• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Özel’in Avrupa’dan ithal kaos sevdası

BÜLENT ERANDAÇ

Özel’in Avrupa’dan ithal kaos sevdası

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 21 Ekim 2026

Avrupa son günlerde adeta bir ateş çemberinden geçiyor. Fransa'da kontrol dışına çıkan, sokakları savaş alanına çeviren isyan dalgası kısa sürede İtalya ve diğer kıta ülkelerine de sıçrayarak topyekûn bir kargaşa ortamı doğurdu. Medeniyet maskesi düşen Batı, kendi sokaklarındaki vandallıkla yüzleşirken, Türkiye'de de Özgür Özel'in bu manzaradan "ilham" devşirme çabası içine girdiği gözleniyor. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Meclis grup toplantısında yaptığı kışkırtıcı açıklamalarla Batı'daki kaosu Türkiye'ye taşımak sevdasına düştüğü izlenimi veriyor. Bilindiği gibi sandıktan umudunu kesen, proje üretemeyen ve kendi iç kavgalarını bastıramayan bir partinin sığınacağı tek bir liman kalıyor: Toplumsal gerilim ve kargaşa.

KISIR BİR DÖNGÜ
Özgür Özel ne zaman bir çıkmaza girse, yüzünü ya dışarıdaki hazır senaryolara dönüyor ya da sokak hareketlerini taklit etmeye çalışıyor. Özel'in son dönemdeki siyasi manevraları ve tırmandırmaya çalıştığı gerilim hattı, tam da bu kısır döngünün yeni bir perdesi olarak karşımıza çıkıyor. Özgür Özel son grup toplantısında sokağı işaret etti, kitlesel eylem çağrıları yaptı. Özel, yaptığı açıklamada, basın meslek örgütlerinin organize ettiği eylemleri açıkça sahiplenerek 14 ilde eş zamanlı yürüyüş ve protesto eylemlerine Yeni Parti tabanını ve muhalefeti bu sokak hareketlerine katılmaya çağırdı. Basın özgürlüğü gibi masum kavramların arkasına saklanarak sokak hareketlerini tetikleme çabaları meşru siyaset kurumuna yapılmış açık bir tehdittir. Özel'in sokak provokasyonlarına sarılması aslında bir ilk değil. Geçmişte de Gezi kalkışması benzeri eylemleri meşrulaştırmaya çalışan, her toplumsal hassasiyeti sokağa dökme bahanesi yapan o eski ezber yine tedavülde. Bir haftadan beri, güya "fon krizini" köpürterek Türkiye'nin ekonomik istikrarını hedef alması da bu planın parçası olarak görülüyor. Ekonomik algı operasyonlarıyla halkı manipüle etmek, Türkiye'yi dış dünyaya şikayet etmek ve yatırımcıyı ürkütmek yıkıcılık değil midir? Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Özel'in bu taktiklerini çok sert bir dille eleştirmiş; onu "ekonomik tetikçi" olarak nitelendirmişti. Siyaseten üretemedikleri çözümleri, CHP'yi bölerek kurduğu Yeni Parti'nin oylarının yüzde 20'lerde dolaştığı, patinaj yaptıkları bir süreçte, yolsuzluk-rüşvet davasında Ekrem İmamoğlu'nun cevap veremediği, "siyasi kumpas" taktiğiyle edebiyat yaparak aciz duruma düşmesinin de üstünü örtmek amacıyla Özgür Özel, ithal senaryolara yönelmiş görünüyor. Fransa'nın, İtalya'nın o dumanlı, yağmalanan caddelerine öykünenler bilmelidir ki bu aziz millet, Gezi'de olduğu gibi sokak mühendisliklerine asla geçit vermeyecek. Demokrasinin teminatı sokak sokak gezerek kargaşa aramak değil, sandığın meşruiyetine ve milletin iradesine saygı duymaktır. Kendi siyasi ajandalarını tahkim etmek adına Avrupa'daki yangını Türkiye'ye taşımaya heveslenenler, içeride sıkıştıkça çareyi doksanlı yılların kutuplaştırıcı dilinde ve eski sokak taktiklerinde arıyor. Özgür Özel'in geçmiş dönemde hafızalarda yer eden iki önemli çağrısı oldu. Belirli siyasi gelişmelere tepki göstermek amacıyla vatandaşları Saraçhane'de toplanmaya davet etmiş, bu çağrının ardından bazı noktalarda protestocular ile emniyet güçleri karşı karşıya gelmişti (Mart 2025). Özgür Özel İngiliz Financial Times'a konuşmuş, "Direniş planları üzerinde çalışıyoruz. Hayatı durma noktasına getirecek eylemler yaparız" demişti. (9 Eylül 2025). Bizzat seçtiği ve kefil olduğu belediye başkanlarının tek tek AK Parti'ye geçmesi, yerel yönetimlerde yaşanan derin yönetim krizleri Özgür Özel'in moralini çok bozduğu, agresif konuşmalarına yol açtığına tanık olmaktayız. İstanbul başta olmak üzere belediyelerdeki usulsüzlük iddialarının ve Ekrem İmamoğlu'ndan bekledikleri hukuki savunmayı görememenin üzerini örtmek için Özgür Özel, ithal senaryolara yönelmiş durumda. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tam da bu manipülasyona parmak basarak Özgür Özel'in yürüttüğü siyaseti "sokak ağzıyla siyaset yapmak" olarak nitelendirmiş ve muhalefetin bu krizleri bahane ederek aslında "ekonomik tetikçilik" yaptığını açıkça ilan etmişti. Erdoğan, önceki gün de oynanmak istenen oyunları çok iyi okuyarak çok dikkatli bir açıklama yaparak "asimetrik tehditleri" gündeme taşıdı: İçerideki ajanlar (FETÖ vb.): Devlet mekanizmasını ve toplumsal dokuyu içeriden çökertmeyi hedefleyen beşinci kol faaliyetleri. Dış Lobiler: Uluslararası karar alma mekanizmalarında Türkiye'yi diplomatik ve siyasi olarak izole etme çabaları. Ekonomik Tetikçiler: Doğrudan sıcak para, kur operasyonları ve yaptırımlarla makroekonomik istikrarı sabote etme stratejisi. Uluslararası Basın ve Sosyal Medya: Kamu diplomasisini çökertmeyi, toplumsal dezenformasyonu artırmayı ve algı yönetimiyle kitleleri manipüle etmeyi amaçlayan psikolojik harp aparatları. Aziz milletimizin, Avrupa'da yaşanan toplumsal kaosu, özellikle Fransa'daki kontrolsüz sokak hareketlerini adeta bir "ilham kaynağı" olarak görenlere asla geçit vermeyeceği unutulmamalıdır.

