• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Müzakerelerde hamleler olumlu

BÜLENT ERANDAÇ

Müzakerelerde hamleler olumlu

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 12 Nisan 2026

Dünya nefesini tuttu, ABD Başkan Yardımcısı Vance ve İran Meclis Başkanı Galibaf başkanlıklarında İslamabad'da devam eden müzakerelerden çıkacak sonuçlara kilitlendi. İki heyet de müzakereler öncesi Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile görüştü. İslamabad diplomasi masasında ilk hamleler olumlu oldu. Üçlü görüşmeler pozitif gelişmelerle devam ederken, korkulan gelişmelerde uzmanlar tarafından "ihtiyatlı olmakta yarar var" yorumları eksik olmuyor. Müzakerelere başlanırken, ABD ile İran arasında gerilimi düşürebilecek kritik bir gelişme yaşandı. ABD Başkan Yardımcısı Vance, müzakerelerin başlaması için Tahran'ın şartını kabul ederek dondurulmuş İran varlıklarını serbest bırakmayı kabul etti. Bu gelişme, taraflar arasında doğrudan ya da dolaylı görüşmelerin başlaması için kritik bir adım oldu. Farklı odalarda Pakistan aracılığı ile dolaylı yürüyen müzakereler gündemde anlaştıkları takdirde, ilk defa yüz yüze biçimde yürüyecek. İran, görüşmelerde topraklarına yönelik bir daha saldırı düzenlenmeyeceğine dair kesin garanti verilmesini, yaptırımların kaldırılmasını, sivil nükleer programının tanınmasını ve dondurulan varlıkların iadesi, tazminat ve "Hürmüz Boğazı için yeni geçiş protokolü" gibi maddeleri şartları olarak sunuyor. Ateşkesin duyurulmasının ardından Trump, İran'ın 10 maddelik karşı teklifini "mantıklı ve üzerinde konuşulabilir bir zemin" şeklinde nitelemişti.

ERDOĞAN-MACRON GÖRÜŞMESİ
İran tarafı, müzakere sürecine girmek için öncelikle yurt dışında bulunan dondurulmuş İran varlıklarını serbest bırakılmasını ve katil Netanyahu'nun Lübnan saldırısını durdurmasını talep ediyordu. Çatışmaların sürmesi nedeniyle İsrail'in Lübnan'a saldırılarını sürdürmesi, ateşkesin tartışmalı noktalarından biri haline gelmişti. Trump, İsrail'in Lübnan saldırısını müzakere öncesi durdurmuş olmasına karşın, ABD ve İran müzakerecileri öncesi katil Netanyahu-İsrail Lübnan'a yeniden saldırdı. Katil Netanyahu'nun İslamabad müzakerelerini sabote etme çabalarına İslamabad'dan ABD Başkan Yardımcısı Vance müdahale etti. ABD heyetindeki ABD CENTCOM Komutanı Donanma Amirali Brad Cooper'ın kritik durumu halletmeye çalıştığı öğrenildi. ABD ile İran heyetleri arasında Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif aracılığıyla dolaylı görüşmeler sürerken, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Macron'la görüştü. Erdoğan görüşmede, Lübnan'a yönelik saldırılara işaretle, ateşkes sürecini sabote edebilecek girişimlere fırsat verilmemesi gerektiğini, Türkiye'nin bu sürece elinden gelen katkıyı sunmaya devam edeceğini belirtti. Görüşmede iki liderin Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin korunması çağrısında bulunulduğu belirtildi. İslamabad'da ABD ile İran heyetleri görüşürken Trump, "Hürmüz Boğazı çok uzak olmayan bir gelecekte yeniden açılacak" ifadelerini kullandı. O sırada Hürmüz'de enteresan bir olay oldu. Beyaz Saray'dan iyi haber alan Axios kanalı, savaşın başından bu yana bir ilkin yaşandığını ve "birkaç ABD donanma gemisi Hürmüz Boğazı'nı geçti" haberini verdi. Bu haberden kısa süre sonra İran basını, İran müzakere heyetine, bir ABD gemisinin Füceyre Limanı'ndan Hürmüz Boğazı'na doğru hareket ettiğini bildirdiğini aktardı. İran, Pakistanlı arabulucuya, ABD gemisinin hareketine devam ederse 30 dakika içinde hedef alınacağını söyledi. İran'ın uyarısının ardından ABD gemisinin, İran ordusunun kararlı tepkisi ve İran'ın Pakistan'daki heyetinin ilettiği uyarılar nedeniyle hareketini durdurduğu açıklandı. Sahada ABD ile İran'ın birbirini yoklamalarının İslamabad'da tedirginliğe yol açtığı haberlerini olumlu bir haber takip etti. Saat 15.00'te başlayan üçlü görüşmeler sürerken saat 16.28'de ABD, İran'ın dondurulmuş varlıklarını serbest bırakmayı ve Lübnan'da ateşkes yapılmasını kabul ettiği ve teknik görüşmelerin tamamlandığını ve müzakere masasına geçildiği bildirildi. Eğer bir aksilik olmazsa Trump, bir zamanlar bloke ettiği serveti iade etmesi söz konusu olabileceğinden İslamabad'dan bir anlaşma çıkar. İran'ın dondurulmuş varlıklarının tam değeri net değil, ancak çeşitli tahminler toplamın 100 milyar doların (86,5 milyar avro) üzerinde olduğunu gösteriyor.

