel gelenekler bugün de devam ediyor. Ve hiç kuşku yok ki, Recep Tayyip Erdoğan Şehzade Mustafa geleneğini temsil ediyor. Hürrem'in yanındaki ittifakta kimler varsa, bugün Tayyip Erdoğan'ın karşısında, biraz biçim değiştirse de, aynı güçler yer alıyor. Şehzade Mustafa büyük bir yalanla 'İran ile işbirliği' ile suçlanmıştı, Erdoğan'a da aynı saçma suçlama yapılıyor...
Ama bugün geçmişinden ders almayı bilen millet, Mustafa Tayyib'ini boğdurmayacak.
