• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Ben bilirim FİLİZ ÖZKOL

Ben bilirim

filizozkol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 10.01.2022, 00:00

Her şeyi biliyoruz. Bilmediğimiz hiçbir şey yok.
Dünyayı biz kurtarıyoruz.
En iyiyi biz düşünürüz. Konuşurken dağları deviriyoruz. Aman ha kim bize karşı gelebilir. Sokakta A'dan Z'ye herkes siyasetçi.
Matematik fizik kimya dilbilgisi sanat hep bizim tezgahımızda.
Neyi bilmiyoruz acaba diye hiç aklımıza geliyor mu? Yok canım ne alaka. Ayaklı ansiklopediyiz vallahi. Son günlerde TV'lerde yeni bir akım bilgi yarışmaları. Seviyorum bu tarz programları.
Kendimizle yüzleşiyoruz.
Genel kültürümüz testten geçiyor. Takke düşüyor kel ortaya çıkıyor da kelini gören kim. Burnumuz havada, "Ne saçma sorular" yakıştırmalarımız. Bilgisiz cahiliz demeye dilimiz varmıyor.
İnsanoğlunun garip bir yönü.
Öğrenme yetimiz varsa vardır.
Yoksa zorla olmuyor fakat bir bilene soralım duygusu da hiç yok. Burnundan kıl aldırmama deyimini kim ortaya çıkarmışsa aklını seveyim. Tecrübe konuşuyor ne de olsa. Yüzyıllardır insan doğasında saklı olan egoların şekil değiştirerek bedenimizdeki saltanatını artık kabul etmemiz gerekiyor. TV'ler olmasa biz ne yapardık? Sorusunun cevabı çok daha bilgili ve kültürlü olurduk düşüncesi geliyor. İsaac Newton, Galileo, Kopernik'in icatları ile ayaktayız. Şu anda sözde gelişmiş teknolojinin temelinde onların beyin bilgilerinin emeği var.
Yüzyıllar öncesinin buluşlarında izlenecek ekranlar mı vardı? Taş üstün taş koya koya bugünlere geldiğimiz kesin ama artık yok etme bitirme tüketme dönemine girdik. İnsanoğlu tuhaf bir dönemden geçiyor.
Rahat ve huzurun bize battığı bir gerçek. Olmuyor, olamıyor.

İLİŞKİLERDE DURUM AYNI
Hiçbir dönem bu kadar karmaşa yaşadığımızı zannetmiyorum nacizane. Kuru gürültünün arasından bilgi toplama derdindeyiz. Toksik bilgilerin kime ne faydası varsa. Ayıkla pirincin taşını. Belki işe yarar bir şey buluruz.
Doğduğumuz günden bu yana her şeyin en iyisini bildiğini düşünen ve bize bildiklerini dikte ettirmeye çalışanlarla çevrili etrafımız. Kimi zaman bir arkadaşımız, kimi zaman ebeveynlerimiz, patronlarımız, hocalarımız ve hatta kocalarımız bize "Sen nereden bileceksin, ben bilirim" edasıyla yaklaşıyor.
Her şeyin en iyisini anneler, tüm yolları babalar, tüm acıları arkadaşlar, tüm okul hayatını hocalar, tüm iş hayatını patronlar, tüm erkekler, kocalar, tüm hissettiklerimizi sevgililer bizden iyi biliyor... Hele konu acıklı bir şeyse işin ucu iyice kaçıyor! Ne zaman birine canını sıkan bir şey anlatsan bir anda karşında profesör kesiliyor. Empati yapmaya çalışmanın ötesinde çabası. Dinlemeyi de bırakıp senin hikayenin üzerine başka bir hikaye anlatmaya başlıyor.
TV dizi konularının somut örneği anlaşılmama üzerin kurulan konular. Laf salatasının arkasında anlamaya çalıştığımız yamalı çatlak patlak ilişki karmaşası.
Kendini anlatmaya çalışan insan topluluğu. Hiç bitmeyen bir döngü aslında bu. Başkasının hangi konusuna kızıyorsak hepsini kendimiz de yapıyoruz. Nerden nereye geldik cümlesinin altında hala bitmeyen egolarımız saklı.
Kendimizi gösteremezsek ölürüz.
Bilirkişi sayımız, kendini bilmez kişiyle eşdeğerdi. Hatta haddini bilmezler topluluğu. Gerçek bilen nerde bilmecesinin içinden dolaşmaktan sahicilerin içi şişti.
Manav amcamız, taksi şoförümüz, bakkalımız, Nazife teyzemiz, Hulisi abimiz, balıkçı Tahsin amcamız, iddia bayimiz, hepsi her şeyi çok biliyor. Bilmeyen var mı? Parmak kaldırsın. Belki de onun bilmediğini bir başkası biliyordur da pazıl tamamlanır.

Çokbilmişlik yaparsan çok düşmüşlük yaşarsın.
(anonim)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI
  • SON DAKİKA