ABD-İran Savaşı'nda, 19 Temmuz Pazar günü itibariyle son durum şöyle: ABD, İran'da birçok kenti hedef aldı. Hürmüz Boğazı yakınlarında İran'ın güneyindeki Sirik, Bender Abbas, Kiş Adası civarını bombalarken, stratejik tesisleri de vuruyor. ABD'nin devam eden bombalamaları, Hürmüz Boğazı adaları ve Harg adasına bir çıkarma-hava indirme harekatı yapmaya hazırlandığı yorumlarını arttırdı. İran'da ABD'nin Ürdün üssünü vurduktan sonra Kuveyt'teki ABD tesislerine füzeler gönderdi. Yeni gelişmelerden sonra, İran mutabakatın çöpe atıldığını açıkladı. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibadi, anlaşma kapsamındaki tüm taahhütlerini askıya alındığını ve hiçbir hükmü uygulanmayacağını resmen açıkladı. İran lideri Hamaney, ABD'yi anlaşmayı ihlal etmekle suçlayarak, "Donald Trump'ın imzası geçersiz ve değersizdir" dedi.
GENİŞLEME RİSKİ VAR
İran'ın Ürdün, Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD üslerini ve Katar'da tesisleri, Irak-ABD Konsolosluğu'nu füzelerle vurması savaşta kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor. Bu bağlamda İran Devrim Muhafızları Komutanlığı'nın 'sınır ötesinde nerede ABD Üssü varsa, hedefimizdir' açıklaması, savaşın daha ileri gidişi ve genişleme riskini taşıyor. ABD'den son yapılan açıklamaya göre, İran'a yönelik yeni askeri plan masada. ABD'nin halihazırda Ben Gurion Uluslararası Havalimanı ile Ramon Havalimanı'nda yaklaşık 60'a yakın yakıt ikmal uçağının bulunduğunu belirten yetkili, gönderilmesi planlanan yeni uçaklarla bu sayının ABD-İsrail/ İran Savaşı'nın başlangıcındaki seviyeye çıkarılmasının hedeflendiğini öne sürdü. ABD'li yetkililer, planlar arasında İran'ın elektrik santralleri gibi altyapı tesislerinin hedef alınması, nükleer tesislere yönelik saldırıların artırılarak zenginleştirilmiş uranyumun daha derine gömülmesinin sağlanması ve Pickaxe Dağı bölgesinde yapım aşamasında olduğu belirtilen yer altı tesisinin bombalanmasının bulunduğunu ifade etti. ABD'nin son dönemde Orta Doğu'daki askeri yığınağını genişlettiğini bildiren basın, bölgede "büyük savaşın yaklaşmakta olduğunu" öne sürdü. ABD'nin bölgeye F-16 ve F-35 savaş uçaklarının yanı sıra uzun menzilli bombardıman operasyonlarında kullanılan yakıt ikmal uçaklarını da sevk ettiğine dikkat çekildi.
GÜVENLİK AÇIĞI UYARISI
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ülkenin eski lideri Ali Hamaney'in hayatını kaybettiği 28 Şubat'taki ABD-İsrail saldırısına ilişkin "Liderin ofisine yönelik saldırı bir güvenlik açığı nedeniyle gerçekleşti ve bu açık muhtemelen hala mevcut" dedi. Arakçi ayrıca, kişisel çıkarları ve gelecek planları doğrultusunda karar alanları ihanet içinde gördüğünü belirterek kendisinin itibar veya geleceği için hareket etmediğini dile getirdi. Arakçi, "Bir hesap yapalım; ateşkesi 10 gün erken kabul etseydik (Eski İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri) Ali Laricani, (Eski İstihbarat Bakanı) İsmail Hatib, (Petrol tesisleri) Aseluye ve Mübarek Çelik Fabrikası'na sahip olurduk" değerlendirmesinde bulundu. Trump yeni adımlarla, Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı'nı açmaya ve nükleer program konusunda sunulan talepleri kabul etmeye zorlayacak ölçüde "askeri baskıyı artırmayı" değerlendirme olarak konuşuluyor. EVET. Orta Doğu'da gerilim çok tırmanıyor; bölgedeki jeopolitik gelişmeler ve İran ile Körfez ülkeleri arasındaki sürtüşmeler, Arap-Acem savaşı riskinin ciddi şekilde arttığı yönündeki endişeleri destekliyor. Körfez tepkisi: Körfez ülkelerinin İran'a karşı "meşru savunma" temelinde ortak bir harekete geçme kararı aldığı yönünde değerlendirmeler öne çıkıyor. Hürmüz Boğazı: Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimler, ABD'nin bir kara harekatını gündeme yeniden getirdi. Çatışmalar, Arap sokağındaki İsrail ve Batı karşıtlığını yükseltirken, hükümetlerin politikalarını da doğrudan etkiliyor.
ERDOĞAN'IN UYARILARI
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, ABD ile İran arasındaki savaşın olası sonuçlarından önde geleni, BÖLGESEL SAVAŞ RİSKİ üzerine çok önemli uyarılarda bulunmuştu. Erdoğan, bölgenin karşı karşıya olduğu en büyük tehlikelerden birinin sadece savaşın devam etmesi değil, aynı zamanda bunun daha geniş çaplı bir bölgesel çatışmaya dönüşme riski olduğunu belirtmişti. Körfez ülkelerinin askeri karşılık ihtimali Hakan Fidan, önceki bölgesel temaslar sonucunda, Körfez ülkelerinin İran'a askeri karşılık verme ihtimalinin sorulması üzerine dikkati çeken açıklamalar yapmıştı: Fidan, Körfez ülkelerinin bu savaşta İran'ın kendilerini neden hedef aldığını sorguladığını belirterek, "(Körfez ülkeleri) Bizim bu savaşın çıkışıyla bir ilgimiz çok, o başka bir konu diyorlar. Bize yapılan saldırı haksız bir saldırı ve bu saldırıya karşı cevap vermemiz gerekiyor diyorlar" şeklinde konuştu. Körfez ülkelerinin, hava sahalarını ve kendi topraklarındaki üsleri İran'a karşı kullandırmayacaklarını en baştan duyurduklarını ve bu savaşın bir parçası olmadıklarını söylediklerini dile getiren Fidan, bu ülkelerin İran'ın askeri üsler dışında sivil altyapı ve ekonomik hedeflere de kasıtlı saldırılar düzenlediğini ifade ettiklerini aktardı. Bakan Fidan, "Biz başından beri uyarıyoruz. Körfez ülkeleri mevcut durumun devam etmesi halinde karşı önlem almak zorunda kalacaklarını söylüyorlar. Bu toplantıda biraz da bu konudaki son uyarılarını yaptılar. Son yoğun saldırılar da bunu tetikledi. Risk arttı" diye konuştu. Bu durumun "tüm bölgeyi içine çekecek uzun süreli bir savaşa doğru gitmesini hiçbir şekilde istemediklerini vurgulayan Fidan, "Savaşın bir an önce sona ermesi için Riyad'da yapılan toplantı gibi başta bölgesel girişimler olmak üzere tüm diplomatik zeminleri kullanmaya devam edeceğiz" bilgisini paylaştı.
SONUÇ
BAŞKAN Erdoğan, bölgesel savaş riskinin çok yükseldiği bir süreçte, mekik diplomasisini sürdürüyor. Erdoğan Katar'da babasının cenaze töreni sonrası Katar emri Elsani ile görüştü. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile sık sık konuşuyor. ABD Başkanı Donald Trump, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kuveyt Emırı Ahmet el Cabir, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile görüşmeler yapacağı belirtiliyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanlığı Yaşar Güler ve MIT Başkanı İbrahim Kalın'ın mekik diplomasisi hızla sürüyor. KRİTİK GÜNLERDE BAŞKAN ERDOĞAN'IN ARABULUCULUĞU STRATEJİK ÖNEMDE.
