• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
3. Dünya Savaşı siber dünyada başladı

BÜLENT ERANDAÇ

3. Dünya Savaşı siber dünyada başladı

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 25 Ekim 2026

Modern jeopolitik ve askeri stratejilere göre, olası bir yeni dünya savaşı büyük oranda siber saldırılarla başlayacak, şekillenecek ve kinetik (fiziksel) askeri güçle entegre bir şekilde hibrit olarak yürütülecek. Siber alan, artık kara, deniz, hava ve uzayın ardından savaşın resmen ilan edilmiş "beşinci cephesi" olarak kabul ediliyor. Yeni küresel düzen (2040) inşa edilirken, dünya, namluların soğuduğu, cephelerin görünmez olduğu yepyeni bir savaş paradigması yaşıyor. 3. Dünya Savaşı, sınır hatlarında tankların karşı karşıya gelmesiyle değil; küresel üçlü (Amerika- Çin-Rusya), Avrupa, bölgesel güç Türkiye, Brezilya, Hindistan veri merkezlerinde ve fiber optik kabloların karanlığında, klavye başındaki ordularca yapılacak. Bugün fiziksel orduların yerini siber ordular, füzelerin yerini ise yıkıcı yazılımlar aldı. Artık bir ülkeyi diz çöktürmek için topraklarını işgal etmenize gerek yok; elektriğini kesmeniz, finans sistemini kilitlemeniz, emtia akışını durdurmanız veya devlet mekanizmasını felç etmeniz yetiyor.

BAŞARI SAĞLANDI
Türkiye, bu dijital kıyamet senaryosunun tam merkezinde stratejik bir hamle yaparak siber egemenliğini ilan etti. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı, Türkiye'nin siber uzaydaki hak, menfaat ve egemenliğini korumak amacıyla 8 Ocak 2025 tarihinde kuruldu. Başkanlık kamu düzenini, e-Devlet altyapısını, kritik kamu hizmetlerini ve stratejik altyapıları hedef alan siber tehditleri tek bir merkezden yönetmek ve engellemek amacıyla hayata geçirildi. "Siber Vatan" Kalkanı: Tıpkı kara, deniz ve hava sınırları gibi dijital sınırların da ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğu ("Siber Vatan" vizyonu) tescillendi. Siber tehdit istihbaratı, kriz yönetimi, risk analizi ve olaylara müdahale süreçleri dağınık yapıdan kurtarılarak tek bir çatı altında birleştirildi. Kritik verilerin Türkiye sınırları içinde güvenle saklanması, işlenmesi ve yerli/ milli siber güvenlik teknolojilerinin geliştirilmesiyle teknolojik bağımsızlık hedeflendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonuyla kurulan Siber Güvenlik Başkanlığı, Türkiye'nin dijital sınırlarını koruyacak yeni nesil genelkurmay başkanlığı işlevini görüyor. Bu adım, siber savaşlar dönemine hazırlıksız yakalanmak istemeyen Türk devletinin en net ve en güçlü refleksidir. Milli yazılımın bir lüks değil, tam bir beka meselesi olduğunu gösteren en somut gelişme ise geçtiğimiz hafta yaşandı. Cumhurbaşkanlığı himayesinde gerçekleştirilen devasa siber saldırı simülasyonu, yerli ve milli savunma sistemlerimizin gücünü test etti. Sonuç: Tam başarı. Türkiye'nin dijital kalkanları, en sofistike saldırı senaryolarını bile püskürterek rüştünü ispatladı. Bu başarının arkasındaki en büyük güç ise şüphesiz Türkiye'nin göz bebeği olan Milli Siber Güvenlik Mimarisi Projesi. Türkiye'nin Milli Siber Güvenlik Mimarisi, yabancı yazılımlara olan bağımlılığı sıfıra indirmeyi hedefleyen, yapay zeka destekli ve tamamen yerli kod yapısıyla inşa edilen bir dijital kale. Unutulmamalıdır ki; yazılımınız yerli değilse, bağımsızlığınız tehlikededir. Bu gerçekten hareket eden yüzde yüz yerli ve milli canlı yayın platformu MiMi projesini de bir Türk girişimci, Zafer Yaşa hayata geçirdi. Bu sayede verilerimiz daha güvenli ortamda saklanacak ve kötü niyetli çevrelerin eline geçmeyecek. Zafer Yaşa'nın hayata geçirdiği canlı yayın platformu MiMi'ye yayın hayatında başarılar diliyorum. Nitekim Türkiye'nin millî teknoloji hamlesi TEKNOFEST doğrultusunda yerli ve millî yazılımcı ordusunun yetişmesinde en kritik lokomotiflerden biridir. Selçuk Bayraktar'ın başarı ile yürüttüğü TEKNOFEST'ler kapsamında düzenlenen yarışmalar, genç yetenekleri sadece teoride bırakmayıp doğrudan sahadaki gerçek problemlere yazılımsal çözümler üretmeye teşvik ediyor. TEKNOFEST bir dinamo özelliği taşıyor. Gelecekteki bir dünya savaşında ilk kurşun muhtemelen bir tüfekten çıkmayacak veya bir füze ile atılmayacak; bir sunucu odasından dijital olarak atılacak. Düşman ülkeler, askeri birliklerini hareket ettirmeden önce siber saldırılarla karşı tarafın komuta-kontrol mekanizmalarını, erken uyarı radar sistemlerini ve askeri uydu iletişimlerini felç etmeyi hedefleyecek. Siber saldırıların arkasında kimin olduğunu kesin olarak kanıtlamak zaman alacak. Bu durum, saldırgan ülkeye diplomatik ve askeri olarak zaman kazandıracak ve hedef ülkede kaos yaratacak.

HİBRİT SAVAŞ
Elektrik santralleri ve nükleer tesisler devre dışı bırakılarak ülkenin karanlığa gömülmesi sağlanabilir. Bankacılık sistemlerinin, borsaların ve dijital ödeme yöntemlerinin çökertilmesi, ekonomik bir çöküşe ve toplumsal paniğe yol açar. Trafik kontrol sistemleri, tren hatları, limanlar ve havacılık ağları hacklenerek lojistik akış durdurulabilir. Su arıtma tesislerinin kimyasal dengeleriyle oynanması veya hastane sistemlerinin kilitlenmesi doğrudan can kayıplarına yol açabilir. Siber saldırılar sadece makineleri değil, insan zihnini de hedef alacak. Yapay zeka destekli siber operasyonlar bu süreçte kritik rol oynayacak: Liderlerin sahte teslim olma videoları veya halkı paniğe sevk edecek yapay zeka üretimi ses/video kayıtları yayılabilir. Toplumsal fay hatlarını (etnik, siyasi, dini) kaşımak ve halkı devletine karşı kışkırtmak için bot orduları üzerinden algı operasyonları yürütülür. Yeni yüzyıl gelişmeleri bağlamında, savaşın tamamen dijital dünyada kalması da zor görünüyor. Siber saldırıların tek başına kalıcı bir zafer sağlamayacağı, ancak fiziksel saldırıların etkisini katlayacağı değerlendiriliyor. Siber saldırı düşmanın gözünü kör eder, kulaklarını sağır eder; hemen ardından geleneksel askeri güç (füzeler, tanklar, uçaklar) devreye girerek fiziksel işgali veya yıkımı gerçekleştirir görüşünü de bir kenara yazmalıyız. Geleceğin küresel çatışması, kodların füzelerle yarışacağı, cephe hattının evlerimizin içindeki internet modemlerine kadar uzanacağı tam teşekküllü bir Hibrit Savaş olacağı da belirtiliyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığınca güncellenen Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı kapsamında dijital bağımsızlığımızı korumak adına çok katmanlı küresel ve bölgesel tehditlere karşı koyacak durumdayız. Türkiye, yeni siber ordusuyla geleceğin karanlık dijital savaşlarına hazır olduğunu tüm dünyaya ilan etti. Cephe artık her yerde ve Türkiye kendi kalesini en sağlam çelikten örüyor. TANKLARIN DEĞİL KODLARIN SAVAŞI DÖNEMİNE GİRDİK. DİJİTAL KIYAMETE KARŞI YERLİ KALKAN: TÜRKİYE SİBER SÜPER GÜÇ OLMA YOLUNDA

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.