Aslında yanlış ilişki diye bir şey yok bence. Hemen her ilişki doğru ilişki. Bizim onu yanlış ilişki diye etiketlememize sebep olan şey, değişen ruhsal durum ve ihtiyaçlarımız...
Mevcut ilişkimizi bizim seçtiğimiz gibi bir yanılgı içindeyiz. Bu durumda bilincimizin devrede olduğunu zannetsek de işin aslı böyle değil.
Bu seçimi tamamen bilinç dışımız yapıyor. İstediğimizi sandığımız şeyle istediğimiz şey arasında fark var zaten.
Bilincimiz, istediği şeyin peşinde ama bilinç dışı program, ihtiyacımız olanı çekecek sinyaller yayıyor.
Tam ihtiyacımız olan anda, ihtiyacımız olan kişi çıkıyor karşımıza...
Yaşamın algoritması sağlıyor bunu.
Buna rağmen çoğu zaman şüphe içinde oluyoruz çünkü biz istediğimiz şeyi biliyor ama ihtiyacımız olanı tanımlayamıyoruz.
Neden? Çünkü kendimize karşı dürüst değiliz.
HEPSİ DOĞRU...
Bu yüzden diyorum, hemen her ilişki doğru ilişki diye. En azından başta öyle... Hayır, insanlar kendini farklı gösterdiği için değil. İnsanlar tabii ki kendini farklı göstermeye çalışıyor olabilir ama çoğunlukla hormonlarının gazıyla aslında potansiyellerinin doruğunda oluyorlar.
Hormon baskısı çekilince kendi rutin hallerine dönüyorlar. Bu illa ki kandırma olmak zorunda değil. Şartlar, ortam, flörtün büyüsü insanların (ve tabii ki sizin de) olası en yüksek formunda olmasını sağlıyor.
Ne var ki bu sizi olağanüstü bir süper kahraman gibi gösteren yakıt sınırsız değil. Bir gün bitiveriyor. O zaman da kandırıldığınızı düşünüyorsunuz.
Oysa ki mevcut ihtiyaçlarınız doğrultusunda önce siz kendiniz kandırdınız.
İnsanlar ilaç gibi... Tam ihtiyacın olduğu anda biri sana ilacını getiriveriyor.
Örneğin önceki sevgilin ilgisiz biri miydi?
Hop! Yenisine 'çok ilgili' diye çekiliyorsun ve bir süre cenneti yaşıyorsun.
Ne var ki bir süre sonra, ilgi depon tamamen dolunca (mevcut ihtiyacın giderilince) bu ilgi sana fazla ve boğucu gelmeye başlıyor.
Hatta sevgilinin aslında çok baskıcı, müdahaleci ve aşırı kıskanç biri olduğunu fark ediyorsun. Tabii ki bu farkındalığın gelmesi için senin ihtiyacının tamamen giderilmesi gerekti.
Bu da bir zaman alıyor. Ve sen yanlış bir ilişki içinde olduğunu düşünmeye başlıyorsun. Aslında değişen kişiler değil, ilişkinin dinamikleri oldu.
GEREKÇELER
Maalesef ki çoğu zaman bir insandan ayrılma gerekçen, birleşme gerekçenle aynı şey oluyor ve sen bunu da fark etmiyorsun. Ona neden çekilmiştin? İlgi. Şimdi neden ayrılmak istiyorsun? Aşırı ilgi.
Sanılanın aksine, insanlar kandırıldıklarını düşündüklerinde (Başta ne ilgiliydi. Oysa şimdi ilgisiz) hemen ayrılmak istemiyorlar.
O zaman sebebin kendileri olduğunu düşünüp o ilgiyi tekrar elde etmeye çalışıyorlar.
NE DEMİŞTİK...
Ancak verilen şey istenenden çok olduğunda sorunun karşılarında olduğunu düşünüp ayrılmaya karar verebiliyorlar.
Başta ne demiştik?
İnsanlar ilaç gibi. Tam zamanında, ihtiyacın dozda.
Hani 'bana iyi geldi' deriz ya, tam da bu yüzden.
İlaç gibi ama antibiyotik gibi. Yaşam sana kaç adet yazdıysa...
Keşke insanların da prospektüsü olsa da ne kadar kullanmamız gerektiğini bilsek.
Doktorun (yaşamın) yazdığı her ilaç faydalı.
Dozunu kaçırmadığın sürece...
Az kullanırsan yetmez.
Fazla kullanırsan vücudu zehirler.
Yan etkileri görmeye başlarsın.
Yani kaşıntı başladıysa ilacı kes bence.
