Derin ABD/ CIA istihbarat servisince kurulmuş aparat FETÖ'nün hain darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçti. FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'da kalkıştığı hain darbe teşebbüsünün 10. yıl dönümü törenlerinde aziz Türk milleti tek ses/ tek yürek oldu. O gece tanklara ve silahlara karşı göğsünü siper eden demokrasi kahramanlarını bir kez daha minnetle andık, nur içinde yatsınlar. Gazilerimize şükranlarımızı sunarız. Ankara'da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve siyasi temsilcilerinin katıldığı ve 81 ilimizde yüksek katılımlı törenlerde verilen en önemli mesajlar, milletin iradesine sahip çıkması ve vatanın bölünmez bütünlüğü oldu. Demokrasinin en büyük gücünün halk olduğu vurgulandı. "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!" mesajı bir daha verildi. Zor zamanlarda Türkiye'nin tek yürek olabileceği tüm dünyaya gösterildi.
ÖNEMLİ UYARILAR
Cumhurbaşkanımız Erdoğan, TBMM'de aradan geçen 10 yıla rağmen, "FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış olsa da tehlike hâlâ devam etmektedir" uyarısı aziz milletimizin duyarlılıklarını ve mücadele iradesini tazeleyecek özellikler içeriyordu. "Dikkatli olacağız, tetikte olacağız. Örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz" diyerek uyarılarını sürdüren Erdoğan, dikkati çeken bilgiler verdi: "Fırsatını bulduğu ilk anda kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. O yüzden, 'Unutmayacağız, unutturmayacağız'!" Erdoğan, neden uyarılarda bulundu? Çünkü, 19 ülkede 2 bin 765 kaçak FETÖ mensubu var. Türkiye istiyor, vermiyorlar. Koruyorlar, bakıyorlar, hainliklerine devam etmeleri için fırsatı veriyorlar. PKK terör örgütü militanlarını da koruyup, kullanıyorlar. Neden acaba? Bunların Amerika ve Almanya'da ağırlıklı olmasının arka planına bakmakta yarar var. Önce, ülkelere göre iadesi istenen FETÖ mensubu sayılarına bakalım. Almanya'da 746 hain (Toplam dosya sayısı 777'dir). ABD'de 423 hain (Toplam dosya sayısı 728'dir). Diğer ülkelerdeki hainlerin sayısı ise şöyle; Hollanda: 217. Belçika: 140. Yunanistan: 133. İsviçre: 91 kişi. İngiltere: 81 kişi. Fransa: 57 kişi. İsveç: 49 kişi. Norveç: 40 kişi. Finlandiya: 25 kişi. Avusturya: 21 kişi. ABD ve Avrupa'nın birçok ülkesi NATO'da ortak olduğumuz ülkeler. Dostluğa bunlar yakışır mı? FETÖ'nün yalnızca bir terör örgütü değil, derin ABD ve Avrupa istihbarat servislerinin besledikleri, sahaya sürdüğü taşeron yapıdır. Bugüne kadar korudular, gelecekte de Türkiye'ye karşı kullanmak için koruyup, besliyorlar. Hain FETÖ örgütünün kumpas davalarında tutuklanmış, cezaevinde yatmış emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, yıllardır FETÖ'nün yurt dışında devam eden hainliklerini izliyor, yazıyor, TV'lerde konuşuyor. Başbuğ albayımla, Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın uyarılarını konuştum. "15 Temmuz gerçekten bir ulusun başına gelebilecek en büyük felaket" diyerek, önemli notlar verdi: "FETÖ türü yapılanma küresel çetenin elinde bulunan en önemli, en etkili ve en tehlikeli silah. Çete bu silah üzerinden devletleri kontrol altına almayı dünyayı ele geçirmeyi planlıyor. Kurduğu sinsi tuzağı uzunca bir süredir uygulamada tutuyor. Peki, bu tehlikeyi bertaraf ettik mi? FETÖ tehlikesi bitmiştir, FETÖ belası ülkemizden defedilmiştir demek tam anlamıyla bir vatan hainliğidir. FETÖ belasını aziz milletimizle beraber Başkan Erdoğan gerçeği ile birlikte ters yüz etti. Üzerimize kurulu oyunu yerle bir etti. Ancak bu tehlikenin bittiği, riskin geçiştirildiği anlamına gelmez. Daha bu mücadelede yapılacak çok iş vardır. Silahlı Kuvvetler ve Emniyet Teşkilatından yapılan FETÖ'den temizlik devletin diğer kurumlarında da devam etmelidir. Üniversitelerde FETÖ iltisaklı olan birçok akademisyenin görevlerine geri döndüğü hususunda çıkmış iddialar var. İnternet arama motorlarında FETÖ'nün yaptığı ihanetlere ilişkin yapılan aramalarda birçok belgede azalma olduğu, bu belgelerin, kaynakların sistematik bir şekilde yok edildiği gözlenmektedir. FETÖ'nün bazı dernek, cemiyet, sivil toplum kuruluşuna sızma çalışmaları var. Hücre yapılanmalar takip ediliyor, artarak sürmelidir. KHK güzellemesiyle binlerce FETÖ örgüt mensubunu tekrar devlete sızdırma gayretinde olan bazı siyasilere, seyirci kalınmamalıdır."
DÜŞMAN UYUMAZ
Emekli Albay Coşkun Başbuğ, hain FETÖ'cülerin yurt dışı tezgahlarını açıkladı: "Adı FETÖ ile özdeşleşmiş, oğlu halen yurt dışında firarda olan gazeteci kılıklı bazı kişiler televizyon programlarına çıkarılıyor. Sosyal medyada ortalığı karıştıracak planlı kumpaslar içindeler. Bazı partiler üzerinden siyasete sızma teşebbüsleri gözleniyor." Başbuğ'un Avrupa üzerinden işaret ettiği konu çok önemli. Çünkü, sosyal medya platformlarının yabancı istihbarat servislerinin kontrolü altında olduğunu unutmayalım. Büyük oranda gençlerimiz sosyal medya kullanıyor. Gençlerimizin beynini yıkama operasyonlarında yabancı istihbarat servisleri etkilidir. Sokak hareketlerini teşviklerini dikkatle takip etmeliyiz. Örneğin, Erdoğan iktidarını sarsmak için kurguladıkları Taksim kalkışması, sosyal medya mecralarınca organize edildi. ABD ve Avrupa basını İstanbul'a yığılarak, küstah yayınlarıyla kalkışmayı kışkırttılar. Başkan Erdoğan, aziz milletin desteği, basiret ve feraseti, devlet aklının etkin işleyişi sayesinde 15 Temmuz'dan bugüne kat edilen mesafeyi de değerlendirdi. FETÖ'cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı'nın inşası başlamıştır. Demokrasi Nöbetleri ile başlayan (7 Ağustos 2016) "Yenikapı Ruhu"yla ete kemiğe bürünen "Cumhur İttifakı" ile bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimimiz başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir. Türkiye'nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olmuştur. Bugün, terörsüz Türkiye ve bölge stratejisi başarı ile kademe kademe uygulanmaktadır. Nihayetinde, NATO Ankara zirvesi, Türkiye'nin bölgesel güç-küresel aktörlüğünü perçinledi. Türkiye'nin yeni dünya düzeninde kilit ülke konumunu dünyaya gösterdi. Terör örgütü FETÖ ile mücadele hayati bir mücadeledir. Fırsat kolladıklarını unutmamalıyız. Herkes üzerine düşeni yapmazsa yeni bir 15 Temmuz vakası kaçınılmaz olabilir. Başkan Recep Tayyip Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli'nin yaptıkları uyarılar çok önemlidir. UNUTMAYALIM. SU UYUR DÜŞMAN UYUMAZ.
