• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Dünya’dan kargo var BURCU ILGIN Dünya’dan kargo var burcu.ilgin@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 05.06.2021, 00:00

Evet uzayda yaşam arayışları hızla sürüyor.
Uzaya ilk kargo gönderildi. NASA adına uzay taşımacılığı yapan SpaceX, Uluslararası Uzay İstasyonu'na içinde deneylerde kullanılmak üzere su ayısı olarak bilinen 20 bin tardigrad, 128 kısa kuyruklu kalamar, ayrıca Şili biberi bitkileri ve pamuk fideleri bulunan bir kargo gönderdi. Kargonun ağırlığı ise tam 3 bin 300 kilo...
Bu arada kısaca tardigradlardan bahsetmek istiyorum. Tardigrad yani bilinen isimleriyle su ayıları, en zorlu koşullarda bile hayatta kalabilmeleri ile tanınıyorlar. Bu canlılar, uzayda, oksijensiz ortamda, soğuk havada, su altında kısacası her ortamda hayatta kalabilme özelliğine sahip olmasıyla biliniyor. Dondurularak gönderilen bu canlılar uzay istasyonunda tekrar canlandırılacak.
Tardigradlarla yapılan deney sonucunda bilim insanları; hayvanların uyum sağlama yeteneğinin arkasındaki genleri tanımlayarak, uzun uzay konaklamaları sırasında insan vücudundaki stresleri daha iyi anlamayı umuyor.
Pamuk fideleri ise uzaydaki gibi mikro yerçekiminde hangi çevresel faktörlerin ve genlerin kök gelişimini kontrol ettiğini tanımlamaya çalışan deneylerde kullanılacak. Bu deneyler sonucunda öğrenilecek bilgilerin, 'daha az su ve böcek ilacı kullanımı gerektiren pamuk çeşitleri geliştirmek için bir başlangıç olacağı' düşünülüyor.
Uzaydaki bu araştırmaların açıklanan amacı gösteriyor ki aslında hala dünyadan tamamen umudumuzu kesmiş değiliz, hala azalttığımız kaynakları verimli kullanmayı öğrenmeye çalışıyoruz. Tabii bir yandan da uzayda yeni bir dünya hazırlıkları da hızlı bir şekilde devam ediyor.

Tardigrad

ÇOK HAKLISIN SEYMA!
Uzayda yaşam arayışları devam ededursun... Türkiye'nin kalabalık gündemi arasındaki isimlerden biri de Şeyma Subaşı... Bu konudaki fikrim net...
Herkes istediği hayatı yaşamakta serbest.
İstediği kişiyle evlenir, boşanır, çocuk yapar, istediği yerde gezer vs... Aldığı nafaka da onu ilgilendirir. Ancaak buradaki paradoks şu... Şeyma Subaşı tüm bu kişisel olayları milyonlarla paylaşıyor ve bu sayede para, şan, şöhret kazanıyor. Birçok kişi kızdığı, hayatını onaylamadığı halde takibe devam ediyor. İçten içe kızmasının sebebi de kendi yaşamak istediği hayatı Subaşı'nın yaşıyor olması... Kimisi onu ahlaksız olmakla, kimisi iyi bir anne olmamakla, kimisi aptal olmakla itham ediyor. Ve Şeyma Subaşı tüm bu eleştirilere 'E takip etmeyin o zaman' tadında cevaplar veriyor. Ki çok haklı...
Bunu söyleyen Şeyma'nın bir gün uyanıp da sadece akrabalarından oluşan 50 takipçisi olduğunu gördüğünü düşünsenize... Kesinlikle bunalıma girecektir. Çünkü onun hayatı bunun üzerine kurulu. Elinden alındığında nasıl bir boşluğa düşeceğini kendisi de bilmiyor henüz. O takip edilmek istiyor ama eleştirilere "Takip etmeyin" diye umarsızca bir çıkış yapıyor, umursamadığından değil, eleştiri istemediğinden... Son açıklamasında "Benim artık Türkiye ile bir bağım kalmadı, Türk medyası beni niye haber yapıyor?" minvalinde kelimelerle bir güzel de aşağılamış bizi... Çok haklısın Şeyma, sende bir kabahat yok, tüm kabahat seni var eden Türk halkında ve Türk medyasında...

NAZARA BAKISIM
Bu arada Şeyma Subaşı'nın evlilik teklifi herkesin dilinde... Kadın herkesin hayalini kurduğu bir hayat yaşıyor ya da yaşadığını düşündürüyor. Bu yüzden de takip etmemek, Şeyma'nın fotoğrafını sevgiliye gösterip "Bak gördün mü" dememek mümkün değil... Tüm bunların bana düşündürdüğü basit bir şey var. Nazar diye bir şey yokmuş meğer. Ben eşimle yan yana fotoğrafımı koysam bir saat sonra kavga ediyor ve bunu da nazara bağlıyordum. Meğer nazardan değilmiş o kavgalar. Çünkü nazar diye bir şey olsa Şeyma Subaşı'nın çatlaması lazım öyle değil mi? Siz de yeni doğan bebeğinizin yüzünü saklamayı bırakın bence artık Melisa sosyal medyada büyüdü, ona bir şey olmadıysa sizinkine de bir şey olmaz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI