Yurtdışı bir format yine Türkiye'de... BBG ile başlayan reality yarışma türünün son temsilcisi olan (ve yayınlandığı ülkelerde büyük ilgi gören) Traitors, sonunda ülkemize de geldi. Taritors, bizim dilimize hainler olarak tercüme edilebilir. Avrupa'da gerçek bir şatoda çekilen ve hayli büyük bir prodüksiyon olan Traitors'u, Prens dizisi ile büyük ün kazanan komedyen Giray Altınok sunuyor. Şahsen Giray'ı (bence en başarılı olduğu) sosyal medya skeçlerinden bugüne takip ederim. Büyük bir beyin, Giray. Skeçlerindeki metinler efsane! Daha sonradan dahil olduğu Güldür Güldür gibi işlerde yavan kalıyor. Sinema filmlerinin çoğu kötü. Kendi tasarladığı Prens gibi işlerde yıldız gibi parlıyor. Altınok burada da kendisi için tasarlanan onlarca kostüm ve aksesuara rağmen 'Kalenin şeytani zekası' rolünde fazla nazik kalıyor demekle yetineyim. 'Hainler' formatının dijital kanallar için çekilen ilk 4 bölümünü izledim. Format yine (birer milyona ulaşan takipçi sayıları olsa da) taze ünlü influencerlerle, şöhretini yitirmeye yüz tutmuş şarkıcı ve sunucuları yarıştırıyor.
VAMPİR KÖYLÜ
Kimler mi? Cem Avnayim, Tara de Vries, Yasemin Yürük, Öykü Berkan, Özgür Balakar, Yasemin Yılmaz, Yaren Alaca, Mert Öztürk, Saadet Özsırkıntı, Yiğit Poyraz, Emre Uzunboy, İlkay Buharalı, Ayliz Yaşar, Selim Yuhay, Melih Kunukçu ve gazetemizin eski çalışanlarından editör yazar sevgili Yücel Öziçer'in aşçı /fenomen oğlu Emir Elidemir... Aslında mantık, gençlerin 'vampirköylü' diye bildiği bir strateji oyunundan uyarlama. Vampir dememiş, hain demişler. Amaç, masum olan çoğunluğun, moderatör tarafından seçilen hainleri -infaz edilmeden önce- tespit edip elemesi üzerine... Tabii bu zeka oyununda para ödülü ve koruma hizmeti için arada yine beceri oyunları da yer alıyor ve bence bunlar formatın en zayıf yanı... Bütün reality şovlarda olduğu gibi asıl izlenen, oyuncular arasındaki kavga ve atışmalar. Yani seyirci bir taraf tutup onun için tezahürat edecek ve ekran başında kutuplaşacak. Reyting de bundan doğacak. Buna rağmen ilk sezonun yarışmacıları bu tansiyonu yaratmakta çok başarılı olamadılar. Hainler, yarışmacıları bildikleri için akıllıca bir strateji kurabilirken, masum yarışmacılar (hainleri bilmedikleri için) doğal olarak zorlanıyorlar. Tabii işin esprisi de buradan doğuyor. Masum yarışmacılar, kendi aralarında hainlerin kim olduğunu tespit etmeye çalışırken çok zekice görünen, kapsamlı argümanlar öne sürüyor ama her serfinde yanılıp bir masumu kaleden gönderiyorlar.
GERÇEK HAİN
Neden mi? Çünkü insan rasyonel bir varlık sayılmaz. Kalbiyle aldığı kararları, beyniyle gerekçelendirir. Bir haine hain demenin yolu, 'kötücül' olması , haince (!) bakması filan değildir. Bunlar son derece çocuksu tahminler. Her karar aşamasında önce mantıklı fikirler öne sürüp sonunda bir şekilde gıcık kaptıkları birini -diğerlerinin de ikna ederekeliyorlar. Gerekçelendirmeleri her ne kadar mantıklı görünse, konuşmaları her ne kadar karizmatik olsa da yine subjektif davranıyor ve en verilmemesi gereken kararı veriyorlar. Bu durumda sorarım size: 'Gerçek hain dışarıda mı yoksa insanları ve olguları tamamen dış görünüşe ve ön kabullerimize göre yargılayan duygusal beynimizde mi?
