• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Tedbirli olmakta fayda var

CAHİT SÖNMEZ

Tedbirli olmakta fayda var

cahit.sonmez@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 24 Temmuz 2012
Türkiye ekonomisi 2008 krizinden fazla hasar almadan kurtulması, sonrasında bazı verilerini düzeltmiş olması son günlerde Merkez Bankası'nın bu kadar temkinli olmasına gerek var mı sorusunu gündeme getirdi. Merkez Bankası faiz indirim furyası olduğu bir dönemde, hatırlayacağınız gibi Temmuz ayında da faiz seviyelerini korumuş, kararını da özellikle dış kaynaklı risklere dayandırmıştı. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, ihracatçıları da gözeterek Merkez Bankası'nı faiz konusunda biraz gevşemeye davet etti.
Doğrudur, Türkiye ekonomisi mali performans başta olmak üzere güçlü halkaları olan bir ekonomi yolunda adım atıyor. Bu yıl, büyüme hızının gerilemesine bağlı olarak cari açık tepe noktasından inişe geçmiş durumda, enflasyon aynı şekilde yüzde 11.14 ile Nisan'da yaptığı zirvenin yaklaşık yüzde 20-25 aşağısına indi. Böylece, risk algısındaki yumuşama ile hisse senedi, faiz ve kur üçgeni de fazla kazaya uğramadan idare ediyor şimdilik. Geçen yılla karşılaştırdığımızda bu yılın ilk yarısında geldiğimiz nokta fena görünmüyor.

RİSK FAKTÖRLERİ
Ancak, alınan yol ekonomi yönetimini rehavete sokmaması gerekiyor. Neden derseniz:
- Geçen yıl 77 milyar dolar olan cari açık bu yılın ilk yarısı itibarıyla, yıllık bazda 69 milyar dolar seviyesine indi. Yani, ciddi bir düşüş söz konusu değil henüz. Gayrisafi milli gelire oranı halen yüzde 8'in üzerinde. Eğer büyüme hızı beklendiği gibi 3.5-4 değil yüzde 5 gibi daha yüksek seviyede gerçekleşirse, cari açık gerileme hızı ikinci yarıda iyice yavaşlar, enerji tüketimine bağlı olarak.
- Enflasyon için de benzer resmi çizebiliriz. Enflasyon da büyüme hızının gerilemesi ve petrol fiyatlarının aşağıya gelmesiyle gerilemeye başladı. 2012'ye yüzde 10'un üzerinde başlangıç yapan enflasyon geçen ay yüzde 8.83 seviyesine kadar düştü. Aşağı inişin ardında, kur etkisinin ve geçen yılın baz etkisinin olduğunu Merkez Bankası her fırsatta dile getiriyor. Bir ara 125 dolar seviyesini gören, sonra ateşi düşen petrol fiyatları yeniden yükselirse hem cari açığa hem de enflasyona yukarı yönlü baskı yapar.
Türkiye ekonomisi ile ilgili diğer risklere de kısaca değinelim: Tüketici kredileri halen yüksek seviyelerde, üstelik artışını da sürdürüyor. Yani, hane halkı borçlanarak tüketim yapıyor ve eski borçlarını borçla çeviriyor. Bu yüzden tasarruf oranı da milli gelirin yüzde 12'si seviyesinde kalıyor.
Sıcak paranın ekonomi üzerindeki ağırlığının fazla olması en dikkat çeken risk faktörü. Doğrudan yabancı sermaye payı halen makul seviyelere ulaşmış değil. YASED bu konuda biraz umutlu, yıl sonu itibarıyla doğrudan yabancı sermaye girişinin 15 milyar doları bunacağı tahmini yapıyor.

TOZPEMBE DEĞİL

Tüm parçaları yan yana getirdiğimizde, olumlu gelişmelerin birazda pamuk ipliğine bağlı olduğunu söyleyebiliriz. Ne zaman sorunların temeline inilir ve yapısal reformlar sonucu iyileşme sürecine girerse, işte o zaman alınan yolun kalıcı olduğunu söyleyebiliriz. Bakın son yıllara, büyüdüğümüzde cari açık ve enflasyon yükseliyor, aynı şekilde bütçe cephesinde de faiz dışı fazla yukarı çıkıyor. Ne zaman küçülüyoruz, o zamanda bozulan verilerde düzelme görülüyor. Şimdi geçen yıla göre küçülme dönemindeyiz.
Dolayısıyla, ihracatımızın neredeyse yarısını gerçekleştirdiğimiz Avrupa'nın ekonomik açıdan durumu ortada iken, bu yılın büyüme rakamı belirsizliğini korurken, daha açık ifadeyle inişin sert mi yoksa yumuşak mı olacağı sorusu yanıt bulmamışken, petrol fiyatlarının yeniden tırmanmaya başlama olasılığı varken, genç nüfus işsizliği halen çok yüksek iken, en önemlisi enflasyon son aylarda gerilemesine rağmen halen ben buradayım diyorsa, Merkez Bankası'nın temkinli duruşunu koruması gerekiyor. Bu gerçeği lütfen kabul edelim ve Merkez Bankası'nın bağımsız konumda olduğunu da unutmayalım.


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.