• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • 21°C
  • Namaz Vakitleri
  • VavTv Canlı Yayın
Kartalkaya felaketi BÜLENT ERANDAÇ

Kartalkaya felaketi

Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 25 Ocak 2025, 06:50

Aziz milletimiz Kartalkaya felaketinde hayatını kaybeden canlarımızın yasını tutuyor. Cenazeler defnedilirken geride içimizi yakan, gözyaşları ile okuduğumuz birçok yaşam öyküsü kaldı. Alp Mercan Saltık ve Yiğit Gençbay, yangından kurtulmayı başardı. Ancak geride kalanlara yardım etmek için hiç düşünmeden alevlerin arasına daldılar. Hayat kurtarmaya çalışırken hayatlarını kaybettiler.
Yiğit Gençbay henüz 25 yaşındaydı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi son sınıfta öğrenim görüyordu. Yakın arkadaşı Alp Mercan Saltık 24 yaşında bir makine mühendisiydi. O kahredici gecenin sabahında otelden çıkış yapacaklardı. Bu iki canımız camdan atlayarak kurtulduktan sonra kayak eğitmenleri ile birlikte kurtarma çalışmaları için yeniden otele girdiler. Ancak kısa süre sonra yoğun duman ve alevler nedeniyle canlarını verdiler.
Yiğit Gençbay ve Alp Mercan Saltık, Ankara'da toprağa verildi.

CESUR YÜREKLER
İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, cenaze töreninden sonra felaketten alınacak dersleri içeren duygulu bir paylaşım yaptı: "Öyle bir yangın ki, hepimizi yaktı. Ve evlatlarımız tam da Çanakkale ruhuyla, bu elim yangında hayatını kaybetti. İlk anda yangından kurtulup dışarı çıkmalarına rağmen, daha sonra içeride kalan insanlara yardım etmek için tekrar içeri girdiler.
Kahramanımızın adı, hemşehrimiz Alp Mercan Saltık. Çanakkale ruhuyla dolu cesur yüreğiyle, başka canlar için kendini feda ederek, ardında büyük bir özlem ve hüzün bırakarak, henüz 24 yaşındayken aramızdan ayrıldı. Kahraman evladımızı dualarla ve gözyaşlarıyla uğurladık.
Eğer bu hadiseden gerekli dersleri çıkaramazsak, işte o zaman, bu elim hadisede vefat edenlerin hatırasına saygısızlık etmiş oluruz. Şurası çok açık ki Kartalkaya Faciası, yapılması gerekenler yapılmadığı, alınması gereken tedbirler alınmadığı için yaşandı. Sorumlular elbette ki bulunup cezalandırılacaktır.
Ancak bu yetmez. Pek çok mevzuat yapıldı, pek çok adım atıldı ama belli ki bir yerlerde bir şeyler eksik. Hâlâ düzeltilmesi gerekenler var. Aynı hataları tekrar etmeye izin vermeyen bir sistem kurgulamak ve tavizsiz uygulamak zorundayız. Bu bize işaret olmalıdır."

DERS ALIYORUZ
Türkiye'deki her otel sahibi, her işletme sahibi, işletmesini güvenlik önlemleri açısından kontrol etmelidir. Eski yapılar denetlenmeli, hem yangın hem de deprem açısından alınması gereken tüm tedbirler alınmalıdır. Bu faciadan sonra Türkiye'deki her otel, en güvenli mekân haline gelmelidir. Hiçbir maliyet, insan hayatına bahane olamaz. Yangında, depremde, basit ihmallerle büyük bedeller ödememeliyiz. Muasır medeniyet seviyesi yakalanacaksa, buradan başlanabilir. Tüm kurumlar, -siyasi pozisyonlarını da bir kenara bırakarak- bilim ne diyorsa onu yapmalıdır.
Yapmalıdır ki, gencecik Alplerini toprağa vermesin. İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan'ın söylediği gibi, Hakk'ın rahmetine kavuşan vatandaşlarımızı geri getiremeyiz. Acılarını kalbimizde yaşarız. Bir gerçekle karşı karşıyayız. Önceki gün, YENİ ASIR gazetemizde şu ifadeler yer alıyordu: "Kartalkaya felaketinden alınacak çok dersler var. Teknoloji bakımından çok başarılı olan Türkiye'mize, otel yangınlarında onlarca vefatla karşılaşması yakışmıyor."

YANGIN AFAD'I
"Yangınlar Yeni Çağda, bir güvenlik meselesi haline gelmiştir.
Yangınlara (Deprem, Otel, AVM'lerde orman yangınları, Sabotaj vb.) karşı BÜYÜK VİZYON- BÜYÜK PLAN KOYMAMIZ şart. BÜYÜK PLANI Devletimiz hazırlayarak, Kamu-Yerel Yönetimler ORTAK-AYNI ÇATI ALTINDA (AFAD GİBİ) YANGINLA MÜCADELE PROGRAMI ortaya koymalıdır" diyerek yazmıştık. Yangınla mücadele programı sırayla: Yangın öncesi, Yangın sırası (geliştirilmiş itfaiye teşkilatı ile yangına müdahalesi), Yangın sonrası olmak üzere geniş perspektifli hazırlanmalıdır diye belirtmiştik. Evet. Kartalkaya'dan ders alıyoruz. İnşallah... Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan halkımızla iç içedir.
AK Parti kurmayları, yangınlara müdahalede hızla koordinasyonu sağlayacak ve müdahaleyi kolaylaştıracak AFAD benzeri bir BAŞKANLIK kurulması çalışmalarına başladılar. YANGINLARA KARŞI AFAD BENZERİ İTFAİYE TEŞKİLATI VE HAVADAN MÜDAHALE ile ilgili ilk bilgiler şöyle: "İtfaiye araçlarının yanı sıra havadan müdahale konusunda uçak ve helikopterlerin bulundurulması, merkezi bir izleme ve takip sisteminin kurulması, İHA'ların da faaliyete alındığı ve orman bölgelerinde taramaların yapıldığı AFAD'a benzer bir yapı ihtiyacı var." Yangınlara ilk müdahaleyi yapacak müfrezeler oluşturulması acil bir konu. Büyük alışveriş tesislerinin, yüksek binaların devamlı arttığı, yaygın konut alanlarının ve ormanların da bulunduğu merkezden uzak bölgelerde yeni yapıya ihtiyaç var. Geniş katılımlı bir çalışma ile yeni bir yasa teklifi hazırlanması, mevcut yönetmeliklerdeki boşlukların kapatılması söz konusudur.
Öte yandan otellerde acil durumlara yönelik gerekli teçhizatların bulundurulmasına yönelik çalışma yapılması, acil durumları takip edecek birimlerin otellerde bulundurulması konuşulanlar arasında. Bu kişilere eğitim verilmesi, 59 oda ve üstü otellerde ise binaların inşaat malzemelerine uygun olacak şekilde teknolojik bir üstyapı şartı getirilmesi, uygulanmaması durumunda büyük cezalar konulması yeni hazırlık çalışmalarında yer alacak.

SONUÇ
Değerli okuyucularımız; insan nerede, ne zaman ve nelerle karşılaşabileceğini önceden kestiremez. Yaşadığımız çevre koşulları, arkadaş ortamı, ailemizden edindiğimiz ahlaki değerler ve okullardan aldığımız eğitim, hayatımızı şekillendiren ve bize yol gösteren temel hususlardır.
Yaşamımızda yürüyeceğimiz yollar engellerle dolu olabilir, ancak; her engelden bir ders çıkaran insan yürüyeceği yolu açan insandır. İnsan yaşadıklarından ders çıkararak ayakta kalmayı başarabilir. Yaşam felsefemizi insanlığa, bilime ve çevreye katkıda bulunma esasına göre kurgularsak, yaşamdan ders çıkarmanın yanında kendimizi de daha çok mutlu hissedebiliriz. Değişimlere ayak uyduramayan insan, bilimsel ve insani gelişime kapalı, kendini yalnızlığa iten ve yaşadıklarından ders çıkarmayan insandır. Değişimlere ayak uydurmak, yaşam kültürümüzü zenginleştirmektir.
Hayatta başarılı olabilmenin bir yolunun da yaşadıklarımızdan ders çıkarmak olduğu gerçeğini unutmamalıyız. Yaşamdan ders çıkarmak, yaşadığımız her olayı mercek altına almakla olur. Yaşadıklarımızdan çıkaracağımız derslerle kendimize yeni bir yol çizebilir, hatalarımızın tekrarını önleyebiliriz. Yaptığı bir hatayı ikinci kez tekrarlamayan, yaşadıklarının muhasebesini yapan, zamanını iyi değerlendiren, düştüğünde kalkmasını bilen insan yaşadıklarından da ders çıkarmasını bilen insandır. Hatada ısrar etmek, yanlış davranışlarımızı sorgulamamak, yolumuzu aydınlatacak değişimlere kapalı olmak, yaşadıklarımızdan ders çıkarmamak demektir. Derin anlamı olan atasözümüzde "Bir musibet bin nasihatten evladır" denilmiştir. Bu sözle, nasihat yoluyla verilemeyen bir dersin, musibetle daha etkin sonuç verip insanın ders çıkarabileceği ima edilmektedir. İnsanlarımız yaşadıklarından ders aldığı gibi, Devletimizin de yaşananlardan çıkaracakları dersler vardır. Her yeni gün, insanlarımız ve Devletimiz için yeniden doğmaktır. Yüce Rabbimiz, Aziz Milletimizi ve Devletimizi her türlü felaketle karşılaşmaktan muhafaza eylesin.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.