Piyasalar düzelir gibi oluyor ama bir bakıyorsunuz bazı riskler öne çıkarak olumlu havayı bozuyor. Açık söylemek gerekirse, 2008 krizinden çıkış için FED ve Avrupa Merkez Bankası'nın enjekte ettiği toplam 6 trilyon doların üzerindeki likidite bir yere kadar getirdi küresel ekonomiyi... Tabii aşırı likiditenin de etkisi bir yere kadar... Bu yüzden son üç dört yıldır hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ekonomiler tekleyen araba gibi ancak gidebiliyorlar.
FED'in faizleri yükseltmemesi daha da önemlisi yumuşama işaretleri vermesi bir nebze rahatlatmıştı piyasaları... Ne yazık ki kısa sürdü. Nisan toplantısına kadar bir aşağı bir yukarı piyasa hareketlerine tanık olacağız gibi görünüyor.
Merkez Bankası ekonomi ve piyasalara yön veren büyük aktörlere beklentilerini soruyor ve istatistiki yöntemlerle ortalamaları hesaplayıp "beklenti anketini" oluşturuyor. Mart ayı beklentileri sonuçları şöyle;
ENFLASYON İNEBİLİR!
Faiz kararında etkili olan enflasyonla başlayalım... Anket katılımcıları 3 Nisan tarihinde açıklanacak Mart enflasyonu sonucunda yıllık enflasyonun yüzde 8,29 seviyesine 2017 yılında ise yüzde 7,23'e kadar inmesini öngörüyorlar. Olumlu bir beklenti... Ancak gerçekleşebilmesi gıda fiyatlarından öte birikimli kur etkisine bağlı olacak. Kuru etkileyen bir dizi unsurdan en kritik olanları FED'in faiz kararları ve vereceği mesajlar ve aynı zamanda siyasi ve jeopolitik riskler... Dolayısıyla bu iki unsurda hareketlenme olmaz ise anket katılımcılarının beklentilerine yakın bir performans gösterebilir yılsonu enflasyonu...
Dolar düştükçe coşan, hatta 2,90'ın altına indiğinde 2,80'leri telaffuz etme cesareti gösteren uzmanlar şimdilik yanılmış görünüyorlar. Ekonomiye yön veren ekonomide söz sahibi üst düzey yöneticiler daha temkinli olmayı tercih ediyorlar. Onların dolar kuru tahminleri Mart sonunda 2,9017 düzeyinde kalıyor. 2016 yılı sonunda ise 3,1132'ye kadar çıkmasını öngörüyorlar. Yabancı sermayenin gelişmekte olan ülkelere pek sıcak bakmadığını, hisse senetlerinde deyim yerinde ise "vur-kaç" taktiğinin ötesine gitmediğini varsayarsak döviz girişinin kısıtlı kalacağını söyleyebiliriz. Bir de FED'in en az iki faiz artırımını da eklersek... 3'lerin biraz üstü kur seviyesinin oldukça makul olduğunu görebiliriz.
ILIMLI BÜYÜME
Anket katılımcılarının büyüme beklentileri Orta Vadeli Program'dan daha kötümser İMF ve Dünya Bankası'ndan daha iyimser... Yılsonunda yüzde 3,6, gelecek sene de yüzde 3,9 oranında büyüme hızına ulaşılabileceğini tahmin ediyorlar. Dış talebin ve kredi kısıtlamasından kaynaklı iç talebin sınırlı kalacağını düşünürsek yüzde 3,5'lar oranında bir büyüme hızının makul olabileceği sonucunu yapabiliriz.
Gelelim faiz beklentilerine...
Katılımcılara göre Merkez Bankası bu ayda istikrarlı fonlama oranını yani bir haftalık repo ihale faiz oranını değiştirmeyecek. Ama ortalama fonlama oranı tahminlerini yüzde 9,04'den yüzde 8,92'ye çekmişler. Bu da faiz koridoru üst bandında bir değişiklik olabileceğini öngördüklerini yansıtıyor. Belirtmek isterim; yazımı kaleme alırken henüz Merkez Bankası kararını açıklamamıştı. Tahvil faiz oranlarındaki beklentileri de benzer şekilde çok az aşağı yatay bir patika izleyen faiz oranları yönünde...
Sözün özü ekonomiye yön verenler ne iyimser ne de kötümserler...
Sadece temkinli olmaktan yanalar...
Merkez Bankası gibi...
