• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Piyasalarda karamsarlık hakim

CAHİT SÖNMEZ

Piyasalarda karamsarlık hakim

cahit.sonmez@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 03 Mart 2014
18-19 Mart tarihlerinde kritik toplantısı var FED'in. Her ne kadar toplantının seyrini ve çıkacak sonuçları piyasa aktörleri kısmen tahmin etse de tedirginliklerini üzerilerinden atamıyorlar. İçerideki ekonomik ve siyasi faktörlerde eklenince tedirginlik daha da artıyor. FED'in toplantısı önümüzdeki viraj piyasaların alacağı, asıl daha keskin olanı yerel seçim virajı.

FAİZ ORANI
Piyasa analizimize FED'le başlamazsak olmaz... 19 Mart Türkiye saati ile akşam 9'da FED'in çiçeğe burnunda Başkanı Yellen'dan nasıl bir açıklama gelir? Büyük olasılıkla 10 milyar dolar indirime devam denecek gibi görünüyor. Yani 65 milyar dolarlık tahvil ve ipoteğe dayalı menkul kıymet alımı 55 milyar dolara çekilecek. Kompozisyonunda da bir değişim olmaz, 30 milyarı tahvil kalanı ipotek kağıdı ile aylık toplam 55 milyar dolar enjekte eder FED. Yüzde 0-0.25 seviyesindeki politika faiz oranını ise aynı seviyede korur. ABD ekonomisinin büyüme ve istihdamla ilgili öncü verileri halen ılımlı toparlanmanın olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla çerçevesini çizdiğimiz bu baz senaryo gerçekleşirse, tabi diğer faktörleri sabit aldığımızda, piyasalardan belirgin bir tepki gelmez. Zira, 22 Mayıs'tan sonra baz senaryo halihazırda fiyatlanmıştı piyasalar tarafından. FED'den gelecek kötü senaryoyu da şöyle tanımlayabiliriz. Şu anki 65 milyarlık tahvil alım düzeyini 10 milyar yerine 15 ya da 20 milyar dolara çıkarırda ve politika faiz oranlarını dediği gibi 2015'e kadar sabit tutarsa bizim gibi gelişmekte olan piyasalar olumsuz etkilenir. Daha kötüsü tahvil alım miktarıyla beraber faizi 25 baz puan yükselterek yüzde 0.50'ye çıkarması olur. Ancak, her iki senaryonun da gerçekleşme olasılığı neredeyse sıfıra yakın görünüyor. Böylesine radikal önleme zaten ABD ekonomisinin iç dinamikleri izin vermez.

PAS GEÇERSE!
İyi senaryo FED'in Mart ayını pas geçmesi olur. 65 milyar dolarlık tahvil alımı ve politika faiz oranını aynı seviyede tutması yabancı sermaye akımlarında pozitif algıya neden olur ve bu fırsatı değerlendirmek adına yeni pozisyonlar alarak geçen yılki yüzde 35'lere yaklaşmış olan zararın bir kısmını telafi etme yoluna giderler. Sonuçta yeni alımlarla borsa ve tahviller değer kazanır, kur aşağı doğru gevşer.
Piyasaların iki viraja vereceği olası tepkilere gelelim... TL faiz oranlarının yüzde 10'lar seviyesini kırarak tek haneye inmesi yakın zamanda gerçekleşmeyecek gibi. Çünkü, Şubat ayı enflasyonu ile yüzde 8'ler sınırına dayandı tüketici fiyat endeksi. Hatırlayalım, Merkez Bankası para politikaları için 3 temel faktörü izliyor. Birincisi enflasyon, ikincisi cari açık ve üçüncüsü kur hareketleri... Enflasyon gibi cari açıkta Merkez Bankası'nın temkinli durmasını gerektiriyor. Tüketici kredi hacmindeki artışı baskılamak için cari açığın makul seviyelere gerilemesine kadar faizleri mevcut düzeylerinde tutmak zorunda. Özetle, TL faizleri yüzde 10 politika faizi ile yüzde 12 faiz koridorunun üst bandı aralığında dalgalanacak. Ta ki bu yılın ikinci yarısına kadar.

KUR VE BORSA
TL'nin inişe geçmemesi yabancı sermayenin risk iştahını açacağından en azından çıkışların önüne geçeceği gibi yeni sermaye girişlerine de zemin oluşturabilir. Eğer yabancı sermaye akımlarında sorun olmazsa kurlarda dar bir bantta dalgalanır.
Borsa İstanbul gerek fiyat kazanç oranı gerekse piyasa değeri defter değeri oranlarına göre gelişmekte olan piyasalar içinde negatif ayrışıyor. Buradan Borsa İstanbul'da işlem gören hisse senetlerinin alım için uygun olduğu sonucuna varabiliriz. Yukarıda faiz kur borsa üçgeni analizi sonucu karşımıza kötü bir resim çıkmıyor. Ancak, Türkiye'deki siyasi gelişmeler ve yurtdışında hararetlenmiş olan Kırım Rusya olayları, bazı Latin Amerika ülkelerindeki ayaklanmalar gibi jeopolitik faktörler bir süre daha piyasa aktörlerini karamsar olmalarına neden olacak...


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.