ENFLASYONUN ETKİSİ
Geçmişte Tahran rejimi,
İran'ın resmî para birimi riyalin değerini desteklemek için rezerv tutmak amacıyla büyük küresel bankalarda döviz hesapları açtı. Art arda gelen yaptırım paketleri rejimin bu fonlara erişimini kesti; bu da çoğu zaman riyalin sert değer kaybına yol açtı ve yabancı tedarikçilerden mal ve hizmet alan İranlı şirketlerin ödemelerini euro, yen ya da diğer para birimleriyle yapmasını engelledi. Savaş patlak vermeden önce de İran tam anlamıyla bir ekonomik olağanüstü hâl içindeydi. İran İstatistik Merkezi, Şubat'ta yıllık enflasyonu yüzde 68,1 olarak açıkladı. Bu, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana görülen en yüksek oran. Bu tablo, dondurulmuş varlıkların devam eden müzakerelerde neden başlıca talep olduğunu ortaya koyuyordu. Yıllar içinde çıkan haberler, İran'ın ciddi miktarda rezervinin, tarihsel olarak İran petrolünün başlıca alıcıları olan Güney Kore ve Japonya'da tutulduğunu gösteriyor. Singapur ve BAE gibi ülkelerdeki petrol alıcıları, yaptırıma tabi İran petrolüyle bağlantılı olabilecek transferleri, İran'ın kontrolünde olduğu düşünülen kuruluşlara, özellikle BAE merkezli diğer petrol şirketlerine ve büyük olasılıkla Hong Kong merkezli paravan şirketlere gönderdiler. ABD'nin ikincil yaptırımları 2018'de yeniden devreye sokmasından bu yana İran diplomasisi, büyük ölçüde bu ülkelerle ikili görüşmeler yürütüp fonların serbest bırakılmasını sağlamaya odaklandı. En son büyük transfer Eylül 2023'te gerçekleşti; 2019'dan bu yana Güney Kore bankalarında dondurulmuş bulunan yaklaşık 6 milyar dolarlık (5,1 milyar avro) İran petrol geliri, bir mahkûm takasıyla bağlantılı ABD yaptırım muafiyeti kapsamında Katar'daki kısıtlı hesaplara aktarıldı. İran bu paralara yalnızca gıda ve ilaç gibi insani amaçlı alımlar için, üstelik sıkı ABD denetimi altında ve koşullu olarak erişebildi. İran'ın nükleer programına, balistik füze geliştirme faaliyetlerine ve terörizmi destekleyen devlet olarak tanımlanmasına tepki olarak on yıllar boyunca uygulanan yeni yaptırımlar, dondurulmuş varlıkların toplam hacmini, ilk dondurmanın çok ötesine taşıdı. Geçmişte fonların serbest bırakılmasına dair her tartışmanın ardından, bu paranın nükleer yayılmayı hızlandırmak ve silah alımlarını finanse etmek için kullanılacağı yönünde Batılı eleştiriler gelirdi. ABD'nin fonları ne ölçüde, hangi ülkelerden ve hangi koşullarla çözmeye razı olacağı İslamabad müzakerelerinde belli olacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.