• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Cari açık makul düzeye geriledi

CAHİT SÖNMEZ

Cari açık makul düzeye geriledi

cahit.sonmez@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 11 Şubat 2010
2009 yılına kadar yürekleri ağızlara getiren cari açık, küresel krizin de etkisiyle tehlike sınırının altına kadar geriledi. Merkez Bankası'nın dün açıkladığı "ödemeler dengesi" verilerine göre 2009 yılında cari açığımız 13.854 milyar dolara kadar düştü. 2008 yılında açık 42 milyar dolar düzeyine kadar tırmanmıştı.
Öncelikle cari açığın yükselmesinden, makul seviyeleri aşmasından neden korkuyoruz bunu belirtelim...
Cari açık, diğer ülkelerle yaptığımız mal ve hizmet karşılığında ödemek zorunda olduğumuz dövizin, gelecek dövizden fazla olması durumunda ortaya çıkıyor. En yalın haliyle "döviz açığı" diyebiliriz cari açığa. Dolayısıyla, cari açığın ortaya çıkmasıyla bir, yabancı sermaye bağımlılığı yükselmiş oluyor, iki kurlar baskı altına giriyor. Doğal olarak, kurların baskı altına girmesiyle domino etkisi sonucu faizler de yukarı yönlü baskı altında kalıyor.

TEHLİKE SINIRI
Cari açığın makul seviyesi ise, milli gelire oranının yüzde 5'i aşmaması. Geçen yılın cari açığı olan 13.8 milyar doları, milli gelire oranlarsak çıkan değer yüzde 3'ler civarında kalıyor. Sonuçta, açık, ekonominin tolere edeceği, kurlar üzerinde baskı kurmayacağı bir düzeyde kaldı geçen yıl itibariyle.
Cari açığın tehlikeli rakamlardan makul rakamlara gerilemesinde rol oynayan en temel faktör, kriz nedeniyle hem iç hem de dış talebin bıçak gibi kesilmesiydi. Kriz öncesi dönemde, kurların TL. lehine bir konumda olması, diğer bir deyişle, TL'nin dolar ve euro karşısında değerli olması, üretimde kullanılan girdilerin büyük çoğunluğunun ithal edilmesine neden olmuştu. Bu yüzden birçok hammadde ve aramal üreten yerli firma kepenk kapatmak zorunda kalmıştı. Zaten, Çin ya da Hindistan malı ucuz girdiler kullanılmasaydı, üreticilerimiz uluslararası düzeyde rekabet güçlerini koruyamazlardı... Toplam ihracat da yıllık 100 milyar doları aşamazdı.

FİNANSMAN ÖNEMLİ
Cari açığın finansmanı ise yabancı sermaye ile yapılıyor. Mali veya reel sektöre gelen yabancı sermaye ile ihtiyaç duyulan dövize kavuşmuş oluyoruz. Böylece, döviz açığımızı yabancıların tasarrufları ve yatırımları ile kapatıyoruz. Mali sektöre gelen yabancı sermaye uzun süre kalıcı olmadığı, daha açık bir ifadeyle "sıcak para" beklediği karı yapıp her an çıkmaya hazır olduğu için cari açığın finansmanında sorun yaratabiliyor. Oysa, doğrudan yabancı sermaye ile gerçekleştirilen cari açıkta finansmanın kalitesi artıyor.
Toparlanma süreciyle beraber dış talep de artıyor. Bu yüzden 2010'da cari açık hızla yükselecek. Merkez Bankası'nın yaptığı ve geçen hafta sonuçlarını açıkladığı beklenti anketine göre, ekonominin önemli aktörleri, cari açığın bu yılı 22.579 milyar dolar ile kapatmasını bekliyor. Bu yılın bütçesinde öngörülen gayrisafi yurtiçi hasıla 1 trilyon TL. Bu yılın ortalama dolar kurunun 1.55 olduğunu varsaydığımızda, dolar bazında Türkiye'nin milli geliri yaklaşık 650 milyar dolar çıkıyor. 22 milyar cari açığı bu rakama oranlarsak da yüzde 3.5'lara ulaşıyoruz ki, tehlike sınırının altında kalıyor.
Piyasalardaki aşırı likidite sayesinde, sıcak para olarak yeni yabancı sermayenin gelmesinde ya da mevcutların çıkmasında bir sorun yaşanmayacak. Bu itibarla, cari açık, ihracatla paralel olarak yükselse bile finansmanda zorlanmayacağız. Sağ olsun yabancı sermaye... Aynı zamanda, kurların cari açık yüzünden yukarı yönlü baskıya maruz kalması da söz konusu olmayacak.
Son olarak "ödemeler dengesinde" yer alan diğer ana kaleme göz atalım. Hata sonucu yüksek ya da düşük olan bir verinin düzeltilmesi veya kaynağı belli olmayan döviz giriş ve çıkışı için kullanılan "Net Hata ve Noksan" değeri, bir süredir hiç alışık olmadığımız yükseklikte çıkıyor. 2009 Aralık itibariyle 8.4 milyar dolar. Yani, bir yıllık turizm gelirlerinin neredeyse yarısı veya bir aylık ihracat kadar... Hata ya da noksan için biraz yüksek değil mi sizce?


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.