• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
270 milyon aşı ZEKİ HOZER 270 milyon aşı zeki.hozer@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 30.05.2021, 00:00

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, aşı tedarikinde yaşanan sıkıntıların ardından birkaç gün önce yaptığı bir açıklamada, 100 milyon doz Sinovac, 120 milyon doz BioNTech ve 50 milyon doz Sputnik aşısı için anlaşma yapıldığını söyledi. Toplandığında 270 milyon doz olarak ortaya çıkan bu rakam nüfusumuzun 3 katından daha fazla. Koca, ayrıca yerli aşıda Faz-3 çalışmasının da Eylül ayında tamamlanacağını ekledi. Faz-3, ilaç ya da aşının kullanıma hazır olarak pazara verildiği ve bu aşamada yapılan çalışmaları kapsayan Faz-4 öncesi son aşama anlamına gelmekte ve Faz-1 ve 2'nin ardından aşının daha geniş bir kitlede uygulanması ve plasebo kontrollü güvenilirlik ve karşılaştırmalı çalışmalarla etkinliğinin araştırıldığı bir dönem...
Ayrıca, geçtiğimiz haftalarda Rusya'da aşının geliştirilmesi ve pazarlanmasında yetkili bir kuruluş olan Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) ile Türk Viscoran İlaç şirketi, korona virüse karşı geliştirilen Sputnik V aşısının Türkiye'de üretimi için resmi olarak anlaşmaya vardıklarını açıklamışlardı. Dolayısıyla yukarıdaki rakamlara yerli üretim aşı rakamlarını da eklemek gerekecek. Beyanlar umut verici. Ülkemiz ölçeğinde, pandemi kurtuluş reçetesinin sürü bağışıklığı ile mümkün olduğunu önceki yazılarımızda defalarca yazmıştık. Nüfusun yüzde 70'ini kapsayacak bir aşı kampanyası ile 60 milyon vatandaşımızı aşıladığımızda bu sorunu çözebileceğiz ki bu da 120 milyon doz aşıyı gerekli kılmakta.

YETERLI ANTIKOR GARANTI
Bu noktada aşı teknolojilerinin önemsiz bir ayrıntı olduğunu belirtmekte yarar var. BioNTech'in m-RNA ve Sputnik'in S viral vektör tabanlı aşıları ile geleneksel üretim teknolojili Sinovac aşılarının hangisine ulaşılırsa ulaşılsın amaç hasıl olacaktır. Yapılan tatmin edici uluslararası çalışmalar ya RNA tabanlı aşılarda virüsün tamamı yerine, genetik bilgisini taşıyan RNA zincirinden kritik bir kısmının vücuda enjekte edilmesi ya da viral vektör aşılarındaki gen teknolojisi kullanılarak virüsün taşıdığı genetik materyalin bir kısmı, başka bir virüs içine yerleştirilerek veya öldürülmüş viral partiküller kullanarak yapılan inaktive edilmiş bir aşı şeklinde olsun hepsi de yeterli antikor oluşumunu garanti etmektedir.
O zaman 120 milyon aşı yeterli olacaksa neden 270 milyon bağlantısı kuruldu sorusu akla gelebilir. Burada sanırım iki noktanın üzerinde durulabilir:
İlki, aşı tedarikinde anlaşma olmasına rağmen yaşanan zorluklar. Ülke olarak hem Sinovac için hem de BioNTech'de bu sorunu yaşadık. Bakan Koca da, 28 Nisan'da yaptığı başka bir açıklamada bu konuya değinmiş ve "Aşı tedariğinde önümüzdeki iki ay içinde güçlükler var ama sonrasında bir bolluk yaşanacak" demişti. Gerçekçi ve öngörülebilir bir strateji zaten aşı tedarik çeşitliliğini zorunlu kılmakta. İkincisi de pandemi süreci bağlamında gerek Pfizer-BioNTech yetkilileri ve gerekse Almanya'nın aşı ile ilgili saygın Robert Koch Enstitüsü Başkanı Thomas Mertens gibi bilim insanlarının belirtiği gibi iki doz aşı yaptıranların gelecek yıl üçüncü doz aşı olmaları gerekebileceğine yönelik kuvvetli beklenti. Bu da tedarik edilecek aşı sayısını arttırmayı zorunlu kılıyor.

SONBAHARA RAHAT GIRERIZ
Hali hazırda dünyada 167.534.500 vaka kaydedilmiş durumda. 3.478.602 kişi de SARS-CoVid-2 nedeniyle hayatını kaybetti. Dünya Sağlık Örgütü Başkanı Dr. Ghebreyesus, dünya nüfusunun sadece %10'unun aşılanabildiğini belirtiyor. Sahra altı Afrika'da bu oran %1 bile değil. Ülkemizde şimdiye kadar 28 milyona yakın Kovid-19 aşısı yapıldı ki bunun 16 milyona yakını ilk doz, 12 milyona yakını da ikinci doz aşılar. Aşı tedarikleriyle kampanya tarzı yoğun bir aşılama dönemini kapsayacak haziran-temmuz-ağustos ayları sonrası sonbahara bir hayli rahatlamış olarak girebiliriz. Önümüzdeki günlerde Avrupa Birliği'nin yaptığı gibi aşı pasaportu gibi uygulamalarla, aşılanmamış insanlar için seyahat kısıtlaması dahil yeni ayrımcılıkların uygulanacağı bir döneme gireceğiz. Pandeminin küresel boyutlardaki sosyoekonomik ve moral erozyonlarını geride bırakmak için strateji ve programların şimdiden kurgulanacağı bir zorlu dönem var artık dünya gündeminde.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
GÜNÜN YAZARLARI