• BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C
Piyasalara genel bakış CAHİT SÖNMEZ Piyasalara genel bakış cahit.sonmez@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 16.01.2018, 00:00

Son yazımda Çin faktörünün hızlı bir şekilde piyasa formülünden çıkacağına vurgu yapmış ve bir sonraki yazımda alışageldiğimiz denklemdeki risk faktörlerini dikkate alarak piyasa analizi yapacağımı dile getirmiştim.
Kaldığımız yerden devam edelim.
Denklemdeki faktörler fazla değişmiyor ama bazı faktörlerin denklemdeki ağırlıkları ve verdikleri tepkiler kısa sürede değişebiliyor. Euro öyle bir atağa geçti ki Aralık 2014'den bu yana dolar karşısında en üst seviyeye ulaştı.
Nedeni ise belli; Avrupa Merkez Bankası son yaptığı Aralık toplantısında yeni yıl itibarıyla aylık 30 milyar euro enjeksiyonu bu yılın Eylül ayına kadar uzatmıştı. Yayımladıkları basın duyurusunda bir sonraki cümle ise şöyleydi:
"Eğer enflasyon ve finansal koşullarda beklentilerimiz dışında bir gelişme olursa varlık alım programının süresini uzatabiliriz, miktarı yükseltebiliriz" Buna rağmen neden euroya ilgi artıyor ve bunun sonucunda euro değer kazanıyor?
Piyasa aktörlerinin yanıtı şöyle; "Avrupa Merkez Bankası'nın likidite ettiği euro miktarında azaltmaya (tapering) gideceğini bekliyoruz." Fazla yorum yapmadan euro dolar paritesinin bulunduğu seviyenin pek de rasyonel olmadığının altını çizelim.

MERKEZ FAİZ DEĞİŞTİRSE

Euro ve dolar paritesi ile başladık analize... Devam etmeden önce bu haftaki seyri büyük oranda etkileyecek faktöre bir göz atalım. Perşembe günü Merkez Bankası PPK'nın toplantısı var. Aralıkta geç likidite penceresinde sadece 50 baz puan faiz artırımını tercih etmiş asıl fonlama kanallarını bilerek aynı seviyede tutmuştu.
Enflasyonun yüksek seyri devam edecek gibi...
Vergi indirimlerinin geri alınması, gıda ve petrol fiyatları gibi unsurlar yukarı yönlü baskı kuruyor enflasyon üzerinde. 3 büyük özel bankanın 2018 öngörülerine baktım kendi web sitelerinden; ortalama yüzde 10,2'lerde.
Eğer Merkez Bankası faiz polemikleri yüzünden bu ayı pas geçerse, tahviller değer yitireceğinden tahvil faiz oranlarında ve kurlarda hafif yukarı bir seyir görebiliriz. Tabi yabancı sermaye iştahının azalması da borsaya düşüş yönlü yansıyabilir.
BIST 100 endeksi 50 günlük hareketli ortalamalara göre 112.884 ve 112.226 seviyelerinde tutunabiliyor.
İşlerin yolunda gitmesi durumunda direnç noktaları 116.619 ve 117.177 düzeyinde oluşuyor.
Son 52 haftalık sürede BIST 100 endeksi 81.345 ile 118.395 aralığında dalgalanmış. Rahatlıkla görüldüğü gibi volatilite oldukça yüksek. Birçok neden içinde ikisi ön plana çıkıyor.
Birincisi düşük işlem hacmi ve belli hisse senetleri ile yükseliyor BIST 100...
İkincisi kurumsal yatırımcıların yeterli oranda olmaması kitle psikolojisinin çabuk oluşmasına neden oluyor.

BEKLENTİ 4'ÜN ÜZERİ

Bu hafta içinde büyük oranda PPK'nın kararlarına göre TL dolar kuru şekillenecek. 10 günlük hareketli ortalamaya göre 3,7850 ve 3,8020 seviyeleri görülebilir. Faiz artırımının gelmesi durumunda ise 3,7313 hatta 3,7170'e gerileyebilir. 3 büyük özel bankanın 2018 kur beklentileri ortalaması 4,12'lerde çıkıyor. Merkez Bankası son beklenti anketinde ise yılsonu itibarıyla 4,1156 seviyesinde idi.
Piyasaları bir sonraki hafta ancak ve çok az düzeyde etkileyebilecek faktörle sonlandırayım yazımı...
Fitch Cuma günü Türkiye değerlendirme toplantısı yapacak. Geçen yıl büyümeyi ivmelendiren mali teşvik uygulamalarının bu yıl olmayacağı, bu yüzden büyümenin yüzde 3,9'larda kalacağını duyurmuştu. Not ve görünümle ilgili bir sorun olmaz.

GÜNÜN YAZARLARI
BİZE ULAŞIN