ÖZEL'E TAZMİNAT
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e 750 bin TL manevi tazminat ödemeye mahkûm edildi.
İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin verdiği bu kararın hukuki ve siyasi anlamları var. Özgür Özel, CHP Genel Başkanı olduğu dönemde Akın Gürlek'e ait olduğunu iddia ettiği 16 taşınmazın tapu ID numaralarını canlı yayında paylaşarak mal varlığı suçlamalarında bulunmuştu. Mahkemenin tazminat kararı vermesi, Özgür Özel'in bu iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve mülk iddialarının asılsız olduğunu hukuken tescilledi. Mahkeme, Özel'in açıklamalarının eleştiri sınırlarını aşarak Bakan Akın Gürlek'in şeref, haysiyet ve itibarını zedelemeyi amaçlayan hedef gösterme ve olumsuz algı yaratma faaliyeti olduğuna hükmetti. Özgür Özel'in, Gürlek'in kendisine yönelik ifadelerini gerekçe göstererek açtığı 1 milyon 100 bin liralık karşı davanın reddedilmesi, mahkemenin haksız ve kusurlu taraf olarak tamamen Özel'i gördüğünü ortaya koydu. Özetle bu tazminat; Özgür Özel'in siyasi propaganda sınırlarını aşarak somut delillere dayanmayan ithamlarla kamu görevlilerini hedef almasının mahkeme eliyle hukuki bir yaptırıma ve cezaya çarptırılması anlamına geliyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.