CAHİT SÖNMEZ TÜM YAZARLAR
2018’de küresel ekonomi ve piyasalar
2.1.2018 | Arşiv

2018’de küresel ekonomi ve piyasalar

cahit.sonmez@yeniasir.com.tr

2017 tam anlamıyla gelişmiş ülke merkez bankalarının ekonomi aktörleri nezdinde güvenlerini yitirdikleri bir yıl oldu. Bırakın aldıkları aksiyonları, bilinçli şekilde yaratmaya çalıştıkları belirsizliği bile deyim yerinde ise ciddiye alan olmadı.
FED'in yaptığı üç faiz artırımı ya da Avrupa Merkez Bankasının gevşek para politikası çerçevesinde euro enjeksiyonunu uzatması piyasalar üzerinde fazla etki yaratmadı.
Euro dolar paritesi 1,17-1,18 bandında neredeyse yatay bir seyir izledi. Her ne kadar piyasa aktörleri kendi bildiklerini okumuş olsalar da reel ekonomiler üzerinde etkisini göstermeye başladı merkez bankalarının uyguladığı politikalar.
Küresel büyüme hızı yüzde 3,7'lere kadar yükseldi 2017'de... G-7 ülkelerinde 2013 yılında büyüme yüzde 1,2'lere kadar düşmüştü.
Bu yıl bu ülkelerin büyüme ortalamasının yüzde 2'lerin çok az üzerine ulaşması bekleniyor. Büyük ekonomilerin büyüme hızlarının momentum kazanması aynı zamanda diğer ülkelerin dış taleplerinin de toparlanması anlamına geliyor. Bu ülkelerin başında Amerika ve Çin geliyor.
Geçen sene Çin'in ulaştığı dış ticaret hacmi, 3,8 trilyon dolar civarında idi. Benzer şekilde Amerika'nın da yaptığı ihracat ve ithalat toplamı 4 trilyon dolarlara yaklaşıyor. Kuşkusuz girdiğimiz yeni yılda büyümenin itici gücü ülkelerin ihracat pastasından alacakları pay olacak.

ENFLASYONLAR İVMELENECEK

Küresel düzeyde söz sahibi yatırım bankaları yeni yıl için yaptıkları analizlerde büyüme hızının ivmelenmesine rağmen enflasyon oranlarının düşük seviyelerde kalmasını iki temel nedene dayandırıyorlar. Birincisi zayıf ithalat hacimleri... İkincisi ise yine zayıf seyretmiş olan emtia fiyatları... Tahminlerine göre 2018 yılında her iki etki de zayıflayacak.
Özellikle çekirdek enflasyonlar, yani merkez bankalarının faiz kararlarında daha fazla önemsedikleri enflasyon göstergeler kademeli bir şekilde yükselişe geçecek. Goldman Sachs bu genel görüşe katıldığından analizlerinin devamında "FED'in biraz şahinleşebileceği, Avrupa Merkez Bankası ve Japonya merkez bankalarının ise güvercin konumlarını koruyacağı tespitlerini yapmış.
Küresel büyümenin ivmelenmesi ve ivmelenmeye yeni yılda devam edecek olması kuşkusuz borsaları pozitif yönde destekleyecek unsur olacak.
2017 yılı performansları gerçekten kayda değerdi hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülke borsalarının...
Örneğin Borsa İstanbul yüzde 47,6, Nasdaq yüzde 26 oranında getiri sağladılar.

ABD EKONOMİSİ VE RİSKLER

Büyümenin yapacağı olumlu etkinin yanı sıra olumsuz etkilerde 2018'de kendisini hissettirecek. Bunların başında Trump'ın vergi reformunun uygulama takvimi ve Amerika ekonomisine yansımaları geliyor. Eğer reform ekonomiyi beklenenden daha fazla ivmelendirirse küresel piyasa kartları yeniden dağılacak.
Doların diğer para birimlerine göre değeri beklentilerin dışına taşabilecek.
Trump'ın diğer seçim sözlerinden olan dış ticaret politikalarının yeniden şekillendirilmesi kapsamında NAFTA'dan Amerika'nın çıkması da küresel dengeleri değiştirebilecek.
Diğer olumsuz faktörler ise uzun süredir piyasa denkleminde yer alan jeopolitik riskler... İtalya seçimleri, Kuzey Kore ve Ortadoğu coğrafyasında izlenen siyasi gelişmeler...
Sonuç olarak 2018'de ekonomiler büyüme ve buna bağlı olarak istihdam ve enflasyon gibi temel parametrelerde bir sorun yaşamayacaklar gibi görünüyor. Ancak piyasalar reel sektör kadar rahat olmayabilir. 2017 yılında tanık olduğumuz aşırı oynaklıklar 2018'de de devam edebilir.