• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Bizim arka bahçemiz FİLİZ ÖZKOL Bizim arka bahçemiz filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 13.09.2021, 00:00

Kendimize bile yabancı olduğumuz kişiliğimizi ne kadar tanıyoruz, hiç düşündünüz mü? Kimiz?
Neleri biliyoruz, bildiğimizi zannettiğimiz konular bize ne kadar aşina? Yargılarımız, gerçeklerimiz, sevgi zannettiğimiz duygularımız ve kendimize bile uzak olan konuların hangi gerçeği içinde yaşıyoruz?
Öğretilerden yola çıkıyoruz ve bize öğretilenler her neyse gerçekten neleri yansıtıyor?
Hayatın bitmeyen bilmeceleri arasında dolaşırken biz sahiden gerçek miyiz? Tuhaf bir yaşam olgusu. Olması gerektiği kadar yaşanan bilmezliği araştıracak cesurluğun çılgın deliliği içinde kaybolup yine kendi gerçeklikleri içine sığınan... Anlaması zor, anlatması daha zor, algılaması çok daha zor.

KENDİNİ KIYASLAMAK
Her insan kendi hayat amacını öğrenmek için gelir dünyaya. Üstünlük yoktur. Ama hep kendini kıyaslama ihtiyacı içinde hisseder.
Bir başkasının yetenekleri, maddiyatı, zevkleri hayat tarzı derken kendi hikayesini kaçırır. Başkalarının hikayelerini dinlerken kendi yaşamını unutur.
Ön bahçelerimiz özenlidir, vitrinimizdir.
Kendimizi sözde ifade edeceğimiz sanal alanlarımızdır.
Ne acıdır ki, kendimizi kandırmaya çalıştığımız alanlarda bile mutlu olamadığımızı itiraf etmekten korkarız. En baskın duygu KORKU... Kimsenin bu duyguyu bize hatırlatmasını istemeyiz. Yalanlarımız bizim en iyi dostumuzdur. Arka bahçemiz karışıktır.
Ayrık otların bol olduğu, temizlemeyi, sulamayı unuttuğumuz metruk alanlarımızdır.
Her şeyi tepiştirdiğimiz ve kendimizin bile arayıp bulamayacağı çöplüklerimizdir.
Ne kendimiz temizleriz, ne de bir başkasının karıştırmasına izin veririz.

İDEALLEŞTİRME DUYGUSU
Biraz da konumuzun felsefe kısmından bilimsel tarafına geçmek istiyorum. Çözümsüz kaldığımızda, olayları kontrol edemediğimizde kendi kendimizi avutmaktan, kandırmaktan başka çaremiz yok mu?
Bazen kendinize şunu soruyor olabilirsiniz:
Ben böyle hissetmeme rağmen neden tam aksini söyledim? Neden öyle davrandım? Neden öyle dedim? Neden saçmalıyorum?
En çok ilişkilerimizde yapıyoruz bunu.
Fazla emek verdiğimiz ya da elde etmek için acılar çektiğimiz, beraber olmak için çok uğraştığımız kişiyi idealleştirerek negatif özelliklerini görmüyoruz.

KENDİ KENDİNE YALAN
Bazen melankolik şarkılar gibiyizdir. Derinlerde bir yerde anlaşıldığımızı hissederek tuhaf bir haz alırız. Bazılarımız terapiye gider, destek alır, danışmanlık alır, kendi değiştirir, okur, anlar ve aksiyon alır. Bazı insanlar da kendilerini ikna etmek için etrafında onlara sürekli 'evet' diyen insanları tutar. Ve kendini kandırmaya devam eder.
Kendini kandırmak aslında kişinin kendi kendine yalan söylemesidir. Aklımızın bizimle oyun oynaması da denilebilir.
Kendi kendini kandırma, doğru olmadığı halde bir şeyin doğru olduğuna kendimizi bilinçsiz olarak ikna etmektir.

YAŞIMIZI UNUTMA ÇABALARI
Ölümlü olmayı kabullenmiş gibi görünen fakat hayata anarşiyle yaklaşan bir ruh olarak asla bu yaşamla savaşlarımız bitmeyecek. Karşımdaki gençliğini arayan estetik harikası güzel kadının kabul etmemiş gibi görünse de yaşının 60 olduğunu gayet iyi bilmesi gibi. Mutlu olmayı başarabilmiş miydi? Asla...
Çünkü her şeyiyle sona yaklaştığını hissediyordu. Gerçekleri bilerek yaşamak zorlu bir savaştır. Anı yaşamayı kabul etmek zorundayız. Zor zanaattır yaşamak.
Hiç birimiz tesadüf olarak gelmedik bu yaşama. Sırlarımızı çözmeyi, arka bahçemizi temiz tutmayı ve zamanı geldiğinde veda etmeyi bilmeliyiz.


GÜNÜN SÖZÜ
Günler kısalıyor diye aldatma kendini, günler değil, kısalan aslında senin ömründür. (anonim)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI