• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Cumhuriyet’in 103. yılında dünyaya mesajlar

BÜLENT ERANDAÇ

Cumhuriyet’in 103. yılında dünyaya mesajlar

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 30 Ekim 2026

"Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümünde Ankara; Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın göğsünde taşıdığı KAAN silüetli kravatıyla askeri ve teknolojik caydırıcılığını, Anıtkabir defterine yazdığı tarihi iradeyle 'Türkiye Yüzyılı' kararlılığını, Türk dünyasını başkentte ve kalbinde kurduğu ortak ormanda buluşturarak jeopolitik derinliğini ve iç cephesinde sarsılmaz kenetlenmeyi aynı anda ilan eden stratejik mesajlar verdi. Cumhuriyet Bayramı kutlamalarımız, Türkiye'de hiçbir zaman sadece protokol adımlarından ibaret olmadı. Her 29 Ekim, Ankara'nın aziz milletimizin geleceğine, dünyaya, bölgeye, dostlarımıza verilen derin mesajlar içermektedir.

ANLAMLI KRAVAT
Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümü kutlamaları da tam olarak bu nitelikte; diplomasi, jeopolitik, savunma sanayii ve iç siyasete dair sembollerle kayıtlara geçti. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın merkezinde yer aldığı tablo, sadece kutlamanın ötesinde, yeni bir yüzyılın tahkimat çizgilerini netleştirdi. Erdoğan'ın verdiği yerli ve milli savaş uçağımız KAAN'lı kravat mesajı çok netti: "Türkiye, güvenliğini ve bağımsızlığını artık sadece diplomasinin diplomatik koridorlarında değil, kendi yerli teknolojisiyle gökyüzünde de koruyor." Havada bağımsız olamayanın karada hür kalamayacağı gerçeğini Erdoğan'ın ilan etmesi bir askeri-endüstriyel özgüven gösterisiydi. Erdoğan'ın kırmızı zemin üzerine işlenmiş beyaz KAAN silüetli kravat tercihi, Türkiye'nin savunma sanayisinde ulaştığı teknolojik bağımsızlığı Anıtkabir'deki tören meydanına taşıdı. Daha önce Türkiye, Katar, Endonezya ve Pakistan arasında Bedir Mutabakat Zaptı'nın imzalandığı tarihi günde de AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda aynı desenin farklı bir tonunu takan Erdoğan, Cumhuriyet Bayramı'nın coşkusunu, Türkiye'nin gökyüzündeki çelik kanatları olan KAAN ile simgeleştirmiş oldu. Bu teknolojik mesajın tarihsel kökü ise Anıtkabir Özel Defteri'ndeki satırlarda yer buldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan deftere, Atatürk'ün henüz Cumhuriyet ilan edilmeden önce, 1 Mart 1922 tarihli Meclis konuşmasında geçen şu sözlerini nakşetti: "Bizi millî davamızı izlemekten yıldıracak hiçbir araç, hiçbir kuvvet düşünülemez. Millî davamız bizim hayatımızdır." Erdoğan, bu alıntı üzerinden "Türkiye Yüzyılı" hedefine olan sarsılmaz bağlılığı dile getirdi. Peki, hafızamızı tazeleyip 100. yılda ne yazılmıştı diye bakarsak bu sürekliliği daha iyi görürüz. Erdoğan, Cumhuriyet'in asırlık dönüm noktasında da yine Anıtkabir defterine, Cumhuriyetimizin 100'üncü yılı 29 Ekim 2023'te doğrudan "Türkiye Yüzyılı" vizyonunu yazmış, Cumhuriyeti "muzaffer yarınlara taşıma" sözü vermişti. Yılda bir "başlangıç vaadi" olarak sunulan Türkiye Yüzyılı mottosu, 103. yılda Atatürk'ün en kritik savaş yıllarındaki sarsılmaz irade beyanıyla (1 Mart 1922) perçinlendi. EVET. TÜRKİYE, dünyaya net bir şekilde "Hedefimizden dönmeyiz" deklarasyonu yayınladı. Cumhuriyet'in 103'üncü yılı kutlamalarının en görkemli jeopolitik boyutunu ise Türk dünyasının Ankara'daki tarihi buluşması oluşturdu. Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) 13. Zirvesi ile 29 Ekim'in eş zamanlı olarak başkentte birleşmesi ve "Türk Dünyası: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla dönem başkanlığının devralınması sembolik bir rastlantı değil, Türk Devlet Aklı'nın stratejik bir inşa projesidir. Bu kapsamda açılan Beştepe Millet Ormanı ve Türk Dünyası Obası, Adriyatik'ten Çin Seddi'ne uzanan o kadim hattın Ankara'da kök saldığının somut göstergesi oldu. Türk dünyasının Ankara'da buluşmasının derinliği; Orta Koridor'un (Zengezur), enerji hatlarının ve savunma ortaklıklarının artık bölgesel bir alternatiften çıkıp küresel bir güç odağı haline geldiğinin dünyaya ilan edilmesidir. Türk Devletleri Teşkilatı'nın jeopolitik derinliğine, Can Azerbaycan lideri İlham Aliyev'in doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a gönderdiği tarihi 29 Ekim mektubu nitelik kazandırdı. Aliyev mektubuna doğrudan "Aziz Kardeşim" hitabıyla başlayarak iki ülkeyi "tarihin sınavlarından geçmiş gerçek dostluk ve kardeşlik bağlarının" birleştirdiğini dünyaya bir kez daha ilan etti. Mektubun en can alıcı kısmı ise şüphesiz Şuşa Beyannamesi'ne yapılan o güçlü atıftı. Azerbaycan liderinin, "2021 yılında birlikte imzaladığımız Şuşa Beyannamesi ile ilişkilerimiz en üst seviyeye, müttefiklik düzeyine ulaşarak nitelik bakımından yeni bir içerik ve mahiyet kazanmıştır" ifadeleri; 2 devlet 1 millet iki devlet arasındaki ilişkilerin kurumsal, askeri ve beka düzeyinde bir ortaklık olduğunu tescilledi. Ankara'da dikilen Türk dünyası fidanları, Aliyev'in bu mektubuyla diplomatik bir zırha büründü. Mesaj açıktı: Hazar'ın iki yakasındaki bu müttefiklik hukuku, küresel satranç masasında Orta Koridor'un ve enerji hatlarının en sarsılmaz güvencesidir. Ankara, Cumhuriyet'in ikinci asrının bu ilk yıllarında "İç Cepheyi Tahkim Etme ve Dışarıya Karşı Caydırıcılık" stratejisini tek bir potada eritmeyi başarıyor. Başkan Erdoğan'ın göğsündeki KAAN dışarıdaki askeri caydırıcılığı; Aliyev'in Şuşa vurgulu mektubu Türk dünyasının sarsılmaz jeopolitik eksenini temsil ediyor.

BAHÇELİ-DERVİŞOĞLU
Anıtkabir çıkışında kameralara yansıyan görüntüler dış hamlelerin içerideki zemini, iç cephenin inşasını işaret ediyordu. MHP lideri Devlet Bahçeli'nin merdivenlerde İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu'nun koluna girmesi ve ikilinin aşağıya kol kola inmesi çok dikkat çekiciydi. 1 Ekim 2023 TBMM açılışında Başkan Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli'nin ezberleri bozarak başlattıkları Terörsüz Türkiye-Bölge stratejisi ilmek ilmek örülüyor. 50 yıllık kangren olmuş, küresel odakların-yabancı istihbarat servislerinin aparatları terör örgütlerinin kirli oyunları bir bir bozuluyor. İç cephe tahkim edilerek Türkiye Yüzyılı Devlet Projesi güçlü Türkiye'yi yaratıyor. Birbirlerinin rakibi olan MHP lideri Devlet Bahçeli ile İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu'nun siyasi sertliklerinin ötesinde, Anıtkabir zemininde gerçekleşen bu "kol kola" duruş, devletin bekası adına refleks geliştirebileceğinin en somut fotoğrafıydı. Önümüzdeki yıllar; Türk dünyası eksenli proaktif dış politikanın savunma sanayii başarılarıyla taçlandırılacağı, bölgesel ittifaklarla yeni güvenlik mimarisinin genişletileceği (Mekke ve Bedir ittifakları) yepyeni bir "Ankara Merkezli Küresel Aktörlük" dönemine sahne olacak. Dünya, kendi göbeğini kendi kesen ve coğrafyasını kendi etrafında toplayan çok daha kararlı bir Türkiye izlemeye hazır olmalıdır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.