• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
İş dünyasında bazı dengeleri korumanın önemi GONCA ELİBOL

İş dünyasında bazı dengeleri korumanın önemi

gonca.elibol@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 12.02.2024, 00:00
İş dünyasının verimliliğinin ülkemizin ekonomik performansının artmasında ve toplumsal refahın yükselmesindeki önemini yeri geldikçe vurguluyorum.
Yüksek gelir elde etmek, özverili iş çıktıları ile kurumsal kapasitenin artmasına katkı sağlamak, çalışma saatlerinin düzenli olması, değer görmek tüm çalışanların ortak isteğidir. Diğer yandan katma değerli işler yapmak, rekabet gücünü artırmak, yüksek kazançlı gelir elde etmek, hizmet kalitesini artırmak ve sürdürülebilir kılmak, daha çok istihdam sağlamak, daha çok vergi vermek de tüm yöneticilerin veya işveren vekillerinin en büyük isteğidir. Tüm bu istekleri hedefe dönüştürmek, global ekonomik kriz koşullarında elbette kolay değil. Özellikle enflasyonist ortamlarda maliyetlerin artması ile üretim süreçlerinde yaşanan zorluklar, çalışanlar ve yöneticiler arasında çeşitli sıkıntıların oluşmasına neden olabiliyor.
Maalesef bazı işverenler bazı çalışanları ile yollarını ayırmak zorunda kalabiliyor ve bu durum mevcut personellerin iş yükünün artmasına neden oluyor.

EMPATİ YOLUYLA ÇÖZÜM
Çalışma koşullarının zorlaşması işyeri atmosferinin bozulmasına neden olduğu gibi stres de yaratabiliyor. Konjonktürel şartlarda hem işveren hem de çalışan kendince haklı. Biri ayakta kalmak için çabalıyor diğeri hayatını sürdürmek için zorlu imkanlarla çalışıyor. Dış ve çevresel faktörlerinin iş hayatını direkt etkilediği dönemlerde, her iki taraf için sancılı süreçlerin yaşanması olağandır. Elbette bunlar geçicidir. Kararlılık, çeşitlilik, inovasyon, kapsayıcılık, çok çalışma ve inanç sayesinde nice zorluklar aşılmıştır.
Zor dönemlerde işyeri ahenk ve düzeninin bozulmaması için her iki tarafın birbirine karşı empati kurması, saygı hatta sevgi ile yaklaşması en kolay çözümdür.
Anlayış sorunların büyümeden küçülmesini sağlamaktadır. İnsan duygusal bir varlıktır. Psikolojik araştırmalara göre bağ kurmak, iyi niyet ve değer göstermek iş verimliliğini artırmaktadır.
Geçenlerde otomotiv sektöründe faaliyet gösteren ülke genelinde üç fabrikası ve 1200'den fazla çalışanı olan bir patron arkadaşım ile sektöre ilişkin bilgi alışverişi yaptık. Kendisi global ekonomik krizden kötü etkilediğine dair yorumlarda bulundu ve "Allah dağına göre kar verir" dedi.
İster KOBİ ister ilk 500'de bir şirket olsun hiç fark etmez herkesin derdi kendisine.
Arkadaşımla sohbetimizde dikkatimi çeken, işyerinde yaşanan bazı durumların birkaç çalışanı tarafından mobbing olarak (işyerinde psikolojik taciz) yorumlanması idi. Patronun insan odaklı yaklaşımını ve naifliğini bildiğimden şaşırmıştım. Patron, yöneticilerden kaynaklandığını ve yanlış davrandıklarını söyledi. Ne yazık ki pek çok sektörde olduğu gibi burada aynı manzara ile karşılaştık: "kraldan çok kralcı kesilen" kişilerin yarattığı olumsuz hava belki de daha büyük sorunlara dönüşebilirdi. Neyse ki olay çok büyümeden, patronun insani yaklaşımı ve iletişimi sayesinde tatlıya bağlandı. Görüldüğü gibi iş dünyasında dengeleri korumak çok önemli.

MOBBİNG'İ DOĞRU ANLAMAK
Günümüzde çalışanların tahammül gücü giderek azalıyor özellikle kötümser duygulara yönelebiliyor. Peki mobbing olması için neler gerekiyor? Tek bir olayı veya yaşanan bir sorunu hemen mobbing olarak değerlendirmek doğru değil.
Mobbing olabilmesi için olayların bir zaman diliminde, sistematiğinin olması ve tekrarı gerekiyor. Tabii ki kötü niyet ve kasıt da olmalı. Ayrıca yıldırma, değersizleştirme, dikkate alınmama gibi olgular da gerekiyor. İlaveten kişinin elinden işinin alınması, görevi ve sorumluluğunun çok altında itibar düşürücü veya çok üstünde yetkinliğini aşan işler verilmesi gibi faktörler bulunuyor. Çalışanın kişilik haklarını ihlal etmesi gibi pek çok faktör de sıralanabilir. Fakat her olayın münferit değerlendirilmesi gerekiyor. Mobbing yaşadığını düşünen bir çalışan, bunu ispat yükümlülüğü Yargıtay Kararlarına göre kendisine aittir. Yazılı belge, e-mail, şahitler ve onayı alınarak çekilen ses kayıtları bunlara örnek verilebilir. Bir Yönetim Danışmanı olarak işyerindeki psikolojik şiddetin kök nedeninin "yönetim sorunu" olduğunu düşünüyorum.
Doğru liderlik modeli uygulamayan, eğitim almayan, profesyonel davranmayan yöneticilerin ekiplerinde pek çok sorun yaşanmaktadır. Çalışanı dinlemek verimlilik ve aidiyet yaratır.